beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikduzueskorto.com beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



Fethi Gemuhluoğlu Yalova’da anıldı

Yalova üniversitesi Genç Uyanış kulübü tarafından ''Dostluk Günleri ve Fethi Gemuhluoğlu'nu Anma Etkinliklerinin'' konuğu Sadık Yalsızuçanlar oldu.

facebook-paylas
Tarih: 06-12-2015 16:40

Fethi Gemuhluoğlu Yalova’da anıldı

 
 


Sadık Yalsızuçanlar, salonu doldurmaya çalışan genç üniversite öğrencilerine , günümüze dönerek çok eski olmayan bir isimden Fethi Gemuhluoğlu’nu anlattı.

Mutasavvıfların ve onların yaptıkları hizmetlerin sadece tarihin tozlu sayfalarındaki birer hatıralar olmadığını, günümüzde de onların yolundan giden ve onların “sevgi” frekansını takip ederek, büyük hizmetler yapan insanların da var olduğunu, güzel bir örneği olan Fethi Gemuhluoğlu üzerinden anlattı.

Kendisi Şabanî tarikatına mensup olan Gemuhluoğlu, yakın arkadaşları ile kendisinin öncülük ettiği bir dernek kurar. Fethi Gemuhluoğlu bu dernekte, özellikle öğrencilere burs vermek adına büyük gayret sarfeder. Bu sözü duyduğumda yapılan bu iş, bana normal bir hadise gibi geldi, çünkü zaten günümüzde bu türden çalışma yapan sayısız kuruluş var.

Ama verilen bu bursların, dönemin bir öğretmen maaşı kadar olduğunu duyduğumda gerçekten şaşırmıştım. Her öğrenciye bir öğretmen maaşı kadar aylık burs vermiş Gemuhluoğlu. Fakat Fethi Bey’i asıl farklı kılan nokta burası değildi. O hemen hemen hiç kimseyi geri çevirmeden tamamen gönül esaslı çalışırmış. Sadık Yalsızuçanlar da kendisinden burs alanlar arasında bulunduğu için hiç, tereddüt etmeden söylüyordu bütün bunları. Nasıl ki Somuncu Baba, şehrin sokaklarında “Ekmek, Müslümanlar, ekmek!” diye bağırırken, ekmeğini uzattığı kişilere somunla birlikte himmet veriyordu.

Her öğrenci ile birebir ilgilenen birisi. Öğrenciler ilk burslarını elden almaya gittiklerinde, onları ayağa kalkıp ceketinin önünü ilikleyerek karşılayan ve onlarla muhabbet ederek, verdiği para hayli hayli yettiği halde, “Evladım, sana verdiğimiz para belki senin kitap almana yetmeye bilir, ben senin için bazı kitaplar aldım, bunları da bu ay içinde okumayı ister misin?” diye soran ince bir şahsiyet.
 
Alevi’ye burs verilir mi?

Fethi Bey, burs isteyen öğrencileri kendisi özel bir mülakata alırmış. “Evladım, söyle bakalım hiç âşık oldun mu?” diye sorarmış. Sevgisiz işten hayır gelmeyeceğini, Allah’ın yarattığı bir varlığa sevgi duymayanın Allah’ı nasıl sevebileceğini söylermiş.

Yakın zamanda büyük bir üniversitenin rektörlüğünü yapan Alevi birisinin Fethi Bey’den burs istemeye gittiğini anlatıyor Sadık Yalsızuçanlar. Bizzat kendisinden dinlediğini söylüyor fakat ismini vermiyor. 

İstanbul’a okumaya gelen o kişi gerçekten çok zor durumdadır ve Fethi Gemuhluoğlu’nun öğrencilere burs verdiğini duyar. “Fakat onlar dindardır, sen Alevisin; sana verirler mi bursu?” diye sorar arkadaşları. Fethi Bey’in yanına gittiğinde, onu ayakta karşılar ve kim olduğunu, memleketini öğrenince, “Evladım, Alevi misin?” diye sorar. Öğrenci ilk başta söylemek bu soruya cevap vermek istemez ama yalan söylemek de istemez. Fethi Bey hali anlayınca, “Evladım. Neden çekiniyorsun, açıkça söylesene…” diyerek onu rahatlatır. “Peki, söyle bakalım, dost kime derler?” diye sorar. Karşısındaki öğrenci bir tanım yapar gibi cevap verir.

Fethi Bey “Evladım. Dost o ki, öldürülmesi kesin ve mukadder olan dostunun yatağına yatan kişidir.” “İşte o anda yıkıldı bütün her şeyim, adeta yeniden imar edildim!” demiş öğrenci, Sadık Bey öyle söylüyor…
 
İnsan eğitilmez, yetiştirilir. Tıpkı bir bitki gibi, sevgi ve özenle yetiştirilir. Kırlar, dağlar nefs-i emaredir. Bağ ve bostan ise irfandır. Şehir gönüllerdir. İmar edilen yerlerdir. Onun için, “Kırdan şehre göç etmek gerek” der Mevlana.
 
Sohbet uzadıkça uzuyor, ne konuşmacı yorulup usanıyor ne de dinleyenler. Kimisinin gözleri yaşarıyor. Sadık Yalsızuçanlar’ın masasına bir kâğıt bırakılıyor. Süreyi aştık deniliyor. Muhabbetin hâsılı bir dua ile bitiriliyor. Unutulmaz bir gecenin hatırası zihinlere kazınıyo
 
Bize bazı dostluk hikâyeleri anlatmıştı:

‘Size bazı dostluk, remzî de olsa bazı dostluk hikâyeleri anlatmak isterim. Bu hikâyeler hakîkatin ta kendisidir. Dost ol kişidir ki, Yâr-ı Gâr'dır. Kucağında mübarek bir emanet vardır. Bütün delikleri elbisesinden muhtelif parçalarla tıkar, son deliğe tabanını dayamıştır. Kucağındaki mübarek emanet, uyumayan uyanıklık içinde uyur görünmektedir. Oradan Ebû Bekir'i yılan sokar. Dost son deliğe tabanını, taban gibi görünen gönlünü uzatandır, gönlü ile orayı tıkayandır.’

Bu hikâye, bizim meta-hikâyemizden alınmadır

Her şeyin gönülde olup bitmesi, aşktır. Aşk ise, bütün bağları yıkarak kendi bağlarını kurar.
Bizim yeniden kurulmakta olan medeniyetimizin temeli birlik ilkesindedir. Bu ilkenin kaynağı ise aşktır. Gemuhluoğlu’nun, Türk Petrol Vakfı’a burs almaya gelenlere ‘hiç aşık oldun mu?’ diye sorması bundandır. Kalbinde aşkı tatmamış, aşık olmamış bir insanın insanlığa hayrı dokunacak bir ruh zenginliğine ermesini mümkün görmez.

‘Hiç aşık oldunuz mu? Bir dağ başında, bir ağaçla başbaşa kalsam, o ağaca aşık olurdum’ diyen bir gönül eridir O. İyi bilir ki, ‘aşk gelicek cümle noksanlıklar tamam olur…’
Umulur ki, durdurulmuş olan medeniyetimizin hareketlenmekte olduğu bugünlerin seçkinleri, üzerlerindeki hakkı hatırlasın, O’nu, ahde vefanın gereğinden olmak üzere sevgiyle ansın, sorumluluklarını ve yükümlülüklerini bir an bile unutmasın.

Kuşkusuz gelecek kuşaklar Gemuhluoğlu’nu ve O’nun manevi kişiliğinde katkısı olan bilgeleri daha çok anacaklardır.
 
FETHİ GEMUHLUOĞLU KİMDİR ??

Aslen Arapgirli bir Türkmen ailesinin, Mustafa Neş'et Efendi ile Fatma Saniye Hanım'ın çocuğu olarak 1923 yılında İstanbul Göztepe'de doğdu. Çocukluğu ve gençliği Osmanlı aydınlarının son örneklerinin yoğun olarak yaşadığı Erenköy ve Göztepe semtlerinde geçti. Yetişmesinde. Osmanlıcaya hakimiyetinde, derin ve geniş tarih bilgisinde, tasavvufla olan içiçeliğinde. sanatçı ve edebiyatçı kişiliğinde ailesinin ve gençlik muhitinin büyük tesiri olmuştur.

Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğrenimini sürdürdü ise de bir kaç dersi kalmasına rağmen Fakülteden mezun olamadı.Askerlik görevini Gelibolu'da adliye subayı olarak yaptıktan sonra, 1950-55 yıllarında İstanbul'da çeşitli okullarda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yaptı.1955-63 yıllarında ise, İstanbul'da Spor ve Sergi Sarayı Müdürlüğü görevinde bulundu.1959 yılında Dr.Emine Suzan Hanım ile evlendi; Mehmet Ali ve Veli Selman isimlerinde iki çocukları oldu.1963-65 yıllarında, Almanya'da serbest gazeteci olarak bulundu.
 
Bir yıl kadar Milli Eğitim Bakanlığı Özel kalem Müdürü olarak çalıştıktan sonra 1966-70 yılları arasında Türkiye Odalar Birliği Basın Müşavirliği yaptı. Çok sayıda vakıf, dernek ve hayır kurumunda istişare kurulu üyeliği, yönetim kurulu üyeliği gibi görevlerde de bulunan Fethi Gemuhluoğlu, son olarak kuruluşunu gerçekleştirdiği ve sekiz yıl (1970-77) emek verdiği Türkpetrol Vakfı'nın Genel Sekreterliği görevini sürdürüken, 5 Ekim 1977 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Kabri, İstanbul Göztepe'de Sahra-yı Cedid Mezarlığındadır.

Porgrama Yalova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Niyazi Eruslu'da katıldı.
 
 



Bu haber 127 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI