|
Tweet |
Ekim ayında, 3 polis memurunu şehit eden aralarından 5 terörist dahil 15 sanık, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan beraat etmiş.
Yalova’da 3 polis memurunun şehit olduğu çatışmada etkisiz hale getirilen DEAŞ’lı 6 teröristin bağlantılı oldukları kişilerin, kullandıkları “Converstatıons” isimli mesajlaşma uygulamasının sohbet kayıtlarında çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Yazışmalarda, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü’ye yönelik suikast hazırlığı yapıldığı belirlendi.
İddianamede ayrıca, ölü ele geçirilen teröristlerden kardeş olan 4’ünün, örgüte inanmayan kardeşlerini ve babalarını “tağut” ve kafir ilan ettikleri, annelerini ise örgütten biriyle evlendirmeyi planladıkları yer aldı.
17 ŞÜPHELİ HAKKINDA 40 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede Filiz S. (32) haricindeki tüm şüphelilerin, DEAŞ terör örgütünün eylem ve faaliyetlerini benimseyip örgüt ideolojisi doğrultusunda faaliyet yürüttükleri belirtildi.
17 şüphelinin;
“Silahlı terör örgütüne üye olma”
“Nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”
“Üstsoydan akrabayı kasten öldürmeye teşebbüs”
“Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma” suçlarından 10’ar yıldan 40’ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.
BERAAT KARARINA SAVCILIĞIN İTİRAZLARI KABUL EDİLMEDİ
Ekim 2025 tarihinde karar duruşmasında, Yalova 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde aralarında 3 polis memurunu şehit eden 5 teröristten Lütfi Sordabak, Haşem Sordabak, Mehmet Cami Sordabak, Musa Sordabak ve Zafer Umutlu’nun da bulunduğu 15 sanık, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan beraat etmişti.
Öte yandan Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz’ün verilen kararlara ayrı ayrı itirazda bulunduğu, ancak itirazların kabul edilmediği öğrenildi.
AK PARTİ YALOVA İL BAŞKANINA SUİKAST Hazırlığı YAPMIŞLAR
Çatışma bölgelerine çıkmadan önce ses getirici eylem hazırlığı ve suikast planı içinde oldukları belirtilen şüphelilerden B.K., A.B. ve M.U.B.’nin cep telefonlarında yapılan incelemede, kullandıkları “Converstatıons” isimli mesajlaşma uygulamasındaki sohbet kayıtlarında Umut Güçlü’ye yönelik suikast hazırlığına dair detaylar yer aldı.
İddianamede; şüphelilerin mesajlaşma programı üzerinden birbirlerine gönderdikleri Umut Güçlü’nün zaman zaman kalmaya gittiği babasına ait evin krokisi ile fotoğrafları ve silah temin etmeye çalıştıklarına dair mesajlar bulunduğu belirtildi.
KEŞİF YAPIP GÜVENLİK KAMERALARINI İŞARETLEMİŞ
Mesajla haberleştiği kişiye evin fotoğraflarını atan B.K.’nin, güvenlik kameralarını kırmızı daire içine alarak işaretlediği görüldü. B.K.’nin bilgisayardan indirdiği fotoğrafla yetinmediği, ayrıca bölgede keşif yaptığı değerlendirilirken, “Usutecik” kod adlı örgüt üyesine gönderdiği mesajda şu ifadeler yer aldı
“Bu noktadan ormanlık alandan arkadan gelip o noktadan rahat görebileceğimiz bir ortamı var. Bu alandan araçtan inilir orada ormanlık alanda bir merdiven yapılır, sonra hava iyice karardığında evin arkasına gidilip gözlem yapılır. Akşam uyku zamanlarında da bummm.”
B.K.’nin başka bir mesajında ise, “Bana susturuculu bir uygun yollu dönme bul kardaşım” şeklinde yazdığı ve suikastta kullanacağı silahı temin etmek için yardım istediği tespit edildi.
ANNELERİNİ ÖRGÜTTEN BİRİYLE EVLENDİRMEYİ PLANLADILAR
138 sayfalık iddianamede, Yalova’da 3 polisin şehit olduğu çatışmada ölü ele geçirilen Lütfi Sordabak, Haşem Sordabak, Mehmet Cami Sordabak ve Musa Sordabak’ın örgüte inanmayan kardeşleri M.Ş.S. (34), A.S. (23), C.S. (26) ve babaları M.S.’yi “tağut” ve kafir ilan ettikleri belirtildi.
Babalarından ayırmak istedikleri anneleri S.S.’yi zorla alıkoydukları, oğulları C.S. ve A.S. ile birlikte eşini almaya giden M.S.’ye silahla ateş açtıkları kaydedildi. DEAŞ üyesi kardeşlerin babalarını öldürüp, annelerini “kafir” olarak görmedikleri örgüt mensuplarından biriyle evlendirmeyi planladıkları da iddianamede yer aldı.
“BİZİ ÖLDÜRMEKLE TEHDİT ETTİLER”
Baba M.S.’nin şikayetçi olarak verdiği ifade de dosyada yer aldı. Anne S.S.’nin ifadesinde ise şu sözler dikkat çekti “Diğer kardeşlerinin, babasının ve benim kafir olduğumuzu, gücü ele geçirdiklerinde ya onlarla birlikte olacağımızı, olmadığımız takdirde bizi öldürmekle tehdit edip, kellemizi alacaklarını söylemeye başladılar. Birçok kez aile ortamında bu konular tartışıldı, kardeşler arasında bu fikirler yüzünden kavgalar çıktı.
Diğer kardeşleri onlara bu yolun yanlış olduğunu söylemelerine rağmen çocuklarım Musa, Mehmet Cami, Lütfi ve Haşem söylemlerinden ve düşüncelerinden vazgeçmediler ve bu Ahlak Sünnet Dergisi'ne gitmeye, sohbetlerine katılmaya devam ettiler.”