|
Tweet |
Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta: “Tarihimizi belgelerle savunmaya devam edeceğiz”
Yazar ve araştırmacı Muhsin Sevencan tarafından kaleme alınan, Yalova İl Özel İdaresi’nin katkılarıyla basılan “Güney Marmara Bölgesi Ermeni Olayları: Siyah Kitap” adlı eserin imza töreni, bugün Kocadere Köyü’nde düzenlenen anma programının ardından gerçekleştirildi. Törene Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta ile çok sayıda protokol üyesi katıldı.
VALİ USTA’DAN ESERİN YAZARINA DESTEK
Kocadere Anma Programı’nın ardından köy meydanında düzenlenen imza töreninde konuşan Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta, eserin tarihî gerçekleri belgelerle ortaya koyma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Vali Usta, imza töreninin ardından Sevencan’a başarılar dileyerek hatıra fotoğrafı çektirdi.
PROTOKOLDEN YOĞUN İLGİ
Törene Vali Usta’nın yanı sıra ilçe kaymakamları, belediye başkan yardımcıları, Yalova İl Özel İdaresi yetkilileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda davetli katıldı. Eseri imzalatmak isteyen vatandaşların yoğun ilgisi dikkat çekti.
SEVENCAN’DAN VALİ USTA’YA TEŞEKKÜR
İmza töreni sonrasında bir açıklama yapan Muhsin Sevencan, desteğinden ötürü Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta’ya ve İl Özel İdaresi’ne şükranlarını sundu:
“Sayın Valimizin ve protokolün eserime gösterdiği ilgi, bu çalışmanın ne denli yerinde ve gerekli olduğunu gösteriyor. Bizler tarihimizin karanlıkta kalmış sayfalarını aydınlatmaya, milletimize yöneltilen her haksız suçlamaya belgeleriyle cevap vermeye kararlıyız. Bu anlamlı destek için kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır.”
ULUSLARARASI SUÇLAMALARA BELGELİ CEVAPLAR
Eserin önsözünde yaptığı değerlendirmede Sevencan, günümüzde Türk milletine yöneltilen suçlamaların tarihsel bağlamından koparılarak uluslararası siyasetin bir çıkar aracı haline geldiğini vurguladı. Bu ithamların, etnik ayrımcılık peşinde koşan çevrelerin ana sloganına dönüştüğünü ifade eden yazar, şu görüşlere yer verdi:
“Millete ve devlete yöneltilen haksız suçlamalara karşı hazırladığım bu eserde yüzlerce kitap, binlerce resmî belge arasından seçtiklerimle, Güney Marmara bölgesindeki Ermeni ve Rum azınlıkların isyan girişimlerini ve Yunan işgaliyle birlikte yaşananların nasıl Türk halkına yönelik bir soykırıma dönüştüğünü kronolojik olarak anlattım. Arşivlerimizde henüz okunmamış ve kamuoyuna sunulmayı bekleyen binlerce belge daha bulunmaktadır.”
“SİYASİ HEZEYAN VE ÇIKAR İLİŞKİLERİ”
Sevencan, Osmanlı Devleti’nin kendini koruma refleksinin dünya kamuoyunda soykırım iddialarıyla gündeme getirilmesini ve Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı uluslararası suçlama kampanyaları düzenlenmesini “siyasi hezeyan ve uluslararası çıkar ilişkilerinden başka bir şey değildir” sözleriyle değerlendirdi.
Yazar, her devletin tehlikelere karşı kendini ve halkını korumakla sorumlu olduğunu hatırlatarak şu tespitlerde bulundu
· Osmanlı Devleti’nin Ermenilere silahlı güçleriyle saldırmadığını, aksine sivil halkı öldüren çetelere karşı tedbir aldığını
· Tehlikenin geçtiği düşünülerek tehcir edilenlerin geri dönüşüne izin verildiğini
· Ancak geri dönenlerle birlikte Rum azınlıkların da katıldığı grupların Yunan işgali yıllarında Anadolu’yu kan ve gözyaşına boğduğunu
SUÇLAYANLARIN ARŞİVLERİNDEKİ BELGELERLE
Eserin en dikkat çekici bölümlerinden biri de, Türk milletinin maruz kaldığı soykırımın, bugün Türkiye’yi suçlayan ülkelerin bölgedeki temsilcileri tarafından kayıtlara geçirilmiş olması. Sevencan, elinde bulunan binlerce fotoğraf ve yerle bir edilen Türk yerleşimlerinin isimlerinin Uluslararası Araştırma Kurulu’nun çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirtti.
Yazara göre, Türkiye’yi suçlayan ülkelerin arşivlerinde, Türkiye’de bulunan belgelerin kat be kat fazlası mevcuttur. Bu durumda söz konusu ülkelerin objektif bakış açısından uzak olduklarını söylemek hiç de zor değil. Sevencan, eleştirilerini şu cümleyle noktaladı “Kendi geçmişlerine bakmadan milletimizi soykırımla suçlayan ülkeler, var olma mücadelesi veren Osmanlı Devleti’ni çetelere, isyancılara, katillere teslim olmaya rıza gösteren bir halde mi görmek istemektedir?”
ESER HAKKINDA
Yüzlerce kitap ve binlerce resmî belge arasından seçmelerle hazırlanan “Siyah Kitap”, özellikle Yalova, Samanlıdağ Yarımadası ve çevresinde Ermeni ve Rum azınlıkların isyan girişimlerini, Yunan işgaliyle birlikte sürecin Türk halkına yönelik soykırıma dönüşümünü kronolojik sıralamayla anlatıyor. Eserde tüm belgelerin günümüz Türkçesine aktarılmış olması da okuyucular için ayrı bir kolaylık sağlıyor.