|
Tweet |
Serkan Gedik davetlilere hitaben konuşmasında; “Türk siyasi hayatında kilometre taşı olan 3 Kasım 2002’den bu yana geçen 16 yılda, bu Milletin, bu davanın hizmetinde olan kurucu genel başkanımız, hareketimizin lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve yol arkadaşlarına ve bu memleket, bu millet için emek sarf eden partili partisiz bütün büyüklerime selamlarımı iletiyorum.
Başta 15 Temmuz olmak üzere kanını, canını, malını, bu memleket için feda etmiş aziz şehitlerimize, bu mübarek gün yüzü suyu hürmetine Rabbimden rahmet diliyorum. Gazilerimize de acil şifalar diliyorum. AK Parti bir ekip, gönül, bir ortak akıl hareketidir. Allah’ın izniyle Milletimizin çizdiği rotada yol almaya, bu şirin beldeye hizmet etmeye devam ediyoruz.
Yaklaşık 10 yıl partimizin her kademesinde görev yapan bir kardeşiniz olarak, özellikle 2012-2017 sürecinde 2014 yerel seçimleri de dahil beş altı tane kritik seçim yaşamış, milletimizin türlü hainliklere, türlü kötülüklere maruz kaldığı dönemlerde seçim görmüş ve hepinizin takdiri Subaşı Belediyesi seçimi gibi zor bir seçimde AK Parti bayrağını yukarıda tutmuş bir kardeşinizim. Hayatım boyunca hiç ‘ben’ demedim. Bütün bu başarıları o gün benimle yol yürüyen kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla, teşkilat mensubu arkadaşlarımızla ve siz çok kıymetli büyüklerimle beraber yaptık. İnşallah bu bayrağı daha yukarıda dalgalandırmak için yine bir gönül, yol hareketi başlattık. Aday oluruz ya da olmayız bizim için ikisi de denktir. Yine partimizin içinde, sizinle beraber bu millete bu memlekete olan gönül bağımızı kimse koparamayacak.
Kıymetli büyüklerim bizim mücadelemizde asla kişisel çıkar, senlik benlik kavgaları olmaz, hiçbir istismar bulamazsınız. Yalan, kandırmaca, ötekileştirme, ayrıştırma bulamazsınız. Bizim olduğumuz yerde huzur, güven, kardeşlik ve gönül bağı vardır. Çünkü biz ‘Adam o dur ki dünyada koya bir eser, eseri olmayan yerde yeller eser’ sözünde ifade edildiği gibi sadece hizmetlerimizle, eserlerimizle ve milletimize olan gönül muhabbetimizle anılmak isteriz. Bu millet, bütün bu duygulara talip olanları asla ve asla unutmaz. Bizim olduğumuz yerde hayal tüccarlığı, kuru laf olmaz. Bizim olduğumuz yerde hizmet, yatırım, proje konuşulur, konuşulmakla da kalmaz hayata geçirilir. Biz asla gözü olup görmeyen, kulakları olup duymayan olmadık. Bu düşüncede olanlar gözlerini dünyaya kapatmış, kendi karanlıklarına gömülmüş insanlardır. Tavsiyem gözlerini bir an önce açmalarıdır. Bizim muhatabımız millettir. Milletimizle konuşuyoruz, dertleşiyoruz, hasbıhal ediyoruz.
3 mahallemizin muhtarıyla, belediye meclis üyelerimizle, partili partisiz herkesle dertleşiyoruz. Rabbim bu görevi bize layık görürse, partili partisiz kimseyi ayırt etmeden Subaşı Beldesinde ortak akıl kurarak, bu beldeye nasıl hizmet ederiz, nasıl bu beldeyi Marmara’nın incisi haline getirebiliriz, tarımdan, turizme yaşanabilir bir hale getiririz. Yine hep birlikte bu mücadeleyi sürdüreceğiz" dedi.