|
Tweet |
Özel Atakent Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatih Çetinkaya, Ramazan ayında tutulan orucun ardından aniden değişen beslenme düzenine dikkat çekerek Ramazan Bayramında ve sonrasında uygulanabilecek sağlıklı beslenme önerilerini paylaştı.
“Sağlıklı bir hayatın olmazsa olmazlarından biri de düzenli ve dengeli beslenmedir. Ramazan ayı boyunca oruç tutarak beslenme düzenini değiştiren ve günlük öğün sayısını düşüren bireyler, bayramın gelmesi ve normal beslenme düzenlerine kavuşmalarıyla birlikte bir anda eskisinden de fazla yemek yeme eğiliminde bulunuyorlar. Dahası ramazan ayındaki beslenme düzeninin sonucunda metabolizma hızının yavaşlaması ve hemen ardından gelen Ramazan Bayramı’nda yağ oranı fazla, yüksek kalorili yiyeceklerle beslenilmesi, mide ve bağırsak hastalıklarının önünü açıyor. Bu hastalıklardan korunmak için dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
Orucun etkisiyle yavaşlayan metabolizma, kilo almaya neden olacaktır. Bu yüzden beslenmenin yanında fiziksel aktivite de büyük önem taşıyor. Metabolizmayı hızlandırmak için spor yapmak, asansör yerine merdiven kullanmak, bisiklete binmek, en azından yemeklerden sonra yürüyüş yapmak faydalı olacaktır.
Ağır hamur tatlıları, şekerler, aşırı yağlı, çok tuzlu, kalori açısından yoğun yiyecekler yerine sebze ve meyve tüketimine ağırlık verilmelidir. Tatlı olarak sütlü ve meyveli tatlılar tercih edilmeli. Bayramda bilinçsizce fazla çikolata ve tatlı tüketimi, mide yanması ve bağırsak bozuklukları gibi şikayetlere neden olabilir.
Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Kahvaltıda kızartma ve kavurma yöntemleriyle pişirilmiş besinler tüketilmemelidir. Bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal vb. tatlı besinlerin bulundurulmaması yararlı olacaktır. Domates, salatalık, maydanoz, taze biber gibi çiğ sebzeler bolca tüketilmeli, az yağlı peynirler ve haşlanmış yumurta tercih edilmelidir. Sucuk, salam, sosis gibi yağlı besinlerden, börek vb. hamur işi gıdalardan sakınılmalıdır. Ekmek olarak tam buğday ekmeğinin tercih edilmesi kan şekerini kontrol altında tutar ve tokluk hissi verir.
Ramazan boyunca gece kalkıp sahur yemeği yemek, ramazandan sonra gece yeme alışkanlığı seklinde sürdürülmemelidir.
Tüm bireyler dahil ve özellikle de yaşlı ve tansiyon hastaları gün boyu çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekleri fazla miktarda tüketmemelidirler.
Yemek pişirme yöntemi olarak kızartmalar yerine haşlama, fırında pişirme ve ızgara tercih edilmeli.
Diyabetliler, kalp hastaları, yüksek tansiyonu bulunanlar ve özel diyeti olanlar beslenme düzenini kesinlikle bozmamalı.
Vücut dengesini sağlamak adına bol miktarda sıvı tüketilmeli. Günlük ortalama 2 litre civarında su içilmeli; bunun yanında ayran, meyve suyu gibi ürünler yemeklerin yanında tercih edilmeli. Çay, kahve ve asitli içecekler yerine ise yeşil çay, ada çayı gibi bitkisel ürünler tüketilmeli.
Besinler iyi çiğnenmeli, yemekler hızlı yenilmemelidir”.