Ak Parti'li Şentop : CHP HEDEF SAPTIRIYOR
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr . Mustafa Şentop Yalova'da gündemi değerlendirdi.
Tarih: 23-11-2014 17:19
Prof.Dr Mustafa Şentop yaptığı konusmada "2015 genel seçimlerinden sonra yeni anayasayı yapacak bir iradenin Türkiye'de oluşacağını söyledi.
Yalova Ak Parti gençlik Kolları tarafından düzenlenen toplantının konuğu olan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop "Yeni Anayasa, Yeni Türkiye" konulu bir konuşma yaptı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun MİT'e yönelik iddialarıyla ilgili, "CHP ile ilgili istihbarata da gerek yok. Zaten medyada, kamuoyunda cereyan ediyor parti içerisindekiler. Bu bakımdan MİT'e karşı yapılmış itham çok haksız bir itham, bir hedef saptırma. Kendi karşılıklarını kamuoyunda mazur göstermeye yönelik ithamdır. Başta MİT'e değil her şeyden önce kendi arkadaşlarına hakarettir" dedi.
Şentop, AK Parti Yalova İl Başkanlığı ve İl Gençlik Kolları tarafından Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen "Yeni Türkiye Yeni Anayasa" adlı konferansta yaptığı konuşmada, bugünkü devlet felsefesinin Cumhuriyetin kuruluş ideolojisi olmadığını söyledi.
Bu ideolojinin 27 Mayıs 1960 darbesini yapanlar tarafından değiştirildiğini aktaran Şentop, "Hatta o kadar ileriye gitmişlerdir ki 1961 Anayasası hazırlandığı zaman, başlığını 2. Cumhuriyet Anayasası olması önerilmiştir" diye konuştu.
Şentop, CHP'nin 1950-1960 arasında hiçbir seçimi kazanamadığını, bunun üzerine yeni bir formül arayışı içine girdiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Seçimi etkisizleştirecek bir formül üretmek lazım. İşte o formülün adı Türkiye'de anayasadır. 1961'den itibaren anayasa dediğimizde anlamamız gereken şey budur. Seçimle iktidara gelemeyecek siyasi bir düşünceyi, seçimi kazanamasa da iktidara taşıyacak, seçimi kaybetse de iktidarda tutacak bir formül. Anayasa bunun adıdır. Anayasaya resmi bir ideoloji koyuyorsunuz, 2. Cumhuriyet projesidir. Atatürkçülük, Kemalizm filan değil. Atatürk'ün kendisi bir kere Kemalist, Atatürkçü değildir. Çünkü bunların hepsi 1982 Anayasası'nda koyulmuş şeylerdir. Mesela Atatürk milliyetçiliği. Mesela bunu anayasanın başlangıç kısmında öneriyorlar. Atatürk milliyetçiliği 11 Eylül 1980 tarihine kadar yok. Atatürk'ün kendisi Atatürk milliyetçisi değil. Sonradan çıkmış kavramlar. Hep bunlar darbe dönemlerinin ürünleri."
Atatürk'ün bu süreçte "maske" olarak kullanıldığını söyleyen Şentop, "Niye? Çünkü meşruiyet sağlamak için. 27 Mayıs darbesini yapanlar, el koydukları o ideolojiye 'Cemalizm' deselerdi, 'Gürselizm' veya 12 Eylül 1980'de 'Kenanizm', 'Evrenizm' deseydiniz her kesim eleştirebilirdi. Herkes üstüne giderdi, karşı çıkardı. Kemalizim ve Atatürkçülük dediğiniz zaman, haklı, haksız olsanız bile karşı çıkmakta biraz sıkıntı, sorun yaşanıyor. İnsanlar tedirgin oluyor, korkuyor. Darbeciler Atatürk'ün millet nezdindeki hüsnü kabulü, itibarını istismar etmek istemiş ve kendi getirdikleri ideolojiye 'Atatürkçülük' ismini vermiştir. Anayasadaki problem işte bu" ifadesini kullandı.
Şentop, 27 Mayıs 1960 darbesiyle yeni bir "Cumhuriyet kuruluş" felsefesi getirildiğine işaret ederek, "Kendi milletine tepeden bakan, ciddiye almayan, önemsemeyen, kuşkuyla bakan, kontrol altında tutma ihtiyacı içerisinde kendini hisseden bir devlet anlayışı. Bu sebeple milletine güvenmeyen bu devlet anlayışının yeni siyasi sisteme yansıdığını görüyoruz" dedi.
"Çakma CHP"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, bugünkü CHP'nin geçmişteki CHP ile ilgisi olmadığını savundu.
"Peki CHP nedir?" diye soran Şentop, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugünkü CHP, önceki CHP değildir, çakma CHP'dir. CHP genel başkan yardımcılarından birisi bana 'tarih bilmiyor' demiş. Benim alanım tarih. Kendisi lise tarihi okumuş, fazla tarih okumamış. 10 yıl boyunca tüm siyasi partiler kapatıldı. CHP de kapatıldı. Yani 12 Eylül 1980 senesi öncesi partileri kapalı kaldı. Eski isimle parti kurmak yasaktı. Kapatmak partiyi, öldürmek demek. Öldürmüş. Nasıl canlı ölürse gerçek kişi ölür, bir tüzel kişilik de kapatılınca ölür. Kanun çıkmış, kanunla kapatılmış. Ölüyü diriltmek mümkün müdür?"
Türkiye'nin yeni anayasa tartışmalarından yavaş yavaş uzaklaştığını belirten Şentop, Türkiye'de anayasaya kendi sahip olduğu veya olması gerekenden çok daha fazla bir önem atfeden anlayış olduğuna dikkati çekti. Siyaset ve hukukun ağırlıklı olarak yazılı metinlerden ziyade gelenekler üzerine oturduğunu, bir ülkede siyasi gelenekler, kamu hukukuyla ilgili gelenekler ve geleneklerle paralel bir siyaset işleyişi de varsa o ülkede anayasaya da kanuna da ciddi manada çok fazla ihtiyaç olmayacağını dile getiren Şentop, şöyle devam etti: "Bir ülkede bu tür gelenekler yoksa yeni kuruluyorsa ülke, ABD gibi mesela, orada elbette anayasaya ihtiyaç var çünkü hiçbir siyasi gelenek neyin nasıl yapılacağına dair hiçbir uygulama yok.
Bunların ihtiyacı var hukuki düzenlemeye bu manada ama özellikle anayasalar ABD tecrübesi dışında kara Avrupasındaki tecrübede anayasada, bir ülkede mevcut olan siyasi ve hukuku gelenekleri ortadan kaldırmak veya siyasi hukuki geleneklere aykırı bir gidişat temin etmek için anayasalar kullanılmıştır.
Bu bakımdan Türkiye gibi bir ülkede gerçekten siyasi gelenekleri ve hukuki gelenekleri değiştirmek, yeni bir tarz, yol belirlemek istiyorsanız o zaman anayasaya ihtiyaç var. Bu manada baktığımızda aslında paradoksal bir durum var yani anayasa Türkiye gibi bir ülkede siyasi gelenekleri, hukuki gelenekleri sürdürmek üzere değil, bunları bozmak, değiştirmek üzere bir fonksiyon görüyor.
Bu sebeple anayasaya Türkiye'de çok büyük bir atıf yapılmaktadır, hak ettiğinden çok daha fazla. Niye çünkü Türkiye'deki birçok siyasi uygulamanın, ilkenin anayasa dışında bir meşruiyet zemini yoktur. Anayasayı çektiğiniz zaman bütünüyle meşruiyeti ortadan kalkıyor çünkü tamamen meşruiyet temellendirmesi sadece anayasayla yapılıyor ve anayasayla bitiyor.
" Mustafa Şentop, "Türkiye'nin 2. Dünya Savaşı'na girmediğini ancak 27 Mayıs 1960 darbesiyle mağlupları arasına dahil olduğunu" belirtti.
Anayasa mahkemelerinin tabii gelişimi itibarıyla ilk kez Avusturya'da ortaya çıktığını daha sonra hep 2. Dünya Savaşı'nın mağlubu konumundaki ülkelerde kurulduğunu belirten Şentop, "Anayasa mahkemelerinin kuruluş sebebi esasen o ülkedeki yasama organını kontrol altına almaktır" dedi.
"Bunun adı Türkiye'de anayasadır"
Şentop, anayasa mahkemelerinin parlamentoları kontrol altında tutan bir vesayet kurumu olduğunu dile getirerek Türkiye'de mahkeme çoğunluğunun siyasi yaklaşımları ağırlıklı olarak neredeyse kararların da bu istikamette çıktığının altını çizdi. Türkiye'de 27 Mayıs darbesiyle ortaya çıkan tabloda Anayasa Mahkemesinin çok önemli rol oynadığını kaydeden Şentop, rolün bugüne kadar azalmış olsa da varlığını sürdürdüğünü dile getirdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şentop, 27 Mayıs 1960'ın Türkiye'de ikinci cumhuriyet olarak nitelendirildiğini, anayasayla yeni bir siyasi sistem organize edildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Aslında anayasa bir ölçüde 1960'a kadar aşırı vurguyu, aşırı önemli hale getirilmeyi yitirmeye başlamıştı ama 27 Mayıs'la yeniden bu anayasa fetişizmi Türkiye'de canlandırılıyor çünkü yeni kurulan siyasi sistemin temel dayanağı olarak anayasa tanzim edilmektedir.
Bu anayasayla beraber yasama, yürütme, yargı organları var ve 1950-1960 arasındaki tecrübe de çok açıkça şunu göstermiş ki; Türkiye'de daha önce olduğu gibi tek parti döneminde siyasi ve bürokratik eliti temsil eden CHP, bu manada bürokratik, oligarşik yapı, seçimle iktidara gelme şansına sahip değil.
Dolayısıyla seçimle iktidara gelemeyecek bir siyasi düşünceyi seçimi kaybetse de iktidara taşıyacak, seçimi kaybetse de iktidarda tutacak bir formül geliştirmek lazım. Esasen 27 Mayıs 1960'dan itibaren Türkiye'de anayasanın tanımı budur. Seçimle iktidara gelemeyecek bir siyasi düşünceyi, seçimi kazanamasa da iktidara getirecek, seçimi kaybetse de iktidarda tutacak bir formül. Bunun adı Türkiye'de anayasadır."
Bunun devletin ikili bir yapıya büründürülerek sağlandığını belirten Şentop, seçimle oluşan bir iktidar alanı ve seçime ihtiyacı olmayan bir iktidar alanı oluşturulduğuna değindi.
Şentop, yeni Türkiye'yi konuşurken anayasayı da konuşmak gerektiğini, 2015 genel seçimlerinden sonra yeni anayasayı yapacak bir iradenin Türkiye'de oluşacağını" sözlerine ekledi. Ak Parti Mustafa Şentop açıklaması 2014 paylaşan: f100004456386475
Bu haber 192 defa okunmuştur.
Etiketler :
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YALOVA Haberleri