<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>Yalova Pusula Gazetesi</title>
<link>https://yalovapusula.com</link>
<description>Yalova, merkez,  ilçeleri, beldeleri ve köyleri içerikli haber sitesidir.</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://yalovapusula.com</copyright>
<image>
<title>https://yalovapusula.com</title>
<url>
https://yalovapusula.com/images/genel/yalovaZpusulaZgazeteZlogosuZsadeZjpg.jpg
</url>
<link>https://yalovapusula.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>YALOVA’DA BARAJ KARMAŞASI TEKNİK REVİZYONLA AŞILDI</title>
<description><![CDATA[<div dir="ltr">
<p><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; color: rgb(0, 0, 0);">Yalova’nın Altınova ve Çiftlikköy ilçeleri ile Kocaeli’nin Karamürsel ilçesi sınırlarında planlanan </span><strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; color: rgb(0, 0, 0);">Karadere ve Kınalı Barajları, Malzeme Ocakları, Kırma Eleme Tesisi ve Hazır Beton Santrali (2009/7)</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; color: rgb(0, 0, 0);"> projesi, önce “iptal edildi” haberleriyle gündeme geldi, ardından yapılan teknik değerlendirmelerle sürecin devam ettirileceği netleşti.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>İLK KARAR “ÇED SÜRECİ SONLANDIRILDI”</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova Pusula haberin gündeme getirdiği iptal kararında “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü tarafından <strong>16.02.2026 tarih ve E-48331039-220.01-14864469 sayılı yazı</strong> ile, 09.02.2026 tarihli e-ÇED başvurusu doğrultusunda sürecin sonlandırıldığı bildirildi.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Projenin ÇED Raporu daha önce <strong>13.12.2024 tarihinde</strong> Bakanlığa sunulmuş, ÇED Yönetmeliği’nin 10. maddesi kapsamında oluşturulan komisyon tarafından incelenmiş ve <strong>11.02.2025 tarihinde 1. İnceleme-Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısı</strong> gerçekleştirilmişti.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ancak süreçte, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan değerlendirme doğrultusunda “Sulak Alanlar Ekolojik Etki Değerlendirme Rapor Formatı”nın güncel akım verileriyle hazırlanmadığı tespit edildi. Kurumlar arası koordinasyonsuzluk sonucu bu teknik eksiklik gerekçe gösterilerek ÇED süreci sonlandırıldı.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu gelişme tarafımızdan “Yalova’da iki baraj projesi iptal edildi” şeklinde yansıdı.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>SÜREÇ YALOVA PUSULA’NIN HABERİYLE GÜNDEME TAŞINDI</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Gelişmenin Yalova Pusula tarafından yayımlanmasının ardından konu Ankara’da gündeme taşındı. </span></span></span><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; color: rgb(0, 0, 0);">AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Teşkilat Başkanı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş ile Yalova Milletvekili Meliha Akyol, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve ilgili bakanlık yetkilileriyle görüşerek süreci değerlendirdi.</span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yapılan görüşmelerde, iptal gerekçesinin projeden değil, teknik rapor formatındaki güncelleme ihtiyacından kaynaklandığı; raporun revize edilmesi halinde sorunun ortadan kalkacağı bilgisi paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>2 AY İÇİNDE GÜNCELLENECEK</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Edinilen bilgilere göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile DSİ tarafından hazırlanacak güncel ÇED raporu yaklaşık <strong>2 ay içinde</strong> tamamlanacak ve yeniden onay sürecine sunulacak.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yetkililer, bu teknik revizyon sürecinin barajların yapım takvimini etkilemeyeceğini özellikle vurguladı.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>MİLLETVEKİLLERİNDEN NET MESAJ</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ahmet Büyükgümüş ve Meliha Akyol yaptıkları ortak açıklamada, projelerin iptal edilmediğini, sürecin mevzuata tam uyumlu şekilde daha güçlü bir raporla devam edeceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Karadere ve Kınalı Barajları;</span></span></span></p>

<p style="margin-left: 36pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">·         2065 yılına kadar Yalova’nın içme suyu ihtiyacını güvence altına almak,</span></span></span></p>

<p style="margin-left: 36pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">·         Yaklaşık 961 hektar tarım arazisini sulamaya açmak,</span></span></span></p>

<p style="margin-left: 36pt;"><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">·         Uzun vadeli su arz güvenliğini sağlamak açısından stratejik öneme sahip.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>İPTAL DEĞİL, TEKNİK REVİZYON</strong></span></span></span></p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yaşanan gelişmeler, projelerin tamamen iptal edilmesinden ziyade, kurumlar arası koordinasyonsuzluk nedeni ile teknik bir ÇED revizyon sürecinden ibaret olduğunu ortaya koydu. Dosya numarası ve resmi yazıyla sonlandırılan süreç, güncellenmiş raporla yeniden yürütülecek.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova’da su güvenliği açısından kritik görülen iki baraj projesinde gözler şimdi, iki ay içinde tamamlanacak yeni ÇED raporuna çevrildi.</span></span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><span style="color:#000000;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">#Yalova #Altınova #Çiftlikköy #Karamürsel #BarajProjesi #DSİ #ÇED #AhmetBüyükgümüş #MelihaAkyol</span></span></span></p>
</div>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//yalova-da-baraj-karmasasi-teknik-revizyonla-asildi/683/</link>
<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>RAMAZAN EĞLENCEYE ALET EDİLEMEZ!</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ramazan ayı; ibadet, arınma ve muhasebe ayıdır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kur’an ayıdır. Oruçla nefsi terbiye etme, teravihle dirilme, infakla paylaşma zamanıdır. Bu ay; sahne ışıklarının, konserlerin, şatafatlı gösterilerin ayı değildir!</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ne yazık ki bazı belediyeler, bazı sivil toplum kuruluşları, dernek ve vakıflar Ramazan’ın ruhunu ikinci plana itip eğlenceyi öne çıkarmaktadır.<br />
Kimisi bunu bilinçli olarak yapıyor, kimisi cehaletle… Ama sonuç değişmiyor: Ramazan’ın maneviyatı zedeleniyor.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ramazan eğlence ayı değildir!<br />
Ramazan panayır ayı değildir!<br />
Ramazan festival ayı değildir!<br />
Ramazan, reklam ve vitrin süsü hiç değildir!</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Elbette insanlar bir araya gelebilir. Ancak ibadet ayını dünyevî gösteriye dönüştürmek büyük bir sorumluluktur. Bu vebal hafife alınamaz.<br />
Başta belediyeler olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlar uyarılmalıdır.<br />
Ramazan programları hazırlanırken öncelik ibadet, Kur’an, sohbet ve yardımlaşma olmalıdır. Gösterişten uzak, israftan kaçınan, maneviyatı merkeze alan çalışmalar yapılmalıdır.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Unutulmamalıdır ki bu millet Ramazan’ı eğlenmek için değil, kulluğunu güçlendirmek için yaşar.<br />
Ramazan’ın ruhuna zarar veren her anlayış yanlıştır ve kabul edilemez.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova da bulunan 14 Belediyenin Ramazan ayının ruhunu göre program yaptığına inanıyormusunuz?</span></span><br />
 </p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//ramazan-eglenceye-alet-edilemez/682/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>CHP TAŞIMALI TAŞIMASIZ MİTİNG YAPTI</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Dünden bu yana Chp'nin Yalova’da yaptığı Mitingin tartışması devam ediyor.<br />
Cumhurbaşkanı, Belediye Seçim dönemlerinde O Meydan daha büyük kalabalık görmüştü.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">SEÇİM YOK BAŞKANLAR HAPİSTE<br />
Seçim dönemi olsaydı çevre illerden gelen partililer, seçmenler ve yöneticilerin hepsi veya bir kısmı gelemeyecek kendi seçim bölgesinde çalışacak, herkes kendi derdine düşecekti.<br />
25 yıldır İktidar olamayan, muhalefette kalan, son 2 seçimde Büyükșehirler başta olmak üzere Belediyeleri kazanmış, Yolsuzluk, Zimmete Para Geçirme, teröre finansman sağlamak iddiasıyla,<br />
başta Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar, Muhittin Böcek, Tunç Soyer vb, olmak üzere Belediye başkanları hapiste olan,<br />
Chp, </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">organize olmuş, Yalova ve çevre şehirlerden gelen destekçileri ile hedefledikleri alanı doldurmuş görülüyor.</span></span></p>

<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Alanın boş veya dolu polemiğini yapılmadan önce, Chp'nin 2019-2023 Cumhurbaşkanı seçim mitingleri ile mukayese etmeleri gerekmektedir.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">ALAN ÖLÇÜLÜR, OTOBÜSLER BULUNUR<br />
Ayrıca alan ölçümü ile birlikte mitinge katılım sayısı ortaya çıkar, Emniyetten istenecek kayıtlar ile Yalova’ya kaç otobüs, minibüs geldiği öğrenilebilir.<br />
Emniyet kulislerinde şehre 40 otobüs ve 17 minibüsün geldiği konuşuluyor. Buna şahsı araçları ile gelenleri de ekleyebiliriz.</span></span></p>

<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Miting alanındaki sayılar seçim sonuçlarına etkisi nasıl oluyur, kim kazanıyor, kim kaybediyor, Yalova ve 80 ildeki vatandaşların oyları ile seçim akşamı belli oluyur. Netice önemli.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">MİTİNG BİTER SU AKAR MI?<br />
Mitingler seçim vaatleri, yaptıkları ve yapacakları 3 gün konuşulur, sonra hayat devam eder.<br />
Yalova’da Su bitti mi, yağmur ve kar ile baraj doldu mu, kayıp kaçaklar çözüldü mü, fabrikalara yılda 6 Milyon m3 su satılacak mi? </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Özetle suyumuz akacak mı?<br />
Yazın damla suyumuz olacak mı?<br />
Ulusal bazda ise hayat pahalılığı, ekonomik yaşam, sağlık, eğitim konuları konuşulurken, Türkiye’nin terörle mücadelesi ve güvenliği ön planda olacaktır.</span></span><br />
 </p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">YAPTIKLARI VE YAPACAKLARI MASAYA YATIRIN<br />
Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve Genel Başkan Özgür Özel’in, Yalova ile ilgili açıklamaları masaya yatırılmalı, yaptıkları ve yapacaklarına cevap verilmelidir.<br />
Kim ne derse desin, seçmenin kararı ile herșey seçim sonuçlarında belli oluyor..</span></span></p>

<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ak Parti, Mhp başta olmak üzere iktidara ve Belediyelere talip olan diğer partiler Yalova ile ilgili konuşacak mı? </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İttifak için sessiz mi kalacaklar???!!</span></span><br />
 </p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//chp-tasimali-tasimasiz-miting-yapti/681/</link>
<pubDate>Mon, 26 Jan 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gömleğin Düğmeleri En Baştan Ters İliklendi</title>
<description><![CDATA[<header class="entry-header" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p class="entry-title" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: inherit; font-weight: 700; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 28px;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">650 yıllık devlet geleneğine, imparatorluk mirasına sahip bir devleti yıkıp bunu kutlayan zihniyetlerin bayramını kutlarım(!)</span></p>

<p class="entry-title" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: inherit; font-weight: 700; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 28px;"> </p>
</header>

<div class="entry-content" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Biz Cumhuriyet’e asla karşı değiliz. Ancak, “Keşke rejim değişikliğiyle Osmanlı devam etseydi” diyenlerdeniz. Keşke İslam ölçülerinden uzaklaşmadan, modernleşebilseydik… Keşke köklerimizle bağımızı koparmadan çağdaşlaşabilseydik.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Unutulmamalıdır ki, yeni bir devlet kurulmadı. Var olan devletin sadece rejimi değişti, adı değişti. Ancak, çıkarılan yasalar ve yapılan düzenlemelerle toplum, İslam anlayışından ve yaşam biçiminden uzaklaştırıldı.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Biz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığından sonsuz şükür duyan insanlarız. Çünkü biliriz ki; devlet var oldukça biz de varız. Bizdeki anlayış “Önce devlet yaşasın, sonra biz yaşayalım” anlayışıdır. Bu düşünceyle nice vatanseverler yaşamını feda etti, mücadele etti.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kısacası, gömleğin düğmeleri en baştan ters iliklendi. O düğmeler düzeldiği gün, her şeyin de düzeleceğine inanıyorum.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">Düşünün…</span> 650 yıl boyunca aynı adalet, aynı sistemle hükmeden bir imparatorluk… Sonra bir gün parçalanıyor, yok ediliyor ve yeni sistemde adı bile anılmıyor. Tarih kitaplarında olumlu yönlerinden bahsedilmiyor, hatta yasaklanıyor. Yine de aradan 100 yıl geçiyor ve onu seven, geçmişini arayan nesiller yetişiyor.<br style="box-sizing: border-box;" />
Bunu görenler “Bu nasıl olur?” diye soruyorlar.<br style="box-sizing: border-box;" />
Oluyor işte… Çünkü tarih silinmez, milletin hafızası kolayca unutturulmaz.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Harf İnkılabı ile önce toplumu cahilleştirdiniz, sonra geçmişiyle bağını kopardınız. İslam’la da araya mesafe koydunuz. Yazdıklarınızla yeni nesillerin zihnini şekillendirdiniz. Kimi kahraman gösterdiyseniz kahraman sandılar, kimi hain dedinizse hain bildiler. Ama bugün artık gerçekler bir bir gün yüzüne çıkıyor. Anadolu halkı kimin ne olduğunu çok iyi biliyor.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En büyük yanlış, Müslüman bir topluma gavurların yasalarını dayatmak oldu. Sorun burada. Onun için hâlâ düzelemiyoruz.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">Ama her şeye rağmen…</span><br style="box-sizing: border-box;" />
Bu vatan için, bu toprakların bekası için, “önce vatan” diyen tüm şehitlerimize sonsuz teşekkür ediyorum. 1915’ten bugüne, bu vatan uğruna can veren tüm askerimize, polisimize ve devlet büyüklerimize minnettarız.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kutlayacaksak, böyle kutlayalım!<br style="box-sizing: border-box;" />
Bu vatanın daima var olması için alın teri döken, gece gündüz mücadele eden yürekli insanlara teşekkür ediyorum.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">Ve elbette…</span><br style="box-sizing: border-box;" />
Bu vatan için hiçbir şey yapmadan, sadece süslü sözlerle kutlama yapanlara da söyleyeceğim tek söz şu:<br style="box-sizing: border-box;" />
<span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">Sizin de bayramınız kutlu olsun(!) </span></span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="box-sizing: border-box; font-weight: bolder;">Strazburg / Fransa</span></span></span></p>
</div>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//gomlegin-dugmeleri-en-bastan-ters-iliklendi/680/</link>
<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 17:32:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Filistin’in Sınırları: Tanıma Yeterli mi, Gerçek Güvence Nerede?</title>
<description><![CDATA[<header class="entry-header" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<h1 class="entry-title" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: inherit; font-weight: 700; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 28px;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; font-weight: normal;">Filistin’i devlet olarak tanımak doğru ve değerli bir adımdır. Ancak esas soru şu: Hangi sınırlar esas alınacak?</span></h1>

<p> </p>
</header>

<div class="entry-content" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">1947 BM planının çizdiği sınırlar mı, 1967 öncesi durum mu, yoksa fiili durumu yansıtan — bugünkü, yani 2025’teki — sınırlar mı kabul edilecek? Bir devleti tanımanın gerçek anlamı, sınırların, güvenliğin ve egemenliğin somut olarak garanti edilmesidir. Sadece sembolik tanımalar, sahada bir karşılığı yoksa Filistin halkına gerçek bir çözüm sunmaz.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Daha da kritik olan husus şu: İsrail, var kabul edilen sınırları resmen tanıyacak ve işgal ettiği topra</span></span><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">klardan geri çekilecek mi? Bu, tanımanın ötesinde hayati bir meseledir. Eğer geri çekilme, sınırların tescili ve bu sınırların korunması konusunda bağlayıcı mekanizmalar kurulmazsa, verilen haklar kağıt üzerinde kalır; Filistin halkı ise fiilen korunamaz.</span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Geçmişte bu sınırlar için çeşitli görüşmeler, teklifler ve planlar oldu; fakat uygulama aşamasındaki irade, denetim ve yaptırım mekanizmalarının zayıflığı yüzünden kalıcı sonuçlar elde edilemedi. Tarihsel tecrübe gösteriyor ki, uluslararası belgeler ve vaatler, onları uygulayacak güçlü garantiler olmadıkça uzun ömürlü olmuyor.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Güven meselesi ise en can alıcı nokta. Ben şahsen İsrail’e güvenmiyorum. Eğer Hamas silah bırakırsa — ya da diğer direniş unsurları tasfiye edilirse — Filistin davasına sahip çıkan son direniş unsurlarının da ortadan kalkması tehlikesi var. Böyle bir durumda, masada kazanılan hakların fiilen korunup korunmayacağı büyük soru işareti olur. Bir devletin, iki-üç yıl sonra yeniden saldırmayacağının garantisini kim verecek? Bu sadece kağıt üstünde bir taahhütle sağlanamaz.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">ABD’nin ve diğer büyük güçlerin pozisyonu da belirleyici. Güç dengeleri ve destek mekanizmaları değişmedikçe; hukuka uyulmadığı, taahhütlerin fiilen denetlenmediği bir ortamda güvence sağlamak zor. Bu yüzden uluslararası tanıma ile birlikte bağımsız, etkili ve denetlenebilir güvenlik garantileri şarttır. Bu garantiler; BM gözetimi, uluslararası barış gücü ya da bölgesel mekanizmalarla desteklenmeli ve geri çekilme-sınırlar konusunda net, uygulanabilir maddeler içermelidir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bölgesel aktörlerin rolü de önemlidir. İslam dünyası ve bölgedeki devletlerin, diplomatik, ekonomik ve siyasi araçları kullanarak Filistin’in haklarının korunması için ortak ve koordineli adımlar atması gerekiyor. Ancak bu adımların da hukuka, uluslararası normlara ve sürdürülebilirliğe dayanması şarttır; sadece retorik veya duygusal destek kısa vadede etkili olsa da uzun vadede çözüm getirmez.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">“Vadedilmiş topraklar” gibi ideolojik ve tarihsel iddialar ise çözümü karmaşıklaştırıyor. Bazı çevrelerin “tüm iddialardan vazgeçildi” diye umut etmesi gerçekçi değil; ideolojik hedefler ve tarihsel anlatılar kolayca değişmiyor. Bu nedenle çözümün merkezine somut sınırlar, geri çekilme planı, tazminat ve güvenlik garantileri konulmalı; ayrıca uygulama mekanizmaları açıkça tanımlanmalıdır.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Gazze’nin kaderi, bu süreçlerin nasıl kurgulanacağına bağlı olarak şekillenecek. Eğer süreç zaman kazanmak için kullanılıp daha sonra statükonun sürdürülmesine hizmet ederse, Gazze ve Filistin halkı yeniden büyük bedeller ödemek zorunda kalacaktır. Buna karşılık, uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin gerçek, denetlenebilir ve uygulanabilir taahhütleri varsa; Gazze için, Kudüs’ün kutsiyetinin korunması için ve Filistin’in tam egemenliği için somut kazanımlar elde edilebilir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Benim kişisel kanaatim net: Sadece tanıma yetmez. Sınırlar, güvenlik, denetim ve yaptırım mekanizmaları olmadan bu tanım sürdürülebilir olmaz. Filistin’in gerçek bağımsızlığı ve halkın güvenliği sağlanmadan verilen sözlerin bir kıymeti yoktur. Hazırlıklı olmak, somut planlar ve korkuya dayalı caydırıcılık mekanizmalarını dikkate almak gerekiyor; aksi halde “zaman kazanma” taktiğiyle ileride yeni saldırılarla karşılaşma riski yüksek.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Son söz: Umutla gelişmeleri izleyeceğiz — ama umut, temkin ve hazırlıkla desteklenmelidir. Allah, Filistin’i, Gazze’yi ve Mescid-i Aksa’yı özgürlüğe kavuştursun. Bu, Filistinlilerin ve tüm vicdan sahibi insanların son sınavıdır; adaletin ve hakikatin gerçekleşmesi için çalışmaya devam etmeliyiz.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Vesselam.</span></span></p>
</div>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//filistin-in-sinirlari-tanima-yeterli-mi-gercek-guvence-nerede/679/</link>
<pubDate>Sun, 05 Oct 2025 17:30:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gazze İçin Gerçek Bir Adım Atılmadı: Liderlere ve Kurumlara Sert Bir Çağrı</title>
<description><![CDATA[<header class="entry-header" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p class="entry-title" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: inherit; font-weight: 700; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 28px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="color: rgb(85, 85, 85);">Son üç yıldır devam eden katliam karşısında hâlâ “kınıyoruz” demekten öteye gitmeyen kişi, kurum ve devletlerin tutumuna artık tahammül edemiyoruz. Liderlerin, devletlerin ve sivil kurumların yalnızca kınama ile yetinmesi; Filistin halkına zaman kaybettiriyor, suçu işleyene avantaj sağlıyor. Bu durum, hem insanlık hem de onur açısından kabul edilemez.</span></span></span></p>
</header>

<div class="entry-content" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Sessizliğin Bedeli: Sözler Yetmiyor</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Üç yıldır İsrail’in istediğini yaptığı, uluslararası hukuku hiçe saydığı ve masum insanları katlettiği bir ortamda sadece kınama açıklamalarıyla yetinmek; gerçekte hiçbir şey yapmamak demektir. Eğer Müslüman ülkeler gerçekten bir şey yapabilseydi, şimdiye kadar yaparlardı; bu düşünce İsrail tarafından da hesaplanmış olabilir. Liderlerimiz, laflarla kendi koltuklarını ve geleceklerini korumaya çalışırken halk kandırılmaktadır.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ölü Sayıları ve Gerçekler</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Resmi rakamlarla ilgili belirsizlikler var: Bazı kaynaklar 60 bin civarında şehit olduğu söylerken, kimi raporlarda 300 binden fazla insanın katledildiği iddia edilmektedir. Net sayıların açıklanamaması, yaşanan trajedinin boyutunu gizlememelidir; bilinenlerin çok daha fazla olduğu açıktır. Bu acının, kaybın hesabı hâlâ tam olarak tutulamamaktadır.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Liderlerin ve Kurumların İkilemi</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Dünya halkı, liderlerin İsrail karşısındaki acizliklerini gördü. Sözde devlet başkanları, hükümetler, uluslararası kurumlar sadece kınama ile yetinip somut, etkili adımlar atmıyorlar. Bu durum, yalnızca siyasi bir yetersizlik değil; vicdani bir iflas olarak da okunmalıdır. Din, dil, ırk, ülke ve inanç farkı gözetmeksizin birleşip insanlığı, onuru ve şerefi kurtaracak olan halktır. Ne var ki liderler bunu yapmıyor; halk hareketi ise sesini duyurmaya çalışırken örgütlü liderlikten yoksun bırakılıyor.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Sivil Güç ve Umut</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Artık umudumuz liderlerde değil; Allah’ta ve sivil halkın birliğinde. Müslüman halk, dini cemaatler ve sivil toplum kuruluşları harekete geçmeli; Gazze için güçlü, etkili ve kararlı adımlar atılmalıdır. Devletlerin yapamadığını halk sokağa çıkarak, dayanışma ile yapabilir. Bu sadece bir ahlâk meselesi değil; aynı zamanda insanlığın ortak sorumluluğudur.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hesap Günü ve Vicdan</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hepimize düşen, bu zulme sessiz kalmamak; kınamaktan öteye geçerek somut adımlar atılmasını talep etmektir. Dinî liderler, toplum önderleri ve sivil kuruluşlar da sorumluluklarının farkında olmalıdır. Bu mesele, sadece siyasi bir çatışma değil, insanlığın vicdanıyla ilgilidir. Hesap günü herkes hesabını verecektir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 2rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Sonuç: Artık Yeter</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yazıklar olsun, demekten başka ne yazık ki yapabildiğimiz bir şey kalmadıysa bile bu durumun sorumluları tarihle ve vicdanlarıyla yüzleşmelidir. İsrail’in zulmüne lanet olsun; fakat lanet söylemek yetmez. Liderlerin suskunluğu ve etkisizliği artık kabul edilemez. Halk, sivil toplum ve inanç grupları birleşip bu davanın üzerine gitmeli; insanlığı ve onuru koruyacak adımları birlikte atmalıdır.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Allah, bu zulmün son bulması için en güzel planı uygulayan ve adaleti sağlayandır. Umudumuz O’dur; fakat insan olarak da elimizden geleni yapmak zorundayız. Vesselam.</span></span></p>
</div>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//gazze-icin-gercek-bir-adim-atilmadi-liderlere-ve-kurumlara-sert-bir-cagri/678/</link>
<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 17:29:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gazze İçin Vicdan Çağrısı: Kadın ve Çocuklar Tahliye Edilmeli</title>
<description><![CDATA[<header class="entry-header" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p class="entry-title" style="box-sizing: border-box; margin: 0px 0px 10px; font-family: inherit; font-weight: 700; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 28px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="color: rgb(85, 85, 85);">Gazze, uzun süredir İsrail’in sistematik saldırılarına maruz kalmakta ve bu süreçte en ağır bedeli yine siviller, özellikle kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Gün geçtikçe ağırlaşan insani tablo karşısında uluslararası kamuoyundan gelen tepkiler çoğunlukla “kınama” düzeyinde kalmakta, somut bir çözüm üretilememektedir. Oysa bu felaketi durdurmak ve en azından sivillerin hayatını kurtarmak adına uygulanabilir insani adımlar mevcuttur.</span></span></span></p>

<p> </p>
</header>

<div class="entry-content" style="box-sizing: border-box; color: rgb(85, 85, 85); font-family: Roboto, sans-serif; font-size: 15px;">
<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu noktada, Müslüman ülkelerin Gazze’deki kadınları ve çocukları geçici olarak tahliye ederek güvenli bölgelerde koruma altına alması, hem insani hem de İslami bir sorumluluk olarak öne çıkmaktadır. İsrail’in saldırılarını sürdürdüğü bu dönemde, sivillerin özellikle sağlık, barınma ve güvenlik ihtiyaçları karşılanamaz hale gelmiştir. Yıkımın ve ölümün sıradanlaştığı bir coğrafyada, en azından masumların yaşama tutunmasına imkan tanımak mümkündür.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 1.75rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Avrupa Örneği: Ukrayna Savaşı ve Tahliye Desteği</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu konuda emsal teşkil edecek bir örnek, Ukrayna-Rusya savaşı sırasında yaşanmıştır. Savaşın başlamasının ardından birçok Avrupa ülkesi, Ukraynalı kadın ve çocukları ülkelerine kabul ederek barınma, eğitim, sağlık ve sosyal destek gibi pek çok konuda kapsamlı yardımlar sunmuştur. Benzer bir iradenin, Müslüman ülkeler tarafından Gazze için de gösterilmesi gerekmektedir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Gazze’deki çocukların ve kadınların geçici olarak tahliye edilerek başta komşu Müslüman ülkeler olmak üzere, İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde güvenli ortamlarda yaşaması sağlanabilir. Bu geçici çözüm, sadece hayat kurtarmakla kalmayacak, aynı zamanda dünya kamuoyuna güçlü bir insani duruş sergileyecektir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px; font-family: inherit; line-height: 1.3; color: rgb(51, 51, 51); font-size: 1.75rem;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kınamanın Ötesine Geçilmeli</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bugün İsrail’in sürdürdüğü saldırılar, yalnızca Gazze’yi değil, tüm insanlık vicdanını hedef almaktadır. Kınama mesajları, toplantılar ve açıklamalar, bugüne dek saldırıları durdurmakta yetersiz kalmıştır. Artık sözden öteye geçme zamanıdır. Müslüman ülkeler, Gazze’deki çocukları ve kadınları tahliye ederek somut bir adım atmalı; insani sorumluluklarını yerine getirmelidir.</span></span></p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"> </p>

<p style="box-sizing: border-box; margin-top: 0px; margin-bottom: 20px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu çağrı, sadece siyasi bir tutum değil, aynı zamanda insanlığın onurunu kurtarma çabasıdır. Zira sessizlik, çoğu zaman zulmün ortaklığı anlamına gelir. Gazze’de çocuklar bombaların gölgesinde değil, oyun alanlarında büyümeli; anneler evlatlarını toprak altına değil, geleceğe hazırlamalıdır.</span></span></p>
</div>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//gazze-icin-vicdan-cagrisi-kadin-ve-cocuklar-tahliye-edilmeli/677/</link>
<pubDate>Thu, 05 Jun 2025 17:28:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İNSAN HAKLARI GÜNÜ SÜRGÜN YEDİ</title>
<description><![CDATA[<p style="margin: 0px 0px 6px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(28, 30, 33); font-size: 14px;"> </p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(28, 30, 33); font-size: 14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bugün 10 Aralık İnsan Hakları Günü. Gün boyu süslü püslü açıklamalar yapılıyor, Yalova İnsan Hakları Kurumu sağa sola gidiyor, STK'lar açıklama yapıyor, Yalova Belediyesi ilan veriyor ilan yayınlıyor.</span></span><br />
 </p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(28, 30, 33); font-size: 14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ama Yalova da kalkıpta bir yetkili 2 yaşında çocuğu olan ve 6 aylık hamile olan Yalova Belediyesi çalışanı Mimar Mühibe Keskin 'in 666 km uzaklıktaki Sinop'a, "Kanuna uygun" dedi diye görevlendirme adı altında Sürgüne gönderilmesine ses çıkartmadı.</span></span></p>

<p style="margin: 0px 0px 6px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Cumhur ittifikana bağlı 17 tane Yalova Belediyesi Meclis üyesi ses çıkartmadı, 14 Chp'li meclis üyesi ses çıkartmadı.<br />
<br />
<strong>Ak Parti, Chp, Mhp, İyi Partililer de olayı görmezden geldi.</strong></span></span><br />
 </p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">15 Temmuz 2016 terörist Fetöcülerin darbe girişiminin ardından Kanun Hükmündeki Kararnameler KHK devreye girmişti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise KHK lari tanımadığını açıklarken aynı partinin Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman ise, liderinin tanımadığı KHK 'nın bir maddesine dayanarak çalışanları "görevlendirme" adı altında yaşadıkları şehirden ailelerinden koparacak kararlar almaya başladılar.</span></span><br />
 </p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bugün Belediye Başkan Yardımcısı Cevdet Bekler, Mimar Mühibe Keskin'in görevlendirme yazısını imzalayıp tebliğ etti.</span></span><br />
 </p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Olay sadece Mühibe Keskin olayı değil, sesini çıkartamayan ve yazısını bekleyen 37 kişi daha var sırada.<br />
<br />
Onlarında sesi olacak bir yetkili, sesi güçlü, hak ve hukuk bilen yok mu?</span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//insan-haklari-gunu-surgun-yedi/676/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİR YAŞ DAHA YAŞLANMANIN FARKINDA OLMAK</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> <br />
Miladi yeni bir seneye iyice yaklaşmış bulunuyoruz. Bir kaç gün sonra, 2019 yılına girmiş olacağız. Bu vesile ile ülkemizdeki yaygın yanlışlardan ve özellikle de yılbaşı kutlamaları adı altında işlenen hatalardan bahsetmek istiyorum.<br />
 <br />
Kültürler ve medeniyetler, dinden önemli ölçüde etkilenmektedir. Milletler de diğer ülkelerin kültüründen etkilenir ve alışveriş yaparlar. Ancak başka bir milletin kültürünü, örf ve geleneklerini alırken dikkatli olmak ve mutlaka kendi bünyemize uyarlamak gerekmektedir. Bunu başarabilirsek, hiçbir zarar görmemiz söz konusu olmayacaktır.<br />
 <br />
Sevgili Peygamberimizin (s) başka din ve kültürlere benzemekten sakındırmasına rağmen biz, batıdan gelen pek çok yanlış ve zararlı adetleri, aynısıyla uygular olduk.  İçkili ve danslı düğünler; çalgılı, alkışlı ve çelenkli cenazeler; ölüler için gün saymak; basına yansıyan şekliyle yılbaşı kutlamak; dışarıda giyilen ayakkabıyla eve girmek; ev içinde köpek beslemek; aile ve akrabalık bağlarının yok olması ve nikâhsız beraberlikler gibi. Bu ve benzeri konular, bizim inanç ve kültürümüze uymayan davranışlardır.<br />
 <br />
Batıdan gelen her şeye karşı çıkmak gerekmez. Oralarda var olan bilgiyi, tekniği ve faydalı şeyleri alabiliriz. Zira Peygamberimizin, “ilim ve hikmeti nerede olursa olsun alınız” diye tavsiye ettiğini, hadisi şerifler haber vermektedir.<br />
 <br />
Batı insanının büyük çoğunluğu her fırsatta kitap okurlar, araştırır ve öğrenmeye çalışırlar. Bolca selam verirler, teşekkürü ihmal etmezler ve gerektiğinde hemen özür dilerler. Disipline uyarlar ve verilen işi en güzel şekilde yaparlar. Çevreyi korur ve temiz tutarlar. Vakte riayet ederler ve sözünde de dururlar. Sıraya ve trafik kurallarına uyma konusunda hassastırlar vs. Bunların hepsini bizler de rahatlıkla yapabiliriz ve yapmalıyız da.<br />
 <br />
Bir müslümanın ‘‘ Yeni yılın kutlu olsun, hayırlı seneler ve nice yıllara ’’ gibi sözler söylemesi,  temenni ifade eder ve bir sakıncası da yoktur. Ancak yıllardır yapılagelen yılbaşı kutlamalarını asla masum gösteremeyiz. Zira bu gecelerde alkollü içki içilmekte, gayrı ahlaki davranışlar sergilenmekte, israf ve ağaç katliamı şeklinde pek çok günaha düşülmektedir. Alkolün tesiriyle pek çok kaza ve suç işlenmektedir. Yapılan reklam ve teşviklerle de birçok gencimiz ilk defa alkolle tanışmaktadır. Bu ve benzeri yanlışları, işlenen suç ve günahları tasvip etmek mümkün değildir.<br />
 <br />
Hâlbuki biz yılın son gecesini faydalı ve sevap hale getirebiliriz. Geçen bir yılı gözümüzün önüne getirip, bir muhasebe yapabiliriz. İyi, güzel ve başarılı şeyler için şükrederiz. Günahımız varsa tövbe ederiz ve helalleşiriz. Gelecek yıl için faydalı ve güzel planlar yapabiliriz. Şahsımız, ailemiz ve ülkemiz için dualar edebiliriz. Bir yaş daha ihtiyarladığımızı ve ölüme biraz yaklaştığımızı düşünerek, ibadet ve iyiliklerimize daha da ağırlık vermeliyiz diye düşünüyor, selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.<br />
                                                                                             <br />
 <strong>Turgut AÇARİ</strong><br />
<strong>    İl Müftüsü</strong></span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//bir-yas-daha-yaslanmanin-farkinda-olmak/675/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DUA İBADETİN ÖZÜDÜR VE ÇOK FAYDALIDIR</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> <br />
Dua, arzu ve isteklerimizi Allah’a arzetmek ve ihtiyaçlarımızı sadece O’ndan istemektir. Dua, bir nevi Allah ile beraber olmaktır. Kendini kalben Allah’a bağlayanlar için, ölüm de hoştur, ömür de. Allah dua eden kullarını sever ve onlara değer verir. Bu sebeple dua, vazgeçemeyeceğimiz bir ibadettir. Hastalanınca, korkunca veya daralınca, dua etmeyen insan yoktur. Önemli olan, bunalmadan önce dua etmektir.<br />
           <br />
Dua, ibadetin özüdür ve pek çok faydası vardır. Bunlardan bazılarını anlatmak isterim. Sevgili Peygamberimiz (s) : “Dua, kazaları önler ve insanı beladan korur” buyurmaktadır. Bazen öyle trafik kazaları görüyoruz ki, hurda haline gelmiş araçtan, burnu bile kanamadan kurtulan insanlar olmaktadır. Bu insanlar, çokça dua etmiş veya bolca sadaka vermiş kimselerdir. Önceden yapmış olduğu duaların faydasını görmüştür.<br />
           <br />
Dua insanı alçak gönüllü yapar. Çünkü duada Allah’ı büyük, kendini ise küçük görme vardır. Sürekli olarak dua edenler, giderek insanlara karşı da mütevazi olurlar. Dua aynı zamanda insanı hayırsever yapar. Zira duadan önce sadaka vermek, duanın kabulüne vesiledir. Bunu bilen ve çokça yapmaya çalışanlar, zamanla çok hayırsever insanlar olurlar. Dua, rızkın genişlemesini ve sağlığın artmasını sağlar. Dua etmeye devam eden insanı, melekler hem korur, hem de o kişiye dua ederler. Usulüne göre yapılan her dua kabul olur. Kişi sonucunu er ya da geç görür. Şayet isteği bu dünyada verilmezse, öbür dünyada birikmiş sevap olarak karşısına çıkacaktır.<br />
 <br />
Dua için belirlenmiş özel bir vakit olmamakla birlikte, tercih ve tavsiye edilen önemli gün, gece ve saatler vardır. Böyle zamanlarda daha çok dua etmekte fayda vardır. Üç aylar dediğimiz, Recep, Şaban ve Ramazan ayları, bayram, kandil ve Cuma geceleri, iftar ve seher vakitleri ile Cuma namazı vakti çok tavsiye edilmiştir. Biz her zaman dua edelim, ama bu kıymetli zaman dilimlerinde daha fazla dua etmeye çalışalım.<br />
 <br />
Çok önemli ve ciddi bir dua için, önceden şunları bilip yapmakta fayda vardır. Birkaç gün oruç tutmak, yetim ve yoksulları sevindirmek, kul hakkı varsa ödemek en başta gelir. Sonra abdest alıp iki rekat namaz kılmalı, kıbleye doğru oturup, ellerimizi semaya doğru açmalı, başımızı da biraz öne eğerek günahlarımızın affını dilemeli, peşinden de arzu ettiğimiz şeyleri Allah’tan istemeliyiz.<br />
 <br />
Duaya ilk önce Allah’a hamd ederek, Peygamberimize de salat-ü selam getirerek başlamalıdır. Mütevazi bir şekilde ve yumuşak bir ses tonu ile dua etmeli. Duanın kabul olacağına yürekten inanmalı, asla aceleci davranmamalıdır. İyi ve hayırlı işler için dua etmeli, asla beddua etmemeli. Anne ve babamız başta olmak üzere, başkalarını da dualarımıza dahil etmeliyiz. Dualarımız, samimiyetimiz ve ciddiyetimiz nisbetinde kabul olacaktır.<br />
 <br />
Sağlığımız, rahatımız, kısaca her türlü imkanımız varken dilimizi duaya alıştıralım. Sözlü duaya ilave, fiili dua denilen, yani bizzat yapılması gerekenleri de yapalım, sonra neticeyi Allah’a bırakalım. Dile getirdiğimiz ve  gönlümüzde olup da, ifade edemediğimiz tüm dua ve isteklerimizin kabulünü Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.<br />
Hayatımızın her anının dua haline gelmesi dileğiyle...<br />
                                  <br />
Turgut AÇARİ<br />
  İl Müftüsü<br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <br />
 </span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//dua-ibadetin-ozudur-ve-cok-faydalidir/674/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MEVLANA’DA OLGUN İNSAN</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yüce dinimiz, emir ve tavsiyeleriyle ve olgun insan yetiştirmeyi hedeflemiştir. Pek çok ayette “Allah iyi insanları (iyilik yapanları) sever” buyurulmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s) de, “Sıradan insanlar olmayınız. Bilakis insanlar bize iyilik ederse, biz de iyilik yaparız. Kötü davranırlarsa, aynı şekilde karşılık vermeyiz diyen, şahsiyetli insanlar olunuz” buyurarak, bize hedef göstermiştir.<br />
<br />
İçinde bulunduğumuz “Mevlana Haftası” münasebetiyle, Hz. Mevlana’nın güzel ve özlü sözlerine atıflar yaparak, önemli bulduğum birkaç konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Faydalı olması ve gereğince amel edilmesi temennisiyle.<br />
<br />
Mevlana, iyi insanı şöyle tarif etmektedir. “İyi insan kaybetmez, kaybedilir. Kaliteli insan işiyle uğraşır, boş insan kişiyle uğraşır. İyi huylu şikâyet etmez, tahammül eder.” Maalesef çoğu zaman iyilerin kıymeti, zamanında anlaşılmıyor. Ancak öldükten sonra fark ediliyor ve pişmanlık duyuluyor. İyi insan, hayattayken de iyidir, öldükten sonra da iyidir ve iyi olarak anılmaya devam eder.<br />
<br />
Olgun insan olmak konusunda, şu tavsiyelerde bulunulmaktadır: “ Ahlak örtüsü olmayanı, başörtüsü dindar yapmaz. Aklın başına geldiğinde pişman olacağın bir işi sakın yapma. Kusur bulmak için bakma birine, bulmak için bakarsan bulursun. Kusur örtmeyi marifet edin kendine işte o zaman kusursuz olursun.”<br />
<br />
Kalbimizin dil ile sözlerimizin de aklımız ve kalbimizle çok yakından alakası vardır. Konuyla ilgili olarak yine Mevlana’ya kulak verelim: “ Kalb denizdir, dil ise kıyı. Denizde ne varsa kıyıya o vurur. Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et. Çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar.” Konuyu şu atasözümüz en veciz şekilde özetlemektedir. “<br />
<br />
Dervişin fikri neyse, zikri de odur.”<br />
Kibirlenmenin fenalığını şu sözlerle özetler Mevlana: “ Kendini çok beğenme kul katında, ne kendini beğenmişler var toprak altında. Bak ibret al yere düşen yaprağa, o da yukarıdan bakardı toprağa. Bir kimsede kibir varsa, konuştuğu zaman, soğan gibi kokar.” Sonunda da, “ Topraktan geldik, toprağa gideceğiz. Mühim olan çamurlaşmamak.” diyerek, çok dikkatli olmamız gerektiğini hatırlatıyor bizlere.<br />
<br />
Cenab-ı Allah: “ Ben insanları ve cinleri bana kulluk etsinler diye yarattım” buyuruyor. Kulluk bilincini bir de Mevlana’dan dinleyelim: “ Ben, kul oldum. Her kul, efendisi tarafından azad edilince mutlu olur. Allahım! Ben senin kapında kul oldukça daha mutlu olurum.” Allah cümlemizi kendisine layık ve razı olduğu kullarından eylesin.<br />
Mevlana’nın dostluk ve güven konulu sözlerini hatırlayalım:<br />
 <br />
-Dostluk, illa yan yana, diz dize olmak değildir. Asıl dostluk can cana, kalp kalbe olmaktır.<br />
-Unutma, senin için başkasından vazgeçen, bir gün başkası için senden vazgeçer.<br />
-Ey dost! Derdin ne olursa olsun, umudun her zaman Allah olsun.<br />
-Mevla için neyse değerim, işte ben o kadar ederim.<br />
 <br />
Sohbetimizi Mevlana Celalettin Rumi’nin o meşhur ve ibretli cümleleriyle nihayetlendirelim:<br />
 <br />
-Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istedim. Bugün ise bilgeyim, kendimi değiştirdim.<br />
-Üç sözden fazla değil tüm ömrüm; hamdım, piştim, yandım.<br />
-Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol.<br />
 <br />
Selam, sevgi ve dualarımla..<br />
<br />
<strong>Turgut AÇARİ</strong><br />
<strong>İl Müftüsü</strong></span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//mevlana-da-olgun-insan/673/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖZÜRE DEĞİL, ÖZE BAKALIM</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> <br />
Bir gazeteci, görme engelli (âmâ) biriyle söyleşi yapıyordu. Bir ara engelli vatandaş gazeteciye şöyle demiş : ‘‘ Seninle benim aramızdaki fark nedir biliyor musun? Sen benim özrümü görüyorsun, ben ise senin özrünü göremiyorum. Farkımız sadece budur. ’’<br />
 <br />
Bu ibretli söyleşiden hareketle, her insanda az veya çok, görünen ya da görünmeyen bir şekilde özür olduğunu söyleyebiliriz. Bir bebek, başkalarının ilgisine muhtaçtır. Yıllarca çalışmış, yararlı işler yapmış bir ihtiyar çeşitli hastalıklarla boğuşur olmuştur. Gençtir, orta yaşlıdır, bedensel bir engeli de yoktur, ama unutkandır, yalan, riya, kibir, haset ve dedikodu gibi manevi özürleri vardır ve saire.<br />
 <br />
Ozan Aşık Veysel ile kardeşleri bir karar almışlar ve kendi köylerini ağaçlandırmaya başlamışlar. Bunu gören köy halkı, ‘‘ Bunca zaman babalarımızın yapamadığını bu kör adammı yapacak? ’’ diyerek, yapılan çalışmayı hafife almışlar. Bir kaç sene sonra ağaçlar büyüyüp, her yer yeşillenmeye ve meyve vermeye başlayınca : ‘‘ Kör olan o değil, asıl bizlermişiz. ’’ diyerek itirafta bulunmuşlardır.<br />
 <br />
Yıllardan beri bizler de fert, millet ve devlet olarak engellilere hep engeller çıkardık. Göremeyenleri, görmezden geldik. Konuşma sırası gediğinde de : ‘‘ Özürlülerden özür diliyoruz. Çok şey yapmak istedik ama olmadı, kusura bakmayın ’’ demekten başka bir şey yapamadık.<br />
 <br />
Özürlü insanı olan ailelerin stres, yük ve dertlerinin hafifletilmesi, yaşama ve sosyal haklardan yararlanmalarının sağlanması ve topluma katkıda bulunma imkânlarına kavuşmaları konularında bizler de bir şeyler yapmalıyız.<br />
 <br />
Sevgili Peygamberimiz (s), ortopedik engelli olan Muaz b. Cebel’i Yemen’e vali olarak görevlendirmiştir. Görme engelli Abdullah b. Ümmi Mektum’a yıllarca müezzinlik yaptırmış ve aynı kişiye 13 defa kendi yerine vekâlet görevi vermiştir. Rasulullah (s) bu davranışıyla, engelli insanların kabiliyetlerine göre değerlendirip, çalıştırılabileceğini bizlere göstermiştir.<br />
 <br />
Küçük bir elektrik düğmesi, koca bir fabrikayı çalıştırıyor. Küçücük bir hap, ağrıları dindiriyor ve hastalıkları iyileştiriyor. Ufak bir hediye, bir tebessüm, insanları mutlu ediyor. Bizler de engelli kardeşlerimize ziyaret, iltifat, tebessüm edelim. Ne bileyim bir şeyler yapalım istiyorum. İstersek çok şeyler bile yapabiliriz.<br />
 </span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Özürlülere eğitim ve iş imkânı sağlayabiliriz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yolları, parkları, okulları, camileri ve işyerlerini özürlülerin rahatça girebileceği hale getirebiliriz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Moral ve motivasyon programlarıyla destek verebiliriz.</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> <br />
 <br />
Artık özre değil, öze bakalım.<br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <br />
<strong>Turgut AÇARİ</strong><br />
<strong>İl Müftüsü</strong></span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//ozure-degil-oze-bakalim/672/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖNCE İNSAN HAKLARI</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"> <br />
Hak doğru, gerçek, pay, alacak ve görev gibi anlamlara gelmektedir. Allah’ın isimlerinden biri olması, ayet ve hadislerde çokça tekrar edilmesi bakımından önemli ve kıymetlidir. <strong>İnsan hakları, İslam’a göre aslen (doğuştan) kazanılır.</strong> Kanunlar ise, bu hakların korunması içindir.<br />
 <br />
Yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, eğitim hakkı, seyahat, ibadet, çalışma, din, vicdan ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar, <strong>“ Temel Haklar ve Özgürlükler ”</strong> bağlamında ilk akla gelenlerdir.<br />
 <br />
Haklar ve özgürlükler sınırsız değildir. Bunların da bir ölçüsü vardır ve olmalıdır. İslam inancına göre, başkasının hakkının başladığı yerde bizim özgürlüğümüz biter. Zira bizim inancımızda ve kültürümüzde, kendine de başkasına da zarar vermek yoktur.<br />
 <br />
Kurallar koymak ve <strong>“ İnsan Hakları ”</strong> şeklinde sloganlar geliştirmek faydalıdır ve bazı haksızlıkların önlenmesini sağlar. Kurallar ve sloganlar, her şeyi çabucak düzeltecek sihirli değnek değildir. Kuralları beğenmeyebiliriz, ancak kurallar uyulmak içindir. Elbirliğiyle uygulamak, yanlışlıkları ve haksızlıkları düzeltmeye çalışmak gerekir.<br />
 <br />
Temel hak ve özgürlükler söz konusu oluğunda senin, benim, iyi ve kötü ayrımı yapılmaz. Komşumuzun, komşuluk hakkı vardır. Muhtaçların yardım ve ilgi hakkı vardır. Anne, baba, evlat, akraba hakkı gibi daha birçok şey sayabiliriz. Bazıları bize göre iyi, kötü veya kusurlu olabilir, ancak hak her zaman haktır, asla zayi edilemez.<br />
 <br />
<strong>“Hak verilmez alınır” </strong>şeklinde yaygın bir söz vardır. Günümüz şartlarında kısmen gerekli gibi görünüyorsa da, doğru değildir. Asıl olan, hak sahibini istemek ve uğraşmak zorunda bırakmadan hakkını vermektir. Sevgili Peygamberimiz (s) <strong>“ Çalışanın alın teri kurumadan hakkını veriniz ” </strong>buyurarak en güzel ölçüyü getirmiştir.<br />
 <br />
Hak, haklının yani sahibinindir. Sahibi kimse, hak ona verilmelidir. İnsanlar ve devletler de hak mefhumunu böyle anlamalı ve böyle uygulamalıdır. Aksi halde haklar, sahibinin değil, güçlü ve kuvvetli olanın eline geçecektir. Hak sahibi zayıf ise, hakkını alamayacak, koruyamayacak, sürekli mağdur ve mazlum olacaktır.<br />
 <br />
Asıl olan, hakkın sahibine ulaşmasıdır. Birinin haklarını kısıtlamak, ellerini bağlayıp yemek yemeye, ayaklarını da bağlayıp yürümeye zorlamak demektir ki, bu asla yapılmamalıdır.<br />
 <br />
Hakların bilinmesi, korunması ve kullanılması için “Çocuk Hakları, Kadın Hakları, Azınlık Hakları, Müslüman Hakları” gibi söylemler geliştirilebilir. Ancak “ İnsan Hakları ” kavramının öne çıkarılması ve bu başlık altında çalışmaların yapılması faydalı olur diye düşünüyorum.<br />
 <br />
<strong>Temel hak ve özgürlüklerin rahatça kullanıldığı, hakça paylaşımların bulunduğu, huzurlu bir dünya dileğiyle..</strong><br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <br />
<strong>Turgut AÇARİ</strong><br />
<strong>İl Müftüsü</strong></span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//once-insan-haklari/671/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÖĞRETMENLİK ŞEREFLİ MESLEKTİR</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.<br />
 <br />
Sevgili Peygamberimiz (s) bir gün mescide girdiğinde, iki grup insanla karşılaştı. Bir grup ilimle, diğer grup ise, zikir ve tesbih ile meşgul idiler. Rasulüllah (s) her iki gruba da biraz baktı ve ‘‘ Ben öğretmen olarak gönderildim ’’ diyerek ilim grubunun yanına oturdu.<br />
 <br />
Cenab-ı Allah insana akıl, görme ve işitme yeteneği vererek öğrenme imkânı sunmuştur. İlk insan ve ilk Peygambere bütün isimleri O öğretmiştir. Vahiy yoluyla bütün Peygamberlere bilgiyi ve kalemle yazmayı da Allah öğretmiştir. Kısacası Allah, bütün Peygamberlerin öğretmenidir.<br />
 <br />
Sevgili Peygamberimiz (s) olağanüstü çabayla aile fertlerine ve sahabelerine çok şeyler öğretmiş ve seçkin insanlar yetiştirmiştir. İnsanları cehalet karanlığından kurtarmak, böylece dünya ve ahiret mutluluğunu kazandırmak istemiştir.<br />
 <br />
Diğer yandan da : ‘‘ Vallahi senin sayende bir kişinin hidayete kavuşması, kırmızı renkli deve sürüsüne sahip olmandan çok daha hayırlıdır. ’’ buyurarak, insan kurtarmanın engin sevabına işaret etmiştir. Bazı hadis alimleri, öğretmenlerin de bu büyük mükâfata dahil olduğunu söylemiştir. Zaten bizim öğretmenlerimiz, binlerce öğrencinin doğru düşünmesine, inanmasına, güzel ve yararlı şeyler yapmasına vesile olmaktadırlar.<br />
 <br />
Büyük alim Ebulleys Semerkandi şöyle demektedir: ‘‘ Cephede vatan toprağını korumak ve milletini kurtarmak için çarpışırken ölen insan şehit olur da; imanı korumak için hizmet ederken ölen hoca ( öğretmen ) şehit olmaz mı? Vatanı korumak ne kadar kutsal ise, imanı kurtarmak da o kadar kutsaldır.’’  sözüyle öğretmenliğin şerefli bir meslek olduğuna işaret etmiştir.<br />
 <br />
Hz. Ömer : ‘‘ Eğer dualarımın kabul olacağını bilseydim, Allah’tan iyi yetişmiş insan isterdim’’ demiştir. Buna ilave olarak pek çok toplantıya gençleri de çağırarak onlara hem değer vermiş, hem de tecrübe kazanmalarını sağlamıştır. İşte öğretmenler de, anne ve babalarından emanet aldıkları çocuklara hem dünya, hem de ahirette lazım olacak bilgileri vererek, iyi insan yetiştirmektedirler. “Öğretmenlik, insan yetiştirme sanatıdır” dersek, bir gerçeği en özlü şekilde ifade etmiş oluruz.<br />
 <br />
Eğitim ve öğretime en müsait canlı insandır. Ama eğitimi en zor olan ve en uzun süren, gene insandır. Öğretmenler, ‘‘ Ben muallim olarak gönderildim ’’ buyuran son Peygamberin eğitimcilik görevine talip olmuşlardır. Rasulüllah’ın kendi döneminde karşılaştığı zorlukların tam aynısı olmasa da, benzeri zorlukları öğretmenler de mutlaka yaşayacaklardır. Kısacası öğretmenlik zor meslektir.<br />
 <br />
Eğitim ve öğretim ne kadar zor, ne kadar uzun ve ne kadar masraflı olursa olsun, asla terk edilemez ve ihmal edilemez bir alandır. Nimetler, külfetlerle doğru orantılıdır. Eğitim uğrunda çekilen sıkıntılar, hem dünya hem de ahirette ödül olarak karşımıza çıkacaktır.<br />
 <br />
Bu önemli gün vesilesiyle, “Yeryüzü öğretmeni olabilmek için, gökyüzünün öğrencisi olmak lazım” diyen Aliya İzzetbegoviç’i ve ebediyete göçmüş tüm öğretmenleri rahmetle anıyor, hayatta olan öğretmenlere de sağlıklı uzun ömür ve hayırlı hizmetler diliyorum.<br />
 <br />
 <br />
<strong>Turgut AÇARİ</strong><br />
<strong>İl Müftüsü</strong></span></span></p>
]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//ogretmenlik-serefli-meslektir/670/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HZ. PEYGAMBER VE GEN&Ccedil;LİK</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Kur&rsquo;an-ı Kerim, gen&ccedil;lik d&ouml;neminde başlayıp ger&ccedil;eklerin izinde ve yanlışların da karşısında olan Hz. İbrahim ile, pek &ccedil;ok imtihanlardan ge&ccedil;en Hz. Musa&rsquo;yı anlatır. Sabır aşamalarından başarıyla ge&ccedil;en Hz. Yusuf&rsquo;u ve imanları uğruna yaşamaktan vazge&ccedil;en Ashab-ı Kehf&rsquo;i tanıtır. Daha pek &ccedil;ok Peygamberin ibretli kıssalarını, ibret almamız i&ccedil;in tek tek anlatır.<br />
<br />
Sevgili Peygamberimiz (s), &ldquo;İnsanlar i&ccedil;inde Allah&rsquo;ın en &ccedil;ok sevdiği kimse, iyiliklere y&ouml;nelmiş gen&ccedil;tir.&rdquo; buyurmuştur. Diğer bir hadislerinde, &ldquo;Kıyamet g&uuml;n&uuml; arşın g&ouml;lgesinde g&ouml;lgelenecek yedi gruptan biri de Allah&rsquo;a ibadet ve itaat duygusuyla b&uuml;y&uuml;yen gen&ccedil;tir.&rdquo; diye m&uuml;jdelemiştir. Ayrıca, &ldquo;İhtiyarlık gelmeden &ouml;nce, gen&ccedil;liğin kıymetini biliniz&rdquo; diye de uyarıda bulunmuştur.<br />
<br />
K&acirc;inatta boş gibi g&ouml;r&uuml;nen yerlerde bile, hava vardır, yani boşluk yoktur. İnsanoğlunun boş olan midesi, yemek ve suyla dolar. Kafası bilgi ve teknikle dolar, kalbi ise iman, ahlak ve sevgiyle doyar. &Ccedil;ocuklarımızın beden gelişimi i&ccedil;in g&ouml;sterdiğimiz &ccedil;abanın daha fazlasını, beyin ve ruh gelişimi i&ccedil;in de g&ouml;stermeliyiz.<br />
<br />
Gen&ccedil;lerden bahsederken &ldquo;kanı kaynıyor, ele avuca gelmiyor&rdquo; gibi s&ouml;zler s&ouml;yleriz. İşte bu d&ouml;nemdeki gen&ccedil;leri ikaz etmek gerektiğinde, her zaman Peygamber metodunu uygulamalıyız. Bir g&uuml;n Rasulullah&rsquo;a (s) gen&ccedil;lerden birinin alkoll&uuml; vaziyette camiye geldiği s&ouml;ylenir. Sevgili Peygamberimiz, &ldquo;Ona m&uuml;dahale etmeyin ve incitecek bir davranışta da bulunmayın. Cami onun hatasını d&uuml;zeltecektir.&rdquo; der. Ger&ccedil;ekten de o gen&ccedil;, kısa s&uuml;rede i&ccedil;kiyi bıraktı ve caminin devamlı cemaati oluverdi.<br />
<br />
Bizler de &ouml;z evlatlarımız başta olmak &uuml;zere, t&uuml;m &ccedil;ocuklara ve gen&ccedil;lere Hz. Peygamber&rsquo;in (s) sevgisi, şefkati ve g&uuml;zel &uuml;slubuyla yaklaşırsak, onlar da Allah&rsquo;ı Peygamber&rsquo;i ve camiyi seveceklerdir. İnsan, sevdiği kimseyi &uuml;zmez ve karşı gelmez. Korktuğu kimseyi de hi&ccedil;bir zaman sevmez.<br />
<br />
&Ccedil;ocuklara ve gen&ccedil;lere bizler her konuda &ouml;rnek olmalıyız. Zira g&uuml;zel &ouml;rnekler gen&ccedil;leri etkiler ve iyi y&ouml;ne kanalize ederler. &Ccedil;ocukların şahsiyet gelişimlerinin %70&rsquo;i yedi yaşına kadar tamamlanmaktadır. Bu bakımdan &ouml;rnek olma konusunda en başta gelenler, anne ve babalardır. &Ouml;rneklik etmede &ouml;ğretmenler, hocalar, y&ouml;neticiler, sporcular ve sanat&ccedil;ılar da sorumludurlar. Aslında bir hadisi şerife g&ouml;re hepimiz sorumluyuz ve mutlaka hesap vereceğiz.<br />
<br />
Gen&ccedil;lerimize okumaları ve &ccedil;ok &ccedil;alışmaları gerektiğini &ouml;ğretmeliyiz. İnan&ccedil;lı ve ahlaklı olmalarını sağlamalıyız. Dostlarını da, d&uuml;şmanlarını da tanıtmalıyız. İsimlerinden başlayarak, her şeyin iyisini onlara verelim ki, karşılık beklemeye y&uuml;z&uuml;m&uuml;z olsun.<br />
Hz. &Ouml;mer (ra) &ldquo;Gen&ccedil; insanı olmayan bir davanın, yaşama şansı yoktur.&rdquo; derken; Hz. Ali (ra) de, &ldquo;&Ccedil;ocuklarınızı kendi yaşayacakları d&ouml;neme g&ouml;re yetiştirin&rdquo; tavsiyesinde bulunmaktadır. Bu noktada aile, okul, cami, devlet ve millet elele vermeli, iyi gen&ccedil;ler yetiştirmeli, onlara g&uuml;venmeli ve sorumluluk vermeliyiz.<br />
<br />
Bizler, &uuml;zerimize d&uuml;şen g&ouml;revi layıkıyla yaparsak, gen&ccedil;lerimizle ilgili olarak : &ldquo;Hi&ccedil;bir şeyin kıymetini bilmiyorlar. Atalarına karşı saygıları yok. Tek bildikleri eğlenmek ve telefonla oynamak. &Ccedil;ok isyank&acirc;rlar, bir t&uuml;rl&uuml; mutlu olmuyorlar&rdquo; gibi s&ouml;zlerle dert yanmaktan kurtuluruz.<br />
<br />
Eğer istersek, mutlaka bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m buluruz ve başarırız. Gen&ccedil;ler asla ihmale gelmez. Onlar birer hazinedir ve geleceğimizdir. Pişman olmamak ve eyvah dememek i&ccedil;in, bizlerden bekleneni en g&uuml;zel şekilde ve zamanında yapmalıyız. İyi yetişen bir &ccedil;ocuk bir nevi vakıf gibidir. Ailesi ve emeği ge&ccedil;enler i&ccedil;in, kıyamete kadar sevap vesilesidir.<br />
Cenab-ı Hak c&uuml;mlemize iyi evlatlar l&uuml;tfeylesin ve gen&ccedil;lerimizin de hayrını g&ouml;rmeyi nasip eylesin.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hz-peygamber-ve-gen-ccedil-lik/669/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HZ. PEYGAMBER&rsquo;İ (S) &Ouml;RNEK ALMAK</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Y&uuml;ce Mevlamız, <strong>&ldquo; Sen en y&uuml;ce ahlak &uuml;zeresin.&rdquo;</strong>[1] buyurarak, Peygamber Efendimizi (s) &uuml;st&uuml;n ahlakıyla &ouml;vm&uuml;şt&uuml;r. <strong>&ldquo;Allah Ras&ucirc;l&uuml;nde sizler i&ccedil;in en g&uuml;zel &ouml;rnekler vardır&rdquo; </strong>[2] &nbsp;ayetiyle de O&rsquo;nun &ouml;rnekliğini &ouml;ne &ccedil;ıkarmıştır. Bizlerin de Hz. Peygamber&rsquo;i (s) doğru anlama, &ouml;rnek alma ve &ccedil;evremize de faydalı olma g&ouml;revi vardır.<br />
&nbsp;<br />
İmam Gazali, <strong>&ldquo; Biz Rasulullah&rsquo;ı (s) &ouml;rnek almakla g&ouml;revliyiz &rdquo;</strong> demektedir. Zira &ouml;rnek almak, &ouml;ğrenme, anlama ve ibret alma şeklinde bir faaliyettir. İnsanın hem kişiliğinde, hem ahlakında, hem de davranışlarında olumlu etki yapar.<br />
&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz&rsquo;in (s) bir &ccedil;ok konu hakkında ashabıyla istişare ettikten sonra &ccedil;ıkan sonuca g&ouml;re hareket etmesi ve ashabının uyarısı &uuml;zerine bazen kendi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;nden vazge&ccedil;ip, makul olan &ouml;neriyi kabul etmesi, kendisinin &ouml;rnek alınmasını istediğini g&ouml;sterir. Konuyla ilgili iki &ouml;rnek vermekte fayda g&ouml;r&uuml;yorum.<br />
&nbsp;<br />
Bedir savaşında Rasul&uuml;llah (s) ordusunu bir yere yerleştirir. Ashabı Kiram, &ldquo;Bu yerleşim d&uuml;zeni ilahi bir emir gereği midir?&rdquo; diye sorunca; Hz. Peygamber (s) kendi g&ouml;r&uuml;ş&uuml; olduğunu s&ouml;yler. Sahabeler, suyun olduğu tarafı tutmanın daha isabetli olduğunu s&ouml;yleyince, Peygamber Efendimiz de ashabın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ne uyarak, ordunun yerini değiştirmiştir.<br />
&nbsp;<br />
Hz. Peygamber (s) bir kadına, evlenme talebinde bulunan adamla evlenmesini teklif ettiğinde kadın: &ldquo; Eğer bu isteğiniz Peygamberliğin gereği ise evlenirim. Ama benim karar verme hakkım var ise, ben onunla evlenmek istemiyorum.&rdquo; der. Bunun &uuml;zerine Rasul&uuml;llah (s): <strong>&ldquo; Karar senin, istemiyorsan evlenme.&rdquo; </strong>cevabını vermiştir.<br />
&nbsp;<br />
Hz. Peygamber&rsquo;in (s) vahye dayalı her emri, yasağı ve tavsiyeleri bizim i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemlidir ve başımızın da tacıdır. Dinimizi doğru anlamak, g&uuml;zel yaşamak ve etrafımıza faydalı olmak konularında, Peygamber Efendimizin rehberliğine bug&uuml;n her zamankinden daha &ccedil;ok ihtiyacımız var.<br />
&nbsp;<br />
Peygamber Efendimiz&rsquo;in (s) kuvvetli s&uuml;nnetlerinden bir ka&ccedil;ını hatırlayalım isterim. Rasul&uuml;llah (s) sevgi doluydu, ahlakı &ccedil;ok g&uuml;zeldi, bilgiliydi, &ccedil;alışkandı ve tertemizdi. Her zaman m&uuml;tevazi, edep ve hay&acirc; sahibiydi, &ccedil;ok da c&ouml;mert idi. Nazik, şefkatli, merhametli, affedici ve sabırlıydı. Ailesiyle yakından ilgilenir, akrabalarını arar, komşulara değer verir, gen&ccedil;lere de g&uuml;venir ve sorumluluk y&uuml;klerdi. Hi&ccedil;bir zaman şiddet uygulamamış ve şiddeti onaylamamıştır.<br />
&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz&rsquo;in (s) m&uuml;ekked ve gayri m&uuml;ekked s&uuml;nnetleri yanında, zevaid s&uuml;nnetleri de vardır. Bunlar, Rasul&uuml;llah&rsquo;ın insan olması ve yaşadığı b&ouml;lge sebebiyle yapmak durumunda olduğu işlerdir. Yemek yemesi, su i&ccedil;mesi, y&uuml;r&uuml;mesi, uyuması, giyinmesi, barınması vb. şeylerdir. Bunlara aynısıyla uymak mecburiyeti yoktur. Fakat bu gibi konularda da O&rsquo;na benzemeye &ccedil;alışmakta fayda vardır.<br />
&nbsp;<br />
Hz. Peygamber (s) hayatın her alanıyla yakından ilgilenmiş, el atmadığı hi&ccedil;bir konu bırakmamıştır. İşte bizler, Sevgili Peygamberimiz&rsquo;i (s)&nbsp; bu y&ouml;nleriyle tanımalı, &ouml;rnek almalı, kuvvetli s&uuml;nnetlerini yaşamaya ve &ccedil;evremize de &ouml;rnek olmaya gayret etmeliyiz.<br />
&nbsp;<br />
Sohbetimizi m&uuml;jdeli bir hadis mealiyle bitirelim: <strong>&ldquo; Kim benim s&uuml;nnetlerimi yaşar ve yaşatırsa, beni &ccedil;ok sevindirmiş olur. Beni sevindirenler de cennette yanıbaşımda olacaklarıdır.&rdquo;</strong>[3]<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;<br />
<br />
<br />
[1]- Kalem Suresi, 4.<br />
[1]- Ahzab Suresi, 21.<br />
[1]- Ebu davud, Edeb, 1.</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hz-peygamber-rsquo-i-s-ouml-rnek-almak/668/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>T&Uuml;M HAYIRLI İŞLER İBADETTİR</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
G&uuml;zel dinimizin en &ouml;nemli ve en belirgin &ouml;zelliklerinden biri salih ameldir. Amel hal, hareket, iş ve davranış anlamlarına gelmektedir. Amel, iyi olabildiği gibi, k&ouml;t&uuml; de olabilir. Biz, bug&uuml;nk&uuml; yazımızda salih amelden, yani iyi olan işlerden bahsetmeye &ccedil;alışacağız.<br />
&nbsp;<br />
İyi ameli iki kısma ayırıyoruz. İlk b&ouml;l&uuml;mde ibadet dediğimiz namaz, oru&ccedil;, hac ve zek&acirc;t gibi ameller akla gelir. İkinci kısımda ise, ruhen ve bedenen bilin&ccedil;li olarak yapılan iyi ve olumlu faaliyetlerin t&uuml;m&uuml; kastedilmektedir. Farz, vacip, s&uuml;nnet, nafile, gizli ve aşik&acirc;r yapılan b&uuml;t&uuml;n olumlu işler bu kısma d&acirc;hildir. Buna kitaplarda ve halk dilinde &lsquo;&lsquo;Salih Ameller&rsquo;&rsquo; denilmektedir. Y&uuml;zlerce hayırlı amelden bir ka&ccedil;ını, birlikte hatırlatmaya &ccedil;alışalım.<br />
&nbsp;<br />
Resul&uuml;llah&rsquo;a (s) , en fazileti amelin hangisi olduğu sorulduğunda, &lsquo;&lsquo;İlimdir&rsquo;&rsquo; cevabını verir.&nbsp; Orada bulunanlar, &lsquo;&lsquo;Amel bakımından olanı sormuştuk&rsquo;&rsquo; diye kibarca hatırlatma yaparlar. Resul&uuml;llah (s): &ldquo;İlimdir. Zira bilin&ccedil;li olarak yapılan bir amel, az olsa da fayda verir. Bilin&ccedil;siz yapılan işler, &ccedil;ok olsa da, fayda vermez&rsquo;&rsquo; buyurur. Bu mevzuyu teyid eden diğer bir hadis-i şerif de ş&ouml;yledir: &ldquo;Allah katında amellerin en sevimlisi, az olsa da, devamlı olanıdır.&rsquo;&rsquo;<br />
&nbsp;<br />
&ldquo;Allah&rsquo;a en sevimli ve en &uuml;st&uuml;n amel hangisidir?&rsquo;&rsquo; sorusu, değişik zamanlarda ve değişik kişiler tarafından &ccedil;ok&ccedil;a sorulmuştur. Sevgili Peygamberimiz (s)&nbsp; de bu soruya farklı cevaplar vermiştir. Şimdi bu cevaplardan bir kısmını, kısa c&uuml;mleler halinde hatırlatmak istiyorum.<br />
&nbsp;</span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En efdal amel, namazı vaktinde kılmaktır.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En efdal amel, Allah yolunda cihad ( m&uuml;cadele ) etmektir.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En hayırlı amel, anne ve babaya iyilik etmektir.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En hayırlı amel, ilim tahsil etmektir.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En &uuml;st&uuml;n amel, su temin etmektir. ( Kuyu, &ccedil;eşme vb. gibi )</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">En &uuml;st&uuml;n amel, ihtiya&ccedil; olan yerleri ağa&ccedil;landırmaktır.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Amellerin en faziletlisi, devamlı ( istikrarlı ) olanlarıdır.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Amellerin en faziletlisi, din kardeşini sevindirmektir.</span></span></p>
	


<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Buraya kadarki cevaplarda, Peygamberimiz&rsquo;in (s) bedenen yapılacak işleri &ouml;ne &ccedil;ıkardığını g&ouml;r&uuml;yoruz. Fakat aynı soruya bir g&uuml;n: &lsquo;&lsquo;İyi insan olursan, cennete girersin&rsquo;&rsquo; cevabını vermiştir. Soru sahibinin &lsquo;&lsquo;Ben iyi insanmıyım, değilmiyim, nereden bileceğim?&rsquo;&rsquo; demesi &uuml;zerine Hz. Peygamber (s): &lsquo;&lsquo;Yakınlarına sor, &ouml;ğrenirsin&rsquo;&rsquo; buyurmuştur.<br />
&nbsp;<br />
İnsan olarak, toplumla birlikte yaşamak durumundayız. En yakınımızdakilerden başlayarak, komşu, akraba, meslektaş ve arkadaşımızla &ccedil;ok iyi ge&ccedil;inmeliyiz ki, bizim hakkımızda iyi ifadeler kullansınlar. İyi komşumuzdur, iyi arkadaştır, iyi insandır gibi şahitlikte bulunsunlar. Bizi yakından tanıyanların, hayattayken de, tabuttayken de bizim hakkımızda ne s&ouml;yleyecekleri &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Bu şahitliklere Allah ve Resul&uuml; &ccedil;ok &ouml;nem vermektedir.<br />
&nbsp;<br />
O halde bizler, ibadetlerimizi eda etmeye, hayırlı ameller işlemeye, kısaca iyi insan olmaya gayret edelim. İbadetlerimize ilave olarak g&uuml;zel, iyi ve faydalı amelleri bolca yapabilmek ve de Rabbimizin bizlere ikram edeceği ebedi nimetlere kavuşabilmek niyazıyla, hepinizi Allah&rsquo;a emanet ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//t-uuml-m-hayirli-isler-ibadettir/667/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KUL HAKLARINA DİKKAT!</title>
<description><![CDATA[<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">İnsanın olduğu her yerde g&ouml;rev de olacak, hak da olacaktır. G&ouml;rev ve sorumluluklarımızı, muhtelif vesilelerle ifade etmeye &ccedil;alıştık. Bug&uuml;nk&uuml; yazımızda, kul hakkının birka&ccedil; y&ouml;n&uuml;nden bahsetmeye gayret edeceğim.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">-Bedenle İlgili Haklar:&nbsp;</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Bir insanı &ouml;ld&uuml;rmek, d&ouml;vmek, yaralamak veya bir organını koparmak gibi şeylerdir. Bu durumda ceza uygulanır. Hak sahibi isterse tazminat alabilir ya da su&ccedil;luyu affedebilir. Tercih hak sahibinindir.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">-Dini Haklar:</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;Bir M&uuml;sl&uuml;mana y&uuml;z&uuml;ne karşı dinsiz, imansız, kafir, fasık, m&uuml;nafık gibi s&ouml;zler s&ouml;ylemektir. Bu durumda hak sahibinden &ouml;z&uuml;r dilemek ve bizzat helalleşmek gerekir. Şayet bu t&uuml;r s&ouml;zler, bir M&uuml;sl&uuml;manın gıyabında s&ouml;ylenmişse, hak sahibine gidilir, s&ouml;ylenen k&ouml;t&uuml; s&ouml;zler tekrarlanmadan &ldquo;bendeki hakkını helal et&rdquo; denir. Her iki durumda da &nbsp;alacaklı hakkını helal ederse sorumluluktan kurtulmuş oluruz. B&ouml;yle durumlarda hak sahibinin miras&ccedil;ılarıyla helalleşmek ge&ccedil;erli değildir.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">-Manevi Haklar:&nbsp;</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Din kardeşimizin dedikodusunu yapmak, iftira atmak, laf taşımak, lakap takmak, alay etmek, ağır şaka yapmak, kalp kırmak, &uuml;zmek ve s&ouml;z&uuml;nde durmamak gibi durumlarda mutlaka hak sahibi ile helalleşmek gereklidir.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">-Irzla İlgili Haklar:&nbsp;</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Başkalarının hanımına, kızına, bacısına veya herhangi bir kadına kem g&ouml;zle bakmak, elle veya dille rahatsız etmek, ya da hainlik etmektir. B&ouml;yle bir durumda fitne (kavga, &ccedil;atışma) &ccedil;ıkmayacaksa, hak sahibi ile helalleşmek lazımdır. Fitne korkusu varsa, hak sahibi i&ccedil;in dua etmeye ve sadakalar vermeye devam edilir. (Tecav&uuml;z su&ccedil;u, dua veya helalleşme ile af olmaz.&nbsp;&nbsp; Cezası neyse &ccedil;ekilecektir.)</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">-Maddi Haklar:</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;Para ve mal ile ilgili haklardır. a- &Ccedil;almak, aldatmak, gaspetmek. b- Aldığı borcu iade etmemek.(geri &ouml;dememek.) c- Bulduğu şeyi sahibine vermemek. d- Emaneti geri vermemek veya yerine ulaştırmamak. e- Başkasının malına zarar vermek. f- Mahkemede yalan beyan, sahte belge ve yalancı şahitle mal (hak) sahibi olmak vb. şeylerdir.</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Bunların sorumluğundan kurtulmak:&nbsp;</strong><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">1- Bu t&uuml;r mallar, sahibine geri verilmelidir. 2-Sahibi &ouml;lm&uuml;ş ise, varislerine &ouml;denmelidir. 3-Varisi de yoksa fakir M&uuml;sl&uuml;manlara verilir ve sevabı da asıl sahibine bağışlanır. 4-Bunu yapacak imk&acirc;n yoksa devamlı t&ouml;vbe etmek gerekir.</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Kul hakkı ile ilgili daha pek &ccedil;ok başlık bulabiliriz. &Ccedil;alışan ve işveren hakları, cemiyetle ilgili haklar, gayrı m&uuml;slim hakları ve hayvan hakları gibi. Başka bir vesileyle bunlardan da bahsetmeye &ccedil;alışırız.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">S&ouml;z, kul hakkından a&ccedil;ılmışken, &ccedil;ok &ouml;nemli olduğu halde, genelde g&ouml;z ardı edilen bir noktaya dikkat &ccedil;ekmek istiyorum. Bizim kul hakkıyla sınandığımız kişiler, en yakınlarımızdır.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Pek &ccedil;ok insan eşine, evladına veya kardeşine ne kadar acı konuşsa ve k&ouml;t&uuml; davransa da, bir g&uuml;nahının olmadığını sanmaktadır. Kul hakkına girdiğinin farkında bile değildir. Halbuki en &ouml;nemli ve tehlikeli haklar, bu gruba giren kul haklarıdır. Zira Y&uuml;ce Mevlamız, &ldquo;O g&uuml;n kişi kardeşinden, annesinden, babasından ve eşinden ka&ccedil;acak, karşılaşmak istemeyecektir.&rdquo; buyurarak bu acı ger&ccedil;eği hatırlatmaktadır.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">İyisimi biz, en yakınlarımızdan başlayarak hi&ccedil;bir kulun hakkına girmeyelim. Bir yanlışlığın farkına varınca da, derhal &ouml;deme ve helalleşme dahil, her t&uuml;rl&uuml; telafi yollarını arayalım. Bu d&uuml;nyada &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; bulup, kul hakkıyla &ouml;b&uuml;r d&uuml;nyaya gitmemenin gayreti i&ccedil;inde olalım.</span><br />
<br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Biz elimizden gelen gayreti g&ouml;sterirsek, g&uuml;c&uuml;m&uuml;z&uuml;n yetmediği durumlarda da Y&uuml;ce Mevla, bir kurtuluş &ccedil;aresi l&uuml;tfedecektir. Allah hepimizin yardımcısı olsun.</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">&nbsp;</span><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;" />
<strong style="font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px;">İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//kul-haklarina-dikkat/666/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DOĞRULUK ve G&Uuml;VEN DUYGUSU</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Hz. Ebu Bekir, bir g&uuml;n, Hz. Peygamberin (s) y&uuml;z&uuml;ne baktığında, sa&ccedil;ları ile sakalının bir hayli beyazlamış olduğunu g&ouml;rd&uuml;. Gayri ihtiyari olarak: &ldquo; Ya Rasulallah! Biraz ihtiyarlamış g&ouml;r&uuml;n&uuml;yorsunuz,&rdquo; dedi. Peygamberimiz (s) de: &ldquo; Sa&ccedil; ve sakallarımın ağarmasını ihtiyarlıktan sanma. Beni ihtiyarlatan Hud suresindeki; &ldquo;Emrolunduğun gibi, dosdoğru ol!&rdquo;ayetidir, der ve doğruluğun y&uuml;klediği sorumluluğu en veciz bir şekilde ifade eder.<br />
<br />
Peygamberimizi (s) doğruluk endişesi ihtiyarlatmış ise, bizim de bu konuyu iyice d&uuml;ş&uuml;nmemiz gerekir. &Ouml;zellikle her şeyi anne babadan &ouml;ğrenmeye başlayan, sonra da &ccedil;evresinden &ouml;ğrenmeye devam eden &ccedil;ocuklarımıza ve gen&ccedil;lerimize bu &ouml;nemli hususun anlatılması ve kavratılması gerekir.<br />
<br />
<strong>Bu ama&ccedil;la tarihi bir kıssayı anlatmak istiyorum.</strong><br />
1077 yılında Hazar denizinin g&uuml;neybatısındaki GİLAN şehrinde d&uuml;nyaya gelen ve bilahare &uuml;nl&uuml; bir &acirc;lim olan Abdulkadir Geylani&rsquo;den bahsedeceğim. K&uuml;&ccedil;&uuml;k yaşta babasını kaybeden Abdulkadir&rsquo;i annesi hoca mektebine g&ouml;nderir. Mahallinde okuyabileceği her şeyi tamamlayan oğlunu Bağdat&rsquo;a g&ouml;ndererek, daha ileri seviyede ilim &ouml;ğrenmesini arzu eder. Ergenlik &ccedil;ağındaki oğlunu ikna eden anne, yola &ccedil;ıkmak &uuml;zere olan kervana yetiştirir.<br />
<br />
Yolda ve Bağdat&rsquo;ta lazım olur diye 40 altın lirayı bir beze sarar ve oğlunun beline bağlar. Anne oğluna şu tavsiyeyi yapmıştır: &ldquo; Oğlum, doğruluktan asla ayrılma, g&uuml;venilir insan ol, ne olursa olsun yalana başvurma. Aksi takdirde sana hakkımı helal etmem!&rdquo; Oğul da &ldquo; tamam anne,&rdquo; demiştir. Kervan hareket ettikten bir iki g&uuml;n sonra, eşkıyalar baskın yaparak, herkesin parasını alırlar. Son olarak fark ettikleri Abdulkadir&rsquo;e birisi yaklaşıp biraz da kaba şekilde: &ldquo; Hey ufaklık! Sende para varmı?&rdquo; diye sorar. Abdulkadir: &ldquo;Evet hem de 40 altın liram var&rdquo; der. Bunu duyan eşkıya: &ldquo;Hadi canım sende, o kadar altın sende ne arar. Seni satsam, 40 altın etmezsin&rdquo; dedikten sonra, bir de tokat atıp uzaklaşır.<br />
<br />
Birka&ccedil; dakika sonra, başka bir soyguncu yanaşır ve aralarında aynı konuşmalar ge&ccedil;er. &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; eşkıya ise, durumu eşkıyabaşına s&ouml;yler. Eşkıyabaşı ile Abdulkadir arasında ş&ouml;yle bir konuşma ge&ccedil;er:</span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hey delikanlı! Adın ne senin?</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Abdulkadir</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Nereye gidiyorsun?</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bağdat&rsquo;a okumaya gidiyorum</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Uuml;zerinde 40 altın lira olduğu doğrumu?</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Evet doğru</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Peki, g&ouml;ster bakalım! (Abdulkadir belindeki kuşağı &ccedil;&ouml;zerek altınları yere atar.)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İşte paralar. Hepsi burada. (Eşkiyabaşı bakar ki tam olarak 40 altın var)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Evlat sen daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k sayılırsın. Param yok deseydin, sana inanır ve serbest bırakırdık. Ama sen ısrarla param var dedin. G&ouml;stermekten de ka&ccedil;ınmadın. Bu kadar d&uuml;r&uuml;st davranmanın sebebi neydi?</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yola &ccedil;ıkarken annem bana, her zaman doğru olmamı ve asla yalan s&ouml;ylemememi tembihledi. Ben de anneme s&ouml;z verdim, daha iki g&uuml;n olmadan yalan konuşursam ve d&ouml;neklik yaparsam, anneme karşı gelmiş olurum. Ben de bu duruma d&uuml;şmekten hay&acirc; ederim. (Eşkıya başı arkadaşlarına seslenir)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Arkadaşlar! Bu &ccedil;ocuk annesine karşı gelmekten ve g&uuml;nahk&acirc;r olmaktan hay&acirc; ediyor. Her şeyini kaybetmesine rağmen, doğruluktan ayrılmıyor. Biz ise bırakın anayı babayı, Allah&rsquo;a bile karşı gelmekten utanmıyoruz. Bu &ccedil;ocuğun davranışı beni &ccedil;ok etkiledi. Ben şu anda t&ouml;vbe ediyorum, t&uuml;m aldıklarımızı da sahiplerine iade ediyorum. Allah beni affetsin der.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Abdulkadir Geylani de ellerini kaldırarak: &ldquo; Allah&rsquo;ım sen b&uuml;y&uuml;ks&uuml;n, affedicisin, affı seversin. Doğruluğun h&uuml;rmetine bu kullarını affeyle&rdquo; deyince eşkıyalar hep birlikte &ldquo;&Acirc;MİN&rdquo; derler ve bir daha k&ouml;t&uuml;l&uuml;k yapmamak &uuml;zere t&ouml;vbe ederek ve s&ouml;zleşerek oradan ayrılırlar. Kervan da birka&ccedil; saatlik gecikmeden sonra sağ salim yoluna devam eder.</span></span></p>
	


<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu kıssada, Abdulkadir Geylani&rsquo;ye annesinin ne kadar g&uuml;vendiğini ve evladın da annesine verdiği s&ouml;ze nasıl sadık kaldığını ibretle g&ouml;rd&uuml;k. Sonucunun da &ccedil;ok g&uuml;zel olduğunu memnuniyetle &ouml;ğrenmiş olduk. Abdulkadir Geylani ile annesi arasındaki etkili iletişim, eğitim ve g&uuml;zel ahlak ile doğruluk ve g&uuml;ven anlayışının, t&uuml;m ailelere &ouml;rnek olması dileğiyle..<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//dogruluk-ve-g-uuml-ven-duygusu/665/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:14 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ENGELLİLER VE DİNİ SORUMLULUKLAR</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
İslam dininde akıl ve b&uuml;luğ (ergenlik) &ccedil;ok &ouml;nemlidir. İnsan akıllı olup, ergenlik yaşına da gelince, &lsquo;&lsquo; ibadetlerini yapmak ve g&uuml;nahlardan da sakınmak &rsquo;&rsquo; şeklinde &ouml;zetleyebileceğimiz, m&uuml;kellef olma d&ouml;nemi başlamış olur. Fakat konu engelliler olunca, Y&uuml;ce Mevl&acirc;&rsquo;mızın&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &lsquo;&lsquo;Allah, hi&ccedil; kimseye g&uuml;c&uuml;n&uuml;n yetmeyeceği şeyi y&uuml;klemez&rsquo;&rsquo; &acirc;yetiyle; Sevgili Peygamberimizin &lsquo;&lsquo;Kolaylaştırın, zorlaştırmayın&hellip; &rsquo;&rsquo; hadisini hep g&ouml;z&ouml;n&uuml;nde bulundurarak meselelere &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmamız gerekecektir. Bu zaviyeden bakmak suretiyle, bazı sorumlulukları ve kolaylıkları kısaca paylaşmak istiyorum:<br />
&nbsp;</span></span>


	<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kişi, zihinsel engelliyse ( yani akıl yoksa ) o kimseye hi&ccedil;bir sorumluluk yoktur. İbadetler ve yasaklar konusunda bir mesuliyeti olmayacaktır.</span></span>
	<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Kişi, bedensel olarak engelli, ama aklı yerindeyse, o kimse sağlıklı insanlar gibi t&uuml;m ibadetlerden sorumludur. Ancak ibadetlerini, sağlıklarının elverdiği şekilde yerine getirirler. &Ouml;rnek vermek gerekirse,</span></span>

<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">&nbsp;</span></span>


	<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">Abdest alamayanlar, teyemm&uuml;m yaparlar.</span></span>

<span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><span style="font-size:18px;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Ayakta duramayanlar, oturarak namaz kılarlar.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dilsiz olanlar, kalplerinden okurlar.&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Engelliler, ihtiya&ccedil; halinde namazları cem edebilirler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Oru&ccedil; tutamayanlar, fidye verirler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; -&nbsp;&nbsp; &nbsp; Hacca gidemeyenler, vekil g&ouml;nderebilirler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Y&uuml;r&uuml;me engeli olanlar, Cuma ve Bayram namazları dahil, camiye gitmekten&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;muaftırlar.<br />
&nbsp;<br />
Engelli kardeşlerimiz, istedikleri halde yapamadıkları ibadetlerden dolayı g&uuml;naha girmiş olmazlar. Yukarıdaki &acirc;yet ve hadis bunun delilidir.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Bazı Sorular ve Cevaplar</strong><br />
&nbsp;<br />
<strong>Soru:</strong> Anne karnındaki bebeğin bedensel veya zihinsel engelli olacağı tesbit edilince, onu aldırmak ( k&uuml;rtaj ) caiz midir?<br />
&nbsp;<br />
<strong>Cevap:</strong> Caiz değildir, zira o bir insandır ve canlıdır. Şayet o &ccedil;ocuk sağlıklı olarak doğsaydı ve sonradan bir sebeple k&ouml;t&uuml;r&uuml;m hale gelseydi, ona kıyabilir miydik? Elbetteki &nbsp;hayır.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Soru:</strong> &nbsp;Engellilik bir ceza mıdır?<br />
&nbsp;<br />
<strong>Cevap:</strong> Engellik, ne &ccedil;ocuk i&ccedil;in, ne de ailesi i&ccedil;in asla ceza değildir. Tam aksine o &ccedil;ocuk, ailesine Allah&rsquo;ın bir armağanıdır. Engelli &ccedil;ocuk ile ailesi, &ouml;zel bir g&ouml;revle g&ouml;revlidirler. Sabırla &uuml;zerlerine d&uuml;şeni yerine getirirlerse, &ccedil;ok sevap kazanacaklar ve cenneti hak edeceklerdir.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Soru:</strong> Engellilerin ahiretteki durumları nasıl olacaktır?<br />
&nbsp;<br />
<strong>Cevap :</strong> Sevgili Peygamberimiz akıl hastalarının hi&ccedil;bir şeyden sorumlu olmayacaklarını haber vermiştir. İnan&ccedil;lı olan, ibadetlerini elinden geldiğince yapmaya &ccedil;alışan ve sabırlı davranan engelliler ise, ahiret g&uuml;n&uuml; sağlıklı olarak dirileceklerdir. Ayrıca inan&ccedil;ları ve ibadetleri gereği de cennete gireceklerdir.&nbsp; &nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>

<p>&nbsp;</p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//engelliler-ve-dini-sorumluluklar/664/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AİLENİN TEMELİ SAĞLAM OLMALI</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Hz. Adem&rsquo;den beri b&uuml;t&uuml;n milletlerin ve dinlerin titizlikle &uuml;zerinde durdukları ve korumaya &ccedil;alıştıkları em &ouml;nemli kurum ailedir. Tarih boyunca &ccedil;eşitli şekiller almış ve değişikliklere uğramış ise de bir şekilde g&uuml;n&uuml;m&uuml;ze kadar ulaşmıştır. Sağlam temeller &uuml;zerine kurulan mutlu aile &ouml;rneğinin en g&uuml;zelini, sevgili Peygamberimiz&rsquo;de (s) g&ouml;rmekteyiz.<br />
&nbsp;<br />
Eğer aile sağlam temeller &uuml;zerine kurulmuşsa; b&ouml;yle ailelerin yuvası mutlu, k&ouml;yleri ve şehirleri huzurlu, evlatları da ailelerine, vatanına ve milletine hayırlı olurlar. B&ouml;yle ailelere sahip toplumlar can, mal, akıl, din ve namuslarından emin yaşarlar. Bu t&uuml;r ailelerin &uuml;zerinde y&uuml;kselen devletler kıyamate kadar payidar kalır, milli ruh ve değerler gelişerek devam eder. İyi insanlardan oluşan toplumlarda fitne, fesat, anarşi, ter&ouml;r ve vatan haini barınamaz. Bebekler cami avlusuna bırakılmaz. Yaşlılar da sokağa terkedilmez. Sağlam ailelerde eşler birbirine yardımcı olur, iffet ve namusunu korurlar. K&uuml;&ccedil;&uuml;kler b&uuml;y&uuml;klerine itaat eder ve saygı duyarlar. B&uuml;y&uuml;kler de k&uuml;&ccedil;&uuml;klere sevgi ve hoşg&ouml;r&uuml; ile davranırlar.<br />
&nbsp;<br />
Bazı batı &uuml;lkelerinde &ouml;zellikle ABD&rsquo;de gen&ccedil;lik sorunlarıyla ilgilenen uzmanlar, yetkililere: &ldquo;Gen&ccedil;liği alkolden, uyuşturucudan ve fuhuştan kurtarmak i&ccedil;in, T&uuml;rk aile anlayışını (yapısını) buraya getirmeliyiz&rdquo; demektedirler. T&uuml;rk aile yapısında ne var ki, birileri onu almaya &ccedil;alışıyorlar? Birka&ccedil; tanesini hatırlamaya &ccedil;alışalım: Bizde nik&acirc;hlı beraberlik vardır. Karşılıklı sevgi, saygı, sabır ve fedak&acirc;rlık &ouml;n plandadır. B&uuml;y&uuml;kler &ccedil;ocuklarını devamlı takip ederler. K&uuml;&ccedil;&uuml;kler de b&uuml;y&uuml;klerine itaat ve hizmet ederler. T&uuml;rk ailesinde Allah&rsquo;a ibadet vardır. Karşılıklı yardımlaşma ve hediyeleşme olur. Komşu ve akraba haklarına riayet edilir. Yalan başta olmak &uuml;zere, hi&ccedil;bir harama yer yoktur. İşte bizim ailemiz, b&ouml;yle g&uuml;zelliklerle bezenmiştir.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;&ldquo;Meyveli ağa&ccedil;, taşlanır&rdquo; diye bir atas&ouml;z&uuml;m&uuml;z vardır. M&uuml;sl&uuml;man T&uuml;rk ailesi &ccedil;ok kıymetli olduğu i&ccedil;in, d&uuml;şmanlar tarafından s&uuml;rekli taşlanmaktadır. Şeytan başta olmak &uuml;zere pek &ccedil;ok d&uuml;şman, bizim mutluluğumuzu istememektedir. &ldquo;Ailedeki itaat duygusunu yok etmeliyiz&rdquo; diyenden tutun da ; &ldquo;Asil ailelerin i&ccedil;ine yabancı kadınları dadı, hizmet&ccedil;i, aş&ccedil;ı gibi isimlerle g&ouml;nderip, gen&ccedil;leri yabancı k&uuml;lt&uuml;rlere alıştırmalı, hatta daha ileri gidip, aile ocaklarını yıkmalı&hellip;&rdquo; diyenlere kadar, pek &ccedil;ok harici d&uuml;şman olmuş ve aile anlayışımızı hep taşlamışlardır. Yıllar i&ccedil;inde aile yapımıza bir hayli de zarar vermişlerdir.<br />
İşin daha acısı, i&ccedil;eriden yapılan tahribattır. Son yıllarda yapılan filimlerde ve dizilerde s&uuml;rekli olarak nikahsız bereberlik teşvik edilmekte, gen&ccedil;lerden de ebeveynlere karşı itaatsızlık duyguları tetiklenmektedir. Kısaca gen&ccedil;lerimiz k&ouml;t&uuml;ye y&ouml;nlendirilmektedir. Bu yanlışlık d&uuml;zeltilmezse, ge&ccedil;imsizlik, boşanma ve aile i&ccedil;i şiddet artacak ve &uuml;lkemiz yaşanmaz hale gelecektir.<br />
&nbsp;<br />
Halbuki nikah, fert ve toplumun sigortasıdır. Karı ile kocanın birbirine g&uuml;venmesini sağlar. Nikahsız kurulan ilişkiler, cemiyeti ifsad ettiği gibi, nesli de aileyi de bozar. Sorumluluk, sevgi ve yardımaşma gibi hasletler yok olur. Bu duruma d&uuml;şen bir toplumun geleceği tehlikede demektir.<br />
&nbsp;<br />
Aile nikah ile kurulmalı, &ldquo;Allah&rsquo;ın emri ve Peygamberin kavli&rdquo; hayatımızın her safhasına hakim olmalıdır. Ailenin temeli hem sağlam olmalı, hem de g&ouml;revini doğru şekilde yerine getirmelidir. Aile, &ccedil;ocuklara g&uuml;zel &ouml;rnek olma ve onları iyi birer insan olarak yetiştirme g&ouml;revini yerine getirmiyorsa, artık orası sadece yemek yenen lokanta ve uyku ihtiyacının giderildiği otel haline gelmiştir. Bu, kesinlikle arzu edilen bir durum değildir.<br />
<br />
Mutlu ailelerin vazge&ccedil;ilmezi olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m 5/S kuralını, bir kere daha hatırlatmakta fayda g&ouml;r&uuml;yorum: 1-Sevgi. 2-Saygı. 3-Sabır. 4-Samimiyet. 5-Sadakat. Ailenin kurulmasında ve devamında bu beş kuralı kullanır isek, mutluluğumuz &ouml;lene kadar s&uuml;recek demektir.<br />
&nbsp;<br />
Biz, ailemizi sağlam temeller &uuml;zeine kuralım, aile bireyleri arasında sevgiyi ve anlayışı eksik etmeyelim. Milletin &ccedil;ekirdeği durumundaki aileyi mutlu ve huzurlu hale getirirsek, devlet de millet de huzurlu olur.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong><br />
&nbsp;</span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//ailenin-temeli-saglam-olmali/663/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DİN HİZMETİNE ADANMIŞ G&Ouml;REVLİLER</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ekim ayının ilk haftası &ldquo;Camiler ve Din G&ouml;revlileri Haftası&rdquo; dır. Bu m&uuml;nasebetle, bug&uuml;nk&uuml; yazımızda meslektaşlarım olan hoca efendilerden bahsetmek istiyorum. Sevgili Peygamberimiz: <strong>&ldquo;&Acirc;limler, Peygamberlerin varisidirler&rdquo;</strong> buyurmuştur. Halkımız tarafından bu hadis <strong>&ldquo;Hocalar, Peygamber vekilidir.&rdquo;</strong> şeklinde terc&uuml;me edilmiştir. Bu iki g&uuml;zel s&ouml;z, hocalara &ccedil;ok ağır bir g&ouml;rev ve sorumluluk y&uuml;klemektedir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İnsanımız, <strong>&ldquo;Hocam veya Hoca Efendi&rdquo;</strong> diye seslendiği ve h&uuml;rmet ettiği din g&ouml;revlilerinden &ccedil;ok şeyler beklemektedir. En g&uuml;zel &ouml;zellikleri, hocalarda g&ouml;rmek istemektedirler. Bir kısım insanlar da g&uuml;nahsız ve kusursuz bir hoca beklentisi i&ccedil;inde olabiliyorlar. Ama s&ouml;z&uuml;n burasında ifade edelim ki, hocalar da insandır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hoca Efendiler, hayatın her safhasında vardır. &Ccedil;ocuğumuzun kulağına ezan okurlar. S&uuml;nnet mevlidinde, nişan ve d&uuml;ğ&uuml;n&uuml;m&uuml;zde dua ederler. Kızımızı gelin ederken, oğlumuzu askere uğurlarken yanımızdadırlar. Komşuluk ve arkadaşlık ederler. Hastaları ziyaret edip şifa dilerler, &ouml;l&uuml;m anında da en b&uuml;y&uuml;k teselligahımız olurlar.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hocalarımız, cemaatle kıldığımız namazları, Allah&rsquo;a arzeden birer temsilcidirler. &Ccedil;ocukluktan itibaren Kur&rsquo;an&rsquo;ı ve dini bilgileri bizlere onlar &ouml;ğretirler. Kur&rsquo;an&rsquo;daki ve s&uuml;nnetteki bilgileri anlaşılacak ve yaşanacak seviyeye getirerek insanlara sunan trafo gibidirler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İnsanoğlu, melek olmadığı i&ccedil;in, iyiye de k&ouml;t&uuml;ye de meyledebilir. Normalde Allah&rsquo;a, Peygamber&rsquo;e (s), anneye, babaya, devlet b&uuml;y&uuml;klerine itaat eder. İnsanoğlu isyan da edebilir, zira b&ouml;yle bir y&ouml;n&uuml; de vardır. İşte hocalar vaazlarıyla, hutbeleriyle ve sohbetleriyle insanları iyiye y&ouml;nlendirir, k&ouml;t&uuml;l&uuml;kten alıkoyar ve isyan duygusunu da aza indirirler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Milli M&uuml;cadelede din g&ouml;revlilerinin katkıları takdire şayandır. Konuyla ilgili birka&ccedil; &ouml;rnek vermek istiyorum. M&uuml;ft&uuml; Ahmet Hulusi Efendi Denizli&rsquo;de &ldquo;Memleket işgal altındayken herkesin silaha sarılması, dini bir g&ouml;revdir.&rdquo; diyerek, ilk kıvılcımı &ccedil;akmıştır. Ankara M&uuml;ft&uuml;s&uuml; M.Rıfat B&Ouml;REK&Ccedil;İ de, milli m&uuml;cadelenin meşru olduğuna dair fetva hazırlamıştır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İzmir M&uuml;ft&uuml;s&uuml; Rahmetullah Efendi, İzmir&rsquo;in ezan sesleri y&uuml;kselen semalarında &ccedil;an seslerine katlanmaktansa, şerefle &ouml;lerek şehit olmanın daha iyi olacağını ifade ettikten sonra, s&ouml;zlerini ş&ouml;yle tamamlamıştır: &ldquo;Kardeşlerim! Ciğerlerinizde bir soluk nefes kaldık&ccedil;a ve damarlarınızda da bir damla kan dolaştık&ccedil;a, vatanımızı d&uuml;şmana teslim etmeyeceğimize, Kur&rsquo;an-ı Kerim&rsquo;e el basarak yemin ediniz&rdquo; diyerek, İzmir&rsquo;de milli m&uuml;cadeleyi başlatan &ouml;nder olmuştur.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Osmanlı, devlet anlayışı gereği, medrese hocaları ve talebeleri ile cami personelini savaşa g&ouml;t&uuml;rmezdi. &ldquo;Harpten sonra &uuml;lke insanının manevi inşasını onlar yapacaklar&rdquo; şeklinde bir g&ouml;r&uuml;ş hakimdi. Ancak o d&ouml;nemin şartları gereği imam, vaiz, m&uuml;ft&uuml; gibi hocalar ile, milletimizin her ferdi canla, başla milli m&uuml;cadeleye destek olmuşlar ve vatanımızı kurtarmışlardır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
İlim sahibi, g&uuml;zel huylu ve sorumluluğunun bilincinde olan hocalar, saygıyı hak ediyorlar. İmam-ı Azam, hocasının evinin tarafına ayaklarını uzatmazdı. İmam Şafii, hocası rahatsız olmasın diye, kitap yapraklarını &ccedil;ok yavaş &ccedil;evirirdi. Fatih, hocasını her g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; yerde ayağa kalkar ve ona yer g&ouml;sterirdi.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Daha &ccedil;arpıcı birka&ccedil; &ouml;rnek vermek istiyorum. Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Bey, hocası Şeyh Edeb Ali&rsquo;yi yanından hi&ccedil; ayırmamıştır. Fatih Sultan Mehmet Akşemsettin ile, Yavuz Sultan Selim İbni Kemal ile, Kanuni Sultan S&uuml;leyman Ebussuud Efendiyle birlikte hareket etmişlerdir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Milletimizin geleceğini, barışı, huzuru ve başarıyı d&uuml;ş&uuml;nen b&uuml;y&uuml;klerimiz, b&ouml;yle hareket etmişlerdir. Diğer taraftan zarar vermek isteyen (&ouml;zellikle de dış kaynaklı) g&uuml;&ccedil;ler, dine sataşmanın ilk adımının, hocalardan başladığını biliyorlardı. Zira din adamı itibarsız hale gelince, din de itibarsız hale gelecekti. Bu sebeple bir&ccedil;ok asılsız atas&ouml;z&uuml; ve fıkralar uydurulmuştur.<br />
<br />
Hocalar aleyhinde, atas&ouml;z&uuml; diye uydurulan c&uuml;mleler ile, asılsız ve de &ccedil;ok &ccedil;irkin olan hik&acirc;yeler anlatıldığında, Resulullah&rsquo;ın (s) ruhunun incineceğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor ve hicap duyuyorum. Bilvesile, bu hayırlı hizmetlerde yarış halinde olan meslektaşlarımı kutluyor, din hizmeti olarak yapılan t&uuml;m &ccedil;alışmaların hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>

<p>&nbsp;</p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//din-hizmetine-adanmis-g-ouml-revliler/662/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİZİM GAZİLERİMİZ</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İnsanların dokunulmaz ve kıymetli saydıkları din, vatan ve bağımsızlık gibi, bir takım değerleri vardır. Dinimiz, bu değerler uğruna m&uuml;cadele etmeyi kutsal kabul etmiştir. Bu m&uuml;cadelenin sonunda erişilebilecek iki manevi r&uuml;tbe vardır ki birincisi şehitlik, ikincisi gaziliktir.<br />
<br />
Gazi, mukaddes değerler uğruna savaşa ve m&uuml;cadeleye katılandır. Yaralansa da yaralanmasa da dinen gazidir. Ancak &ouml;rf&uuml;m&uuml;zde ş&ouml;yle bir kavram yaygınlaşmıştır:&ldquo; Gaziler, din ve vatan gibi kutsal değerler uğruna m&uuml;cadele ederken yaralanan, sağlığını veya bir organını kaybeden, unutulmayacak izler bırakan ve g&ouml;n&uuml;llerde taht kuran kahramanlardır.&rdquo;<br />
<br />
Biz, millet olarak şehitlik ve gazilik r&uuml;tbelerine o kadar aşinayız ki, onlarsız milletimizi ve tarihimizi d&uuml;ş&uuml;nmek kabil değildir. Savaş meydanında &ldquo;Allah! Allah!&rdquo; diye nida eden Mehmet&ccedil;iğimiz, şehitlik veya gazilik r&uuml;tbesinden birini alarak, cennete girmeyi arzu etmektedir.<br />
<br />
Gazilerimiz &ldquo; Bug&uuml;n vatanımı savunmaya gidersem ve de şehit olursam, bir kere &ouml;l&uuml;r&uuml;m. Aksi halde, yani vatan elden giderse, her g&uuml;n &ouml;l&uuml;r&uuml;m&rdquo; derler.<br />
Gen&ccedil;lerimiz kolkola girerler, helalleşirler, &ldquo;&Ouml;lmek var d&ouml;nmek yok&rdquo; derler, &Ouml;l&uuml;rsem şehit, kalırsam gazi inancıyla yola &ccedil;ıkarlar ve : &ldquo; Allahım! Bizi her t&uuml;rl&uuml; d&uuml;şmana karşı muzaffer eyle&rdquo; diye dua ederler.<br />
<br />
&Ccedil;anakkale Savaşı gazileri ile şehit yakınlarının tamamına yakını &ldquo; Biz para i&ccedil;in savaşmadık. Din, vatan ve bağımsızlık gibi kutsal değerlerimiz i&ccedil;in savaştık&rdquo; diyerek, verilen parayı almamışlardır.<br />
<br />
Savaşın seyrini değiştiren Seyit Onbaşı&rsquo;ya 1934 yılında gazilik maaşı bağlanır. Yakalandığı hastalıklarla m&uuml;cadele ederek, beş yıl sonra vefat ettiğinde, miras&ccedil;ıları banka hesabına bakarlar ki, gazi maaşından bir kuruş dahi harcanmamıştır. H&acirc;lbuki verilen bu paraları almakta ve kullanmakta dinen bir mahzur yoktur.<br />
<br />
Kore Savaşı sonrasında bir &ccedil;ok &uuml;lkenin askerleri &uuml;lkelerine d&ouml;nd&uuml;ler. Avrupa &uuml;lkelerinde bir &ccedil;ok travmalar yaşandı, hatta cinnet ge&ccedil;irenler bile oldu. Fakat bizim &uuml;lkemizde en ufak bir olumsuzluk yaşanmadı. Sebebi araştırıldığında, bizdeki aile bağlarının kuvvetli olmasının ve de şehitlik ile gazilik kavramlarına verilen değerin etkili olduğu ve travmayı &ouml;nlediği tespit edilmiştir.<br />
<br />
Gazilerimiz, vatanın b&uuml;t&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ve aile birliğini korumak i&ccedil;in yola &ccedil;ıktılar. Mukaddes değerlerimizi korumak i&ccedil;in, &uuml;retmek ve yaşatmak gibi gayeler i&ccedil;in m&uuml;cadele ettiler.<br />
Bir &ccedil;ok gazimiz, ilerlemiş yaşlarına, bazıları da sağlık sorunlarına aldırmadan m&uuml;cadele vermeye devam ediyorlar. Bu gayretleriyle n&ouml;bet tutmaya devam ediyorlar. Kutsal değerlerin bayraktarlığını asırlarca yapmış olan necip milletimiz, bu ulvi g&ouml;revine kıyamete kadar devam edecektir.<br />
<br />
Rahmet-i Rahmana kavuşan gazilerimiz lisan-ı halleriyle, hayattaki gazilerimiz de y&uuml;ksek sesle bizlere ş&ouml;yle sesleniyorlar: &ldquo; Dinimize ve namusumuza sahip &ccedil;ıkın. Ailemize ve neslimize sahip &ccedil;ıkın. Vatanımıza, bayrağımıza, devletimize ve bağımsızlığımıza sahip &ccedil;ıkın. Kısaca, t&uuml;m değerlerimize sahip &ccedil;ıkınız.&rdquo; demektedirler.<br />
<br />
S&ouml;zlerimi şu dua c&uuml;mleleriyle bitirmek istiyorum. Cenab-ı Allah, ebediyete g&ouml;&ccedil; eden gazilerimizi cennette Sevgili Peygamberimiz&rsquo;e komşu eylesin. Yaralı gazilerimize acil şifalar, hayattakilere de sağlıklı ve hayırlı uzun &ouml;m&uuml;rler l&uuml;tfeylesin. Gaziler g&uuml;n&uuml; hayırlı ve kutlu olsun.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//bizim-gazilerimiz/661/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MUHARREM AYI VE AŞURE</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;Muharrem ayı, Hicri yılın birinci ayıdır. Kur&rsquo;an-ı Kerim&rsquo;de ifadesini bulan ve Arap k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nde kutsal sayılan d&ouml;rt aydan biridir. Hz. &Acirc;dem&rsquo;in t&ouml;vbesi bu ayda kabul edilmiştir. Hz. Nuh&rsquo;un gemisi bu ayda Cudi dağında selamete ermiştir. Buna benzer on kadar Peygamber&rsquo;in &ccedil;ok &ouml;nemli hatıralarının bu aya, &ouml;zellikle de Muharrem&rsquo;in onuncu g&uuml;n&uuml;ne denk geldiği ifade edilmektedir.<br />
<br />
On Muharrem g&uuml;n&uuml;, M.680 yılında, Sevgili Peygamberimizin (s) sevgili torunu Hz. H&uuml;seyin ile aile fertlerinin b&uuml;y&uuml;k b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n şehit edildiği ve asırlardır da t&uuml;m M&uuml;sl&uuml;manlarca h&uuml;z&uuml;nle y&acirc;d edilen Kerbala olayını da hatırlatmaktadır.<br />
Peygamber Efendimizin (s) emriyle namazlarda &ldquo; Allah&uuml;mme salli ve Allah&uuml;mme b&acirc;rik&rdquo; dualarını okuruz. &ldquo; Allahım Sen Muhammed&rsquo;e, O&rsquo;nun ehli beytine ve ashabına merhamet eyle&hellip;&rdquo; diye dua ediyoruz. &Uuml;lkemizin d&ouml;rt bir yanında Hasan, H&uuml;seyin, Ali, Avni, Fatma, Ayşe, Zeynep gibi isimler &ccedil;ok&ccedil;a kullanılmaktadır. Hatta camilerimizin duvarlarını s&uuml;sleyen sekiz levhanın ikisi Hasan ve H&uuml;seyin&rsquo;dir.<br />
<br />
Allah&rsquo;ın, Peygamber&rsquo;in, Kuran&rsquo;ın ve Ehli Beytin rehberliği konusunda, bir farklılık bulunmamaktadır. Ehli Beyti sevmeyen ve Kerbela&rsquo;ya &uuml;z&uuml;lmeyen bir M&uuml;sl&uuml;man da yoktur. Allahımız, Peygamberimiz, Kitabımız, Vatanımız, Bayrağımız bir iken, bizler maalesef S&uuml;nni ve Alevi diye bir b&ouml;l&uuml;nm&uuml;şl&uuml;ğ&uuml;n i&ccedil;ine d&uuml;şm&uuml;ş bulunuyoruz.<br />
Bizim artık kavgayla, tartışmayla ve faydasız m&uuml;cadeleyle kaybedecek vaktimiz yok. Birlik, beraberlik, kardeşlik, barış, huzur ve g&uuml;ven i&ccedil;inde yaşamaya ihtiyacımız vardır. Bir an &ouml;nce doğru ve ortak paydada buluşarak, &uuml;lkemizin daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; olması i&ccedil;in, hep birlikte &ccedil;aba g&ouml;sterme zamanıdır.<br />
<br />
Sevgili Peygamberimiz (s) Medine&rsquo;ye hicretinden sonra, Muharrem Ayının 9. ve 10. veya 10. ve 11. g&uuml;nlerinde oru&ccedil; tutmuş ve ashabına da tavsiye etmiştir. Ayrıca: &ldquo; Ramazan orucundan sonra en faziletli oru&ccedil;, Muharrem Ayında tutulan aş&ucirc;re orucudur.&rdquo; Diğer bir hadislerinde de: &ldquo; Aş&ucirc;re orucunun bir &ouml;nceki yılın g&uuml;nahlarına keffaret olacağını &uuml;mit ediyorum.&rdquo; buyurmuştur. Bizler de bu tavsiyelere uyarak, 14 asırdır Muharrem Ayında oru&ccedil; tutmaya gayret ediyoruz. Allah abul etsin ve rızasına uygun yaşamayı nasip eylesin.<br />
Bir de AŞ&Ucirc;RE dediğimiz tatlımız var. Hz. Nuh&rsquo;un gemisi, i&ccedil;indekilerle birlikte kurtulunca, herkesin elinde kalan tahılları bir araya getirip pişirdikleri ve aş&ucirc;renin buradan hatıra olarak kaldığı şeklinde rivayetler vardır. Ancak aş&ucirc;renin hatırlattığı &ouml;nemli mesajları alıp uygulamanın daha isabetli olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.<br />
<br />
Aş&ucirc;re k&uuml;&ccedil;&uuml;k tahılların bir araya getirilmesiyle yapılır. Bizler de yiyecek, para ve iyilik gibi k&uuml;&ccedil;&uuml;k şeyleri bir araya getirelim. Faydalı olan en ufak şeyi bile asla k&uuml;&ccedil;&uuml;msemeyelim. İyilik yapmak aklımıza gelince, hemen yerine getirelim.<br />
<br />
Aş&ucirc;re farklı bakliyat ve tahıllardan oluşur. Bizler de farklı ırk, millet, k&uuml;lt&uuml;r ve dinlerden olabiliriz. Ama bunu ayrışma sebebi değil, k&uuml;lt&uuml;rel zenginlik olduğunu kabul ederek, bir arada huzurla yaşayabiliriz, hatta yaşamalıyız.<br />
<br />
Aş&ucirc;rede herkesin sevdiği nefis bir tat ve lezzet vardır. Bizler de birlik, kardeşlik ve dayanışma ruhuyla &ccedil;ok g&uuml;zel şeyler ortaya koyup tadını da &ccedil;ıkarmalıyız.<br />
Aş&ucirc;rede başkalarına ikram vardır. Bizler de sahip olduğumuz t&uuml;m g&uuml;zellikleri başkalarına ulaştırmalı ve paylaşmayı başarmalıyız.<br />
<br />
Muharrem Ayının ve Aş&ucirc;re geleneğimizin iyilik ve g&uuml;zelliklere vesile olması dileğiyle.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//muharrem-ayi-ve-asure/660/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EĞİTİMDE &Ccedil;OCUK VE AİLE</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Cenab-ı Allah&rsquo;ın bir aileye nasib ettiği en kıymetli nimet, evlat nimetidir. Bebek, kendini &ccedil;ok rahat hissettiği anne karnından, bilmediği bir d&uuml;nyaya geldiği i&ccedil;in, s&uuml;rekli ağlar. Buna karşılık anne ve babası ile b&uuml;t&uuml;n s&uuml;lale &ccedil;ok mutludurlar. Dualar, hediyeler ve ikramlarla bu mutluluğu paylaşırlar.<br />
&nbsp;<br />
Ancak &ccedil;ocuk o ailede bir emanettir. Bir&ccedil;ok şeyi aile ortamında &ouml;ğrenecektir. Şahsiyeti ve karakteri orada şekillenecektir.&nbsp; Yemeyi, konuşmayı, y&uuml;r&uuml;meyi, sevmeyi ve hatta korkmayı bile o ailede &ouml;ğrenecektir. Dolayısı ile &ccedil;ocuklarımıza karşı g&ouml;rev ve sorumluluklarımız vardır.<br />
&nbsp;<br />
Bazı uzmanlar, &ccedil;ocukları muhtelif şeylere benzeterek &ccedil;ocuk ve aile ilişkisini daha net olarak anlatmaya &ccedil;alışırlar. Bunlardan bir ka&ccedil;ını nakledelim.<br />
&nbsp;<br />
- &Ccedil;ocuk, su gibidir, hangi kaba konursa onun şeklini alır.<br />
- &Ccedil;ocuk, hamur gibidir, istediğiniz şekli verirsiniz.<br />
- &Ccedil;ocuk, &ccedil;i&ccedil;ek gibidir, ilgilenilmezse hemen solar<br />
- &Ccedil;ocuk, hatıra defteri gibidir, ne yazılırsa onlar okunur.<br />
- &Ccedil;ocuk, teyp ve kamera gibidir, g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; ve duyduğu her şeyi kaydeder.<br />
&nbsp;<br />
Bu gibi &ouml;rnekleri &ccedil;oğaltmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r, fakat &ccedil;ocuğun da bir insan olduğu asla unutulmamalıdır. &Ccedil;ocuklar, kendine bir &ouml;rnek se&ccedil;ip, ona benzemeye &ccedil;alışırlar. Bu &ouml;rnek &ouml;ncelikle aileden biri olur. Eğer aileden iyi bir &ouml;rnek bulamazsa ve ilgi de g&ouml;remezse, o zaman dışarıdan birine benzemeye &ccedil;alışır. Son zamanlarda TV ve internet sayesinde &ccedil;ocukların &ccedil;evresi &ccedil;ok genişlediğinden, sanat&ccedil;ı, sporcu veya şarkıcı gibi meşhur birine benzemeye de &ccedil;alışabilirler.<br />
&nbsp;<br />
Şayet ailede k&ouml;t&uuml; s&ouml;z, davranış ve alışkanlıklar varsa, &ccedil;ocukların bu yanlışlıklara alışması &ccedil;ok daha kolay ve de &ccedil;ok &ccedil;abuk olur. Bu nedenle aileler &ccedil;ocuklarına g&uuml;zel &ouml;rnek olmak, onlarla yakından ilgilenmek, gereken sevgi ve şefkati de g&ouml;stermek durumundadırlar. Aksi takdirde ne olduğunu ve ne zaman b&uuml;y&uuml;d&uuml;klerini anlamadan, gen&ccedil; bir birey oluverecekler, anne ve babaların, &ldquo;<strong>eyvah</strong>&rdquo; demeleri artık fayda vermeyecektir.<br />
&nbsp;<br />
&Ccedil;ocukların eğitimine &ccedil;ok erken başlanması gerektiği konusunda uzmanların hepsi m&uuml;ttefiktirler. Bir konferansta cereyan eden k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir diyalog, bu konuda &ouml;nemli ipucu vermektedir. Dinleyici anne, konferans&ccedil;ı uzmana soruyor: &ldquo; <strong>&Ccedil;ocukların eğitimine ka&ccedil; yaşında başlayalım?</strong>&rdquo; Konferans&ccedil;ı, &ccedil;ocuğun beş yaşında olduğunu &ouml;ğrendikten sonra şu cevabı veriyor: &ldquo;<strong>&Ccedil;ocuğunuzun eğitimine tam beş yıl ge&ccedil; kalmışsınız&rdquo;. </strong>Bu ufak diyalog sayesinde, &ccedil;ocukların eğitimine doğumla birlikte başlanması gerektiğini &ouml;ğrenmiş oluyoruz.<br />
&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) kendi &ccedil;ocukları, torunları ve b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocuklar i&ccedil;in dua eder, onlara selam verir ve yakından ilgilenirdi. Bir dizine torunu Hasan&rsquo;ı &ouml;b&uuml;r dizine de &Uuml;same&rsquo;yi oturtup: &ldquo; <strong>Ben bu iki &ccedil;ocuğu &ccedil;ok seviyor ve merhamet ediyorum. Allah&rsquo;ım, sen de onlara merhamet et</strong>&rdquo; diye dua ederdi. Ayrıca : &ldquo;<strong>Anne babaların &ccedil;ocuklarına duası, peygamberlerin &uuml;mmetine duası gibi makbuld&uuml;r</strong>&rdquo; buyurarak, bizlere g&uuml;zel bir yol &ouml;ğretmiştir.<br />
&nbsp;<br />
Bizler &ccedil;ocuklarımıza eğitim başta olmak &uuml;zere her şeyin en iyisini verelim; sonra da onlardan faydalı ve başarılı bir evlat olmalarını bekleyelim. Eğer hayırlı bir evlat yetiştirirsek, kıyamete kadar bize sevap yazılmaya devam edecektir. &Ccedil;ocuklarımızın hayrını g&ouml;rebilmek dileğiyle&hellip;<br />
<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>&nbsp; &nbsp;İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//egitimde-ccedil-ocuk-ve-aile/659/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HİCRETİ ANLAMAK</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Hicret, kalben ve bedenen bir yerden, başka bir yere g&ouml;&ccedil; etmek demektir. Genelde din ve iman uğruna yapılan yer değişikliğine hicret denir. &Ouml;zelde hicret, Hz. Peygamber (s)&rsquo;in 622 yılında Mekke&rsquo;den Medine&rsquo;ye gitmesinin adıdır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Tarihte b&uuml;t&uuml;n Peygamberler hicret etmişlerdir. Hz. Adem&rsquo;in Cennetten d&uuml;nyaya hicreti, Hz. Nuh&rsquo;un gemiyle evinden ayrılması, Hz. Musa&rsquo;nın anne kucağından Firavun&rsquo;un evine gitmesi, Hz. İbrahim&rsquo;in Mekke&rsquo;ye gidişi, Hz. Yusuf&rsquo;un da Mısıra gitmesi gibi.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hz. Muhammed (s) de &ouml;nce Erkam&rsquo;ın evine taşınmıştır. M&uuml;sl&uuml;manları Habeşistan&rsquo;a g&ouml;ndermiştir. M. 620 yılında Taife hicret etmiş, ancak g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; k&ouml;t&uuml; muamele sebebiyle geri d&ouml;nmek zorunda kalmıştır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz (s) İslam dinini tanıtma, yayma ve yaşama konusunda &uuml;&ccedil; &ouml;nemli metot izlemiştir. Birincisi sabır, ikincisi hicret, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml;s&uuml; de cihattır. Rasulullah ve ashabı on &uuml;&ccedil; yıl boyunca sabır imtihanını kazandılar. Ancak tehdit ve zul&uuml;m artarak devam edince, ikinci plan olan hicrete başvurdular.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hz. Peygamber (s) m&uuml;minlere hicret izni verdi, ama kendisi hemen hicret etmedi. Zira akrabalarının desteği sayesinde fazla eziyet g&ouml;rm&uuml;yordu. Fakat m&uuml;şrikler Dar&uuml;nnedve&rsquo;de toplanıp Ebu Cehil&rsquo;in : &ldquo; Her kabileden birer gen&ccedil; se&ccedil;elim. Muhammed&rsquo;in evini kuşatsınlar ve hepsi kılı&ccedil;la vurarak birlikte &ouml;ld&uuml;rs&uuml;nler. Bu durumda Haşimoğulları, t&uuml;m Arap kabilelerine savaş a&ccedil;amaz; mecburen diyete razı olacaktır. Bu mesele de b&ouml;ylece halledilmiş olur&rdquo; şeklindeki teklifini kabul ettiler.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Bu &ccedil;irkin &ouml;l&uuml;m kararı Allah tarafından Hz. Peygambere bildirilerek hicrete izin verildi. Rasulullah (s) da Hz. Ebu Bekr&rsquo;i yanına alarak hicret etti. Alınan tedbirleri ve yol boyunca cereyan eden ibretli olayları tekrar etmeden, bir iki hususu zikretmek istiyorum.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hicret zordur. İnsanın bizzat kendisi karar verip, taşınacağı evi belirleyerek, istediği tarihte evini taşıması bile zordur. Bir de inancı uğruna evini, vatanını ve yakınlarını bırakıp gitmek, &ccedil;ok daha zor olsa gerektir. Hele Sevgili Peygamberimizin Mekke&rsquo;den ayrılırken; &ldquo; Ey Mekke, yery&uuml;z&uuml;nde en &ccedil;ok sevdiğim şehir sensin. Elimde olsa gitmezdim. Ama ne yapayım ki, buranın insanları bana yaşama hakkı tanımıyorlar. İşte bu sebepten gidiyorum.&rdquo; demesi, hicretin zorluğunu anlatmaya k&acirc;fidir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Hicret ka&ccedil;ış değil, ge&ccedil;iştir ve değişimdir:</span></span>


	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Ouml;l&uuml;m tehdidinden, yaşama h&uuml;rriyetine ge&ccedil;iştir.</span></span>
	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İbadet h&uuml;rriyetine kavuşmaktır.</span></span>
	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İmanın tadını, başkalarına da ulaştırmaktır.</span></span>
	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Aşiret halinden, devlet yapısına ge&ccedil;mektir.</span></span>
	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Sabırdan sonraki m&uuml;cadele metodunu uygulamaktır.</span></span>

<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz (s) hicret kavramına başka anlamlar da y&uuml;klemiştir. Bunlardan bir ka&ccedil;ını aktarmak gerekirse: &ldquo; Hicret, k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğ&uuml; terk etmendir.&rdquo; &ldquo; Hicret, Rabbimin hoşlanmadığı şeyleri terk etmendir.&rdquo; &ldquo; Hicret, ge&ccedil;miş g&uuml;nahlara keffaret olur.&rdquo; buyurmaktadır. Artık Medine&rsquo;ye hicret olmayacağına g&ouml;re, bu hadislerdeki m&uuml;jdeye uygun hicrette bulunabiliriz.<br />
Mesela:</span></span>


	<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Cahillikten ilme hicret edebiliriz. Haramlardan helallere, g&uuml;nahlardan da t&ouml;vbeye hicret edebiliriz. Bidatten s&uuml;nnete, hurafeden hakikate, kibirden tevazuya, ter&ouml;rden huzura, yalandan doğruluğa, kirden temizliğe hicret edebiliriz, hatta etmeliyiz diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</span></span>

<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Y&uuml;ce Mevla hicri yeni yılımızı hepimiz hakkında hayırlı ve uğurlu eylesin.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hicreti-anlamak/658/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:13 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HUZURLU VE HAYIRLI BAYRAMLAR</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Rahmeti sonsuz olan Rabbimiz, bizlere bu Kurban Bayramını da g&ouml;rmeyi nasip etti. Bayramlarımız, dindarlık bilincimizi tazeleyen, millet ve devlet olma irademizi g&uuml;&ccedil;l&uuml; kılan, birlik ve beraberliğimizi de pekiştiren rahmet ve bereket dolu &ouml;zel g&uuml;nlerdir.<br />
İbadetlerimizle, yardımlarımızla ve dualarımızla g&ouml;n&uuml;l y&uuml;celiğini yakalayıp, Rabbimize yakınlık arayışında olma g&uuml;nlerindeyiz. Bu m&uuml;stesna g&uuml;nleri fark edemeyen, hissedemeyen, zorluklar i&ccedil;inde yaşayan dindaş ve soydaşlarımıza da dua ve yardım mevsimidir.<br />
<br />
Bayramda ziyaretleşmek &ouml;nceliğimizdir diyerek, başta anne ve babamız olmak &uuml;zere akraba, komşu, yaşlı ve hastaları ziyaret edelim. Huzurevi, sevgi evi ve cezaevinde kalanlar ile bizim huzurumuz ve g&uuml;venliğimiz i&ccedil;in n&ouml;bet tutan ve g&ouml;rev yapanları unutmayalım. Diğer bir ifadeyle, eğlendiğimiz yere değil, beklendiğimiz yerlere gidelim.<br />
Bayram sevgidir, barıştır ve affetmektir. B&ouml;yle g&uuml;nlerde g&uuml;zel hasletlerimizi &ouml;ne &ccedil;ıkaralım. Birliğimizi ve kardeşliğimizi daha da g&uuml;&ccedil;lendirelim. Sevin&ccedil;, barış ve huzur i&ccedil;inde olmaya &ccedil;ok ihtiyacımız varken, yanlışlara ve g&uuml;nahlara asla prim vermeyelim.<br />
Bayramlarda yardımlaşmak esastır. Bayram &ouml;ncesinde &ccedil;evremizdeki muhta&ccedil;lara yardım elimizi uzatalım. Kurban etlerini de yetim, yoksul ve engellilere ulaştırarak bayram neşesini ve sevabımızı daha da artırma yollarını arayalım.<br />
<br />
Bayram arınmaktır. Kurbanımızın kanı yere damlarken, bizim de g&uuml;nahlarımız d&ouml;k&uuml;lecektir. B&ouml;yle kıymetli bir fırsatı yakalamışken, dargınlık ve kırgınlıklara son vermek lazım. Hele trafik kurallarını ihlal edip &ouml;l&uuml;mc&uuml;l kazalara sebep olmamalıdır. Zira &ouml;l&uuml;m&uuml;n ve sakat kalmanın telafisi olmuyor.<br />
<br />
Bayram heyecanıyla hepimiz g&uuml;ne başlamış olacağız. Durumu iyi olanlar kurban ibadetini yerine getirme telaşındayken, &ccedil;ocuklar başta olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok insan bayramlaşmaya &ccedil;oktan başlamış olacaklar. Allah hepimizin niyetini ve ibadetini kabul eylesin.<br />
<br />
Bu duygularla Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, ailemize, şehrimize &uuml;lkemize ve İslam &acirc;lemine huzur, sağlık ve hayırlar getirmesini Y&uuml;ce Mevla&rsquo;dan niyaz ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//huzurlu-ve-hayirli-bayramlar/657/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>DEPREM BİLİNCİ VE TEDBİR</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Topraktan yaratılan insan, nasıl ki nefes alıp veriyorsa, toprak da zaman i&ccedil;inde biriken nefesini, kuvvetli şekilde vererek boşaltır. Bu durum, yerk&uuml;renin doğasında vardır ve yıl boyunca defalarca tekrar eder.<br />
<br />
Toprağın bu nefes verişiyle oluşan depremler, &ccedil;oğu zaman okyanuslarda ger&ccedil;ekleştiği i&ccedil;in, genellikle farkedilmez. Ancak karaya yakın b&ouml;lgede veya karada meydana gelirse, &ccedil;ok etkili olur. Hatta yıkıcı ve acı verici durumlara sebep olabilir.<br />
<br />
Deprem başta olmak &uuml;zere b&uuml;t&uuml;n doğal afetlerde, birincisi ilahi, ikincisi de insani dediğimiz iki &ouml;nemli boyut vardır. Hadid S&uuml;resi 155. ayette belirtildiği &uuml;zere depremler takdir-i ilahidir. Bakara S&uuml;resi 155. Ayette ve daha pek &ccedil;ok ayette ifade edildiğine g&ouml;re de imtihandır.<br />
<br />
İnsani boyutuna gelince, fertlerin ve toplumların hatalı davranışları, ihmalleri ve kusurlu iş yapmalarının da musibetlere, &ouml;l&uuml;mlere ve yaralanmalara sebep olabileceği, Ş&ucirc;r&acirc; S&ucirc;resi 30 ve Rum S&ucirc;resi 42.ayetlerde hatırlatılmaktadır. Zaten &ldquo; Deprem &ouml;ld&uuml;rmez, ihmal &ouml;ld&uuml;r&uuml;r&rdquo; diye bir s&ouml;z, hafızalarda yer etmiştir.<br />
<br />
Bir musibetle karşılaşanlar, &ouml;nce kendilerini sorgulamalıdırlar. Hata veya ihmal varsa, ilk olarak bunu d&uuml;zeltmeleri icab eder. Kendilerinde bir noksanlık, bir hata bulamayanlar, sabır imtihanından ge&ccedil;tiklerini bilmeli, &ccedil;&ouml;z&uuml;m yolları aramalıdır.<br />
&quot;Deki Allah size &uuml;st&uuml;n&uuml;zden veya ayaklarınızın altından bir azap g&ouml;ndermeye kadirdir.&rdquo; (En&#39;am 65) ayeti nazil olmuştu. Sevgili Peygamberimiz (s) &quot;Ya Rabbi! D&uuml;nyevi ve semavi afetlerle &uuml;mmetimi cezalandırma.&rdquo; diye yalvardı ve bu duanın kabul edildiği Cebrail tarafından haber verildi. (Mec.Tefasir, c,2. S, 422)<br />
<br />
Bu dua h&uuml;rmetine, Muhammed &uuml;mmetini d&uuml;nyada helak edecek bir ceza olmayacaktır. Ger&ccedil;ek cezalandırma ahirette olacaktır. Buna g&ouml;re: &quot;Allah ceza verdi&rdquo; veya &quot;Bela g&ouml;nderdi&rdquo; gibi s&ouml;zler ve. yorumlar doğru değildir. Yukarıda da bahsettiğimiz &uuml;zere afetler ders ve imtihan i&ccedil;indir.<br />
<br />
&Uuml;z&uuml;c&uuml; olaylar, bazen de g&uuml;nahlara keffaret olur. Şer gibi g&ouml;r&uuml;nen olaylarda bazen tahmin edemediğimiz hayırlar bulunabilir. &quot;Kim k&ouml;t&uuml; bir iş (yanlış) yaparsa, cezasını &ccedil;ekecektir.&rdquo; (Nisa 23) ayeti inince, Hz. Ebu Bekir: &quot;Ey Allah&#39;ın el&ccedil;isi! Her yanlışımızın cezasını &ccedil;ekecek olursak, ne olur bizim halimiz?&rdquo; diye sordu. Resulullah (s): &quot;Allah seni affetsin Ey Ebu Bekir. Sen hi&ccedil; hasta olmadınmı, bir derdin bir &uuml;z&uuml;nt&uuml;n olmadı mı?&rdquo; diye sorunca, Hz.Ebu Bekir: &quot;Evet oldu&rdquo; cevabını verdi. Peygamber Efendimiz (s), &ldquo;İşte bu gibi durumlar, senin cezalandığın şeylerdir&rdquo; buyurdu.(Taberi, IV. 5/294) Yani bazı hatalarımızın keffaretini d&uuml;nyadayken &ouml;demiş oluyoruz.<br />
<br />
C. Allah Nisa S&ucirc;resi 102.ayette: &quot;Tedbirinizi alınız&rdquo; diye emir buyurmaktadır. Deprem şumuydu, burnuydu diye tartışmak yerine, depremden &ouml;nce, deprem esnasında ve depremden sonra alınacak tedbirlere yoğunlaşalım. Bu vesilejl birka&ccedil; hususu sizlerle bir kere daha paylaşmakta fayda g&ouml;r&uuml;yorum.<br />
<br />
1- Sebep ve sonu&ccedil; ilişkilerini g&uuml;zelce araştıralım.<br />
2-Tedbirlerimizi alalım ve her an hazırlıklı olalım.<br />
3-Yapılacak t&uuml;m işleri ehline verelim.<br />
4-Sabır sınavından ge&ccedil;tiğimizi asla unutmayalım.<br />
5-Sabretmenin sevaba ve ilahi affa sebep olduğunu hatırlayalım.<br />
6- Doğal afetleri, Allah&#39; a y&ouml;nelme ve dua vesilesi kabul edelim.<br />
Sohbetimizi, Peygamber Efendimizin yaptığı ve tavsiye ettiği dua ile bitirelim: &quot;Allahım! &Ouml;n&uuml;mden, arkamdan, sağımdan, solumdan, g&ouml;kten ve yerden gelecek b&uuml;t&uuml;n felaketlerden beni koru!&rdquo; Amin.<br />
<br />
Y&uuml;ce Mevla bizleri her t&uuml;rl&uuml; afetten korusun ve dayanılması zor acılar yaşatmasın diyor ve hepinizi Allah&rsquo;a emanet ediyorum.<br />
<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//deprem-bilinci-ve-tedbir/656/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KURBANLA İLGİLİ DİNİ BİLGİLER</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurban manen Allah&rsquo;a yaklaşmak demektir. &ldquo;Kurban edilmesi caiz olan bir hayvanı bayramın ilk &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml;nde, Allah&rsquo;a yaklaşmak niyetiyle kesmektir.&rdquo; diye tarif edilir. Kurbanda Allah&rsquo;ın bize verdiği sayısız nimetlere ve bayrama kavuşmaya ş&uuml;k&uuml;r manası vardır. Ayet ve hadislerden, zengin olan M&uuml;sl&uuml;manlara kurban kesmenin vacip olduğunu &ouml;ğreniyoruz. Kurban s&uuml;nnettir diyenler ise, bu ibadetin &rdquo;şiar&rdquo;&nbsp; denilen ve terk edilmesi asla uygun olmayan s&uuml;nnetlerden olduğunu belirtmektedirler.<br />
<br />
<strong>Kurban Kimlere Vaciptir</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; M&uuml;sl&uuml;man, h&uuml;r, akıllı, ve dinen zengin olanlara kurban vaciptir. Bir kişinin evinin zaruri ihtiya&ccedil;ları ve borcundan başka 81 gram altını veya bu değerde parası, ya da fazla eşyası varsa, o kişi dinen zengin sayılır. Kurban nisabında, &nbsp;malın artıcı olması ve bir yıl ge&ccedil;me şartı yoktur. Kurban bayramı g&uuml;nlerinde dinen zenginlik &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml;ne ulaşanlara kurban vaciptir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; <strong>Kurbanlık Hayvanlar Hangileridir</strong></span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Koyun ve ke&ccedil;inin bir yaşında olanı,</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Sığırın iki yaşında olanı,</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Devenin ise beş yaşında olanı kurban olur.</span></span></p>
	


<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanlıkların erkek veya dişisi de caiz ise de, &nbsp;&uuml;lkemizin genel menfaatleri i&ccedil;in erkek kurbanlığın tercih edilmesini tavsiye ediyoruz. Bunların dışındaki (tavuk, horoz, &ouml;rdek veya avlanan) hayvanlardan kurban olmaz.<br />
Bir koyun veya ke&ccedil;iyi &nbsp;bir kişi kurban edebilir. Sığır ve deveyi 7 kişi ortaklaşa kesebilir. Ortak sayısının tek veya &ccedil;ift olmasında bir mahzur yoktur.<br />
<br />
<strong>Kurbana Engel Olan Haller Nelerdir</strong></span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bir veya iki g&ouml;z&uuml; k&ouml;r olan (g&ouml;zlerinin nuru, feri tamamen gitmiş olan)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Boynuzlarından biri ya da ikisi k&ouml;k&uuml;nden kırık olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kulağının veya kuyruğunun yarıdan fazlası kesik olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ayağına basamayacak derecede topal olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Dişlerinin &ccedil;oğu d&ouml;k&uuml;lm&uuml;ş olup, karnını doyuramayan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Ouml;lecek derecede hasta olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bulaşıcı hastalık taşıyan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İliği kalmamış derecede zayıf olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kulakları veya kuyruğu doğuştan olmayan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Meme başları kopmuş olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Koyun ve ke&ccedil;inin bir memesi, sığır cinsinin iki memesi kurumuş olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bir kulağı tamamen olmayan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Burnu kesilmiş olan</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Pislik yeme alışkanlığı olan (&ouml;yle bir hayvan birka&ccedil; g&uuml;n hapsedilir ve temiz yiyecekle beslenirse kurban olur)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Belirlenen yaşlarını doldurmamış olan hayvanlardan kurban olmaz.</span></span></p>
	


<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Bu Konuda &Ouml;nemli Uyarı!</strong></span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kusurlu olduğunu &nbsp;&ouml;nceden fark edersek, o hayvanı kurbanlık olarak almamalıyız. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu durumda insan sağlığının korunması ve Allah i&ccedil;in en g&uuml;zelinin feda edilmesi manası vardır.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanlık hayvanı bah&ccedil;eye getirdikten sonra bir &ouml;z&uuml;r meydana gelecek olursa zengin olanlar yeniden sağlam bir kurbanlık alır ve onu keser. Fakir olan kişinin kurbanlığında bir kusur meydana gelirse, o hayvanı kurban edebilir.</span></span></p>
	


<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Kurban Ne Zaman Kesilir</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazından sonra kurban kesilir. Bayram namazı kılınmayan yerlerde ise, sabah namazından sonra kesilir. Kurbanlar, bayramın ilk &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml;nde kesilmelidir. D&ouml;rd&uuml;nc&uuml; g&uuml;n kurban kesilmez. M&uuml;mk&uuml;nse kesim işi g&uuml;nd&uuml;z yapılmalıdır. Gece kurban kesmek mekruhtur.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<strong>Kurban Kesme Usul&uuml;</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Kesimi yapacak kişi m&uuml;mk&uuml;nse abdestli olmalıdır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Hayvanı bağlayıp, ayakları kıbleye doğru gelecek şekilde yatırılmalıdır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - &Uuml;&ccedil; kere tekbir duasını okumalıdır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Bı&ccedil;ağı kullanan kişi &ldquo;Bismillahi Allahu Ekber&rdquo; demelidir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Kurbanlığın boynunu( yemek ve nefes borusuyla iki can damarını ) kesip, biraz beklemelidir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Kesimden hemen sonra hayvanın başının kırmak ya da omurilik i&ccedil;indeki sinirleri kesmeye kalkışmak hayvana acı verdiğinden, &ccedil;ok g&uuml;nahtır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Bilenler kurban duasını okur. Bilmeyenler T&uuml;rk&ccedil;e olarak kurbanlarının kabul olması i&ccedil;in dua eder.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Kurban sahibi &ldquo;Allah i&ccedil;in&rdquo; diyerek iki rek&acirc;t ş&uuml;k&uuml;r namazı kılar.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; Not: Kişinin kendi kurbanını bizzat kesmesi en doğru olanıdır. Ancak kendisi ehil değil ise, kurbanını ehil birisine kestirmelidir. Kadınlar da kurban kesebilir. Kendi kurbanını başkasına kestirenler, m&uuml;mk&uuml;nse kesimi seyretmeli ve yardımcı olmalıdır.<br />
<br />
<br />
<strong>Kurbanla İlgili Mekruhlar(Yanlışlar)</strong></span></span></p>


	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanlık hayvana k&ouml;t&uuml; ve sert davranmak (vurmak, s&uuml;r&uuml;klemek gibi)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanlık hayvanın g&ouml;receği ve duyacağı şekilde bı&ccedil;ak bilemek.</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kesim esnasında hayvana eziyet etmek (k&ouml;r bı&ccedil;akla kesmek)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Daha hayvanın canı &ccedil;ıkmadan omurilik i&ccedil;indeki sinirleri kesmek veya başını kırmak</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hayvanı kıbleye doğru yatırmamak</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanı gece kesmek ( g&uuml;nd&uuml;z kesilmişse, etini gece ayırmak mekruh olmaz)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanı ehli kitap birine kestirmek</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanlığım y&uuml;n&uuml;nden ve s&uuml;t&uuml;nden faydalanmak</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanın eti ve eşyasından, ibadet dışında faydalanmak(etini, yularını satmak gibi)</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurbanın derisini satıp parasını kullanmak ya da deriyi kesim &uuml;creti yapmak</span></span></p>
	
	
	<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurban etini tartmadan paylaşmak (ortakların hepsi razı&nbsp; iseler,&nbsp; g&ouml;z kararıyla taksim etmek mekruh sayılmaz)</span></span></p>
	


<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Not: Mekruh, yapılış şekli ve sonucu itibariyle g&uuml;zel olmayan, Allah &nbsp;ve Peygamber (s) tarafından beğenilmeyen ve sevabı azalan işler demektir. O halde mekruh olan şeylerden de sakınmak gerekir.<br />
<br />
<strong>Kurbanın Eti ve Derisi Hakkında Tavsiyeler</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurbanlık hayvanın tamamı, Allah adına feda edilmiştir. &Ouml;ncelikle ibadet ve sevap kazanma d&uuml;ş&uuml;ncesi i&ccedil;inde olmalıyız. Ne kadar fazla fakire ulaştırırsak, sevabımız da o kadar &ccedil;ok olur. Hi&ccedil; olmazsa eti &uuml;&ccedil;e b&ouml;lmeli, bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; mutlaka fakirlere verilmeli, bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; dostlara ve akrabalara ikram edilmeli, bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; de hane halkına bırakılmalıdır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurbanın derisini zedelemeden g&uuml;zelce y&uuml;zmeli, tuzlamalı ve hayra vermeliyiz. Her ne kadar seccade olarak kullanmak caiz ise de hayra ve hayır kurumlarına vermek en uygun olanıdır. Deriyi satıp, parayı cebe atmak ya da kasaplara kesim &uuml;creti olarak vermek caiz değildir.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong><br />
&nbsp;</span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//kurbanla-ilgili-dini-bilgiler/655/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KURBAN &Ouml;ZELDİR</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kurban, Allah&rsquo;a manen yaklaşmak i&ccedil;in, belirli hayvanlardan birini, kurban bayramı g&uuml;nlerinde kesmek suretiyle yapılan bir ibadettir. &nbsp;&nbsp; Namaz, oru&ccedil; gibi ibadetlerin hepsi, insanı Allah&rsquo;a yaklaştırmaktadır. Ama bunlara kurban denmemiştir. &Ouml;yle ise kurban, &ouml;zel bir ibadetin adıdır.<br />
<br />
Kurban, Hz. &Acirc;dem&rsquo;den beri her &uuml;mmete emredilmiş en eski ibadetlerdendir. Emek vererek yetiştirilen veya para vererek satın alınan bir hayvanın, Allah i&ccedil;in feda edilmesidir. Takva sahibi olanların ve iyi niyetli olanların kurbanının kabul edilmesi ve bir kurbanın, bir yıl i&ccedil;in yeterli olması &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Kesilen kurbanın kanı daha yere d&uuml;şmeden, sahibinin g&uuml;nahları d&ouml;k&uuml;lmektedir. Ayrıca kurbanımız, t&uuml;yleri, boynuzları ve ayaklarıyla mahşer yerine gelip, bizlere şahitlik edecektir.<br />
<br />
Ashab-ı Kiram, Allah ve Peygamber (S) i&ccedil;in canlarını, mallarını ve en yakınlarını feda ettiler. Biz de İstiklal Harbinde y&uuml;zbinlerce canı kurban ettik. Zaten şehitleri &ouml;lmez yapan, en kıymetli varlıkları olan canlarını &ccedil;ekinmeden feda etmeleridir. Cennet vatanımızın her yeri, hem şehit kanları, hem de hakiki kurban kanıyla sulanmıştır. Anadolu&rsquo;da pek &ccedil;ok aile, oğlunu askere g&ouml;nderirken, bir parmağına ya da bir tutam sa&ccedil;ına kına yakarlar. Dine, vatana, millete feda olsun, kurban olsun diye. Bizim &ouml;rf&uuml;m&uuml;zde de &ldquo;Kurbanın olayım&rdquo; dendi mi, her t&uuml;rl&uuml; k&ouml;t&uuml;l&uuml;ğe son verilir ve her m&uuml;şk&uuml;l hallolur. İşte kurban, b&ouml;ylesine etkili ve kıymetli bir isimdir.<br />
<br />
Kurban ibadetinin ifasında bazı yanlışlar ve kusurlu davranışlar olabilir. Bunların d&uuml;zeltilmesi i&ccedil;in uyarılar yapmak en doğal haktır. Ama kurban sahipleri ve kurban ibadetiyle alay edercesine sataşmalar, asla olmamalıdır. Hayvan katliamı yapılıyor, israf oluyor, yasaklansın, sınırlama getirilsin gibi gereksiz yaklaşımlardan da artık vazge&ccedil;ilmelidir.<br />
<br />
Sevgili Peygamberimiz (S) kurbanlık hayvana g&uuml;zel davranılmasını ve kesim işinin de g&uuml;zel yapılmasını istemiştir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z bilim adamları da ş&ouml;yle demektedirler; &ldquo;Kesimden &ouml;nce iyi davranılan hayvanın eti daha lezzeti ve daha dayanıklı olur. K&ouml;t&uuml; muameleye maruz kalan kurbanlığın eti ise tatsız ve dayanıksız olur.&rdquo; Demek ki Peygamber Efendimiz asırlar &ouml;ncesinden, Allah&rsquo;ın bildirmesiyle bu ger&ccedil;eği &ouml;ğrenmiş ve bizlere de tavsiye etmiştir. Hem kurbanın g&uuml;zel ifası, hem de sonucun g&uuml;zel olması i&ccedil;in, bizler de bu tavsiyelere riayet etmeliyiz.<br />
<br />
Uzmanların diğer bazı uyarılarını da belirtmekte fayda g&ouml;r&uuml;yorum;<br />
Kesimden &ouml;nce kurbanlık hayvan, bir g&uuml;n(yani bayram gecesi) a&ccedil; bırakılmalıdır.<br />
Kesimden sonra b&uuml;y&uuml;kbaş hayvan etinin 18 saat bekletilmesi, k&uuml;&ccedil;&uuml;kbaş hayvan etinin de 8 saat kadar bekletilmesi, sağlık a&ccedil;ısından &ouml;nemlidir.<br />
Eti bekletmeden yemek gerekiyorsa, but kısmının tercih edilmesinin gerektiği belirtilmektedir.<br />
<br />
Her il ve il&ccedil;ede kurbanlık satış ve kesim yerleri belirlenmiştir. Kendi &ouml;zel m&uuml;lk&uuml; ve bah&ccedil;esi olanlar, elbette ki bu imkanlardan yararlanacaktır ve bu, onların tabii hakkıdır. Ama bu imk&acirc;nı olmayanlar, kurbanlarını kesim yerinde ve ehil kişilere kestirmelidirler. B&ouml;ylece kurban ibadetine yakışır bir titizlik g&ouml;stermiş oluruz.<br />
<br />
Allah g&uuml;zeldir, g&uuml;zel yapılan işleri sever ve kabul eder. T&uuml;m ibadetlerimiz gibi, kurban ibadetinin de g&uuml;zel olması i&ccedil;in, elimizden gelen &ccedil;abayı g&ouml;sterelim. &Ccedil;evreyi kirletecek ve &ccedil;irkin g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lere sebep olacak davranışlardan uzak duralım. İyi bir M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;a yakışan budur. Bu bayram g&uuml;nlerinde g&uuml;zel ve yapıcı davranışları &ouml;zellikle bekliyoruz. Hi&ccedil;bir insanı, kurbanlık hayvanı ve hatta hi&ccedil;bir canlıyı &uuml;zmeyelim. Bayramlar &uuml;z&uuml;nt&uuml; i&ccedil;in değil, sevinmek ve mutlu olmak i&ccedil;indir.<br />
<br />
Y&uuml;ce Mevl&acirc;, kurbanlarımızı ve t&uuml;m ibadetlerimizi kabul etsin.<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//kurban-ouml-zeldir/654/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>VEK&Acirc;LET YOLUYLA KURBAN</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Kurban, belirli hayvanlardan birini, kurban bayramı g&uuml;nlerinde kesmek suretiyle yapılan bir ibadettir. Dinen zengin sayılanlara vaciptir. M&uuml;minlerin, Allah i&ccedil;in malını feda edebileceğini, hatta her şeyden vazge&ccedil;ebileceğini g&ouml;sterir.&nbsp;<br />
<br />
Toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve sosyal adaletin gelişmesine vesile olur. Zenginlere malını başkasıyla paylaşma imk&acirc;nı verir. Aylarca et y&uuml;z&uuml; g&ouml;rmeyenler de bundan istifade etmiş olurlar.<br />
<br />
Kurbanlar, Allah&rsquo;ın nimetlerine ş&uuml;kretmenin, teslimiyetin ve insanlar arasında yardımlaşmanın bir g&ouml;stergesidir. Hacda kesilen kurbanların tamamı, İslam &uuml;lkelerindeki fakirlere g&ouml;nderilmektedir. Kendi memleketimizde kesilen kurbanların da en az yarısı, fakirlere ve komşulara verilmektedir.<br />
<br />
D.İ.Başkanlığı tarafından vek&acirc;let yoluyla kesilen kurbanların bir kısmı, yurt i&ccedil;inde fakirlere, yetimlere, Kuran Kursu &ouml;ğrencilerine verilmektedir. Bu kurbanların b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; de, dindaş ve soydaş &uuml;lkelerden canlı olarak satın alınmakta ve orada kesilerek, gene oradaki fakirlere dağıtılmaktadır. Ayrıca T&uuml;rkiye Cumhuriyeti, Balkanlar ve Afrika &uuml;lkeleri gibi yerlerde ki dindaşlarımıza da ulaştırılmaktadır.<br />
<br />
D.İ.Başkanlığı yurt i&ccedil;inde ve yurt dışında dağıttığı kurban etlerinin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; kavurma yaptırarak ve &uuml;zerinde &ldquo;T&uuml;rk Halkının Hediyesidir.&rdquo; yazılı kutular i&ccedil;inde fakirlere ulaştırılmaktadır. B&ouml;ylece, adını bile pek bilmediğimiz &uuml;lkelerin insanlarından dua alıyor ve aramızda sevgi ve barış k&ouml;pr&uuml;leri oluşturuyoruz.<br />
<br />
Vek&acirc;letle kurbanlarını kestirmek isteyenlerin, m&uuml;ft&uuml;l&uuml;klere, veya ilgili banka hesaplarına paralarını yatırmaları halinde, kurbanları kesilecektir. Bu yıl yurti&ccedil;i kurban bedeli 850 TL yurtdışı ise 652 TL olarak belirlenmiştir. Kurban parasını doğrudan banka yoluyla &ouml;deyecek olanlar i&ccedil;in son g&uuml;n, 20 Ağustos Pazartesi g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Parasını Diyanet Vakfı Şubelerine elden yatırmak isteyenlere ise Bayramın birinci g&uuml;n&uuml;, akşama kadar yardımcı olunacaktır. Ancak yapılacak &ouml;n hazırlıkları da dikkate alarak, m&uuml;racaatınızı son g&uuml;ne bırakmamanızı tavsiye ederiz.<br />
<br />
Kurbanlarımızla yurti&ccedil;i ve yurtdışındaki kardeşlerimizin sofrasında buluşalım. Hayra teşvik edenin, o hayrı yapmış gibi sevap kazandığını unutmayalım. Akraba, arkadaş, dost ve komşularımızı bilgilendirip, teşvik edelim. Onlarla birlikte bu hayır ve dua y&uuml;kl&uuml; kervana katılalım. İşte o zaman her g&uuml;n&uuml;m&uuml;z bayram olabilir.<br />
&nbsp;<br />
Kurbanlarımızın ve t&uuml;m ibadetlerimizin kabul olması dileğiyle&hellip;<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//vek-acirc-let-yoluyla-kurban/653/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HACCI HİSSEDENLER, İYİ HACI OLURLAR</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hac, s&ouml;zl&uuml;k olarak y&ouml;nelmek, ziyaret etmek, bir yere gidip gelmek, delil ile galip gelmek anlamlarına gelir. Dini olarak tarifini ş&ouml;yle yapmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r: &ldquo;<strong>Hac, g&uuml;c&uuml; yeten( imk&acirc;nı olan)insanların ihramlı olarak, arefe g&uuml;n&uuml; Arafat&rsquo;ta vakfe yapmaları ve bayram g&uuml;nlerinde de K&acirc;be&rsquo;yi tavaf etmeleridir</strong>.&rdquo;<br />
<br />
Hac, Allah&rsquo;ın pek &ccedil;ok davetinden sadece biridir. İnanmaya, ibadete, iyilik yapmaya g&uuml;nahlardan sakınmaya davet gibi. &ldquo;G&uuml;c&uuml; yetenlerin K&acirc;be&rsquo;yi ziyaret etmeleri, Allah&rsquo;ın insanlar &uuml;zerindeki hakkıdır.&rdquo; davetini duyup, &ldquo;<strong>Lebbeyk Allah&uuml;mme lebbeyk=buyur Allah&rsquo;ım, davetine geldim</strong>,&rdquo; diyebilen insanların kutsal yolculuğudur.<br />
<br />
Bazı ibadetler gizli ve der&uuml;nidir. Bunun en g&uuml;zel &ouml;rneği oru&ccedil;tur. Biz s&ouml;ylemezsek, oru&ccedil;lu olduğumuzu kimse bilemez. Şayet camiye gitmezsek, namaz kıldığımızı kimse g&ouml;remez ve de bilemez. Ama Hac, aleni ve evrensel bir ibadettir. Bu ibadeti, yerli ve yabancı milyonlarca insanın &ouml;n&uuml;nde yapma gereği vardır. Bu sebeple hac ibadetini, &ouml;yle g&uuml;zel ifa etmeli ki, M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;a yakışsın, Allah beğensin ve kabul etsin.<br />
<br />
Hac ibadeti farklı ve &ouml;zeldir. Bazı ibadetler g&uuml;nde, bazıları haftada ve bazıları da yılda bir veya birka&ccedil; kere yapılırken, hac &ouml;m&uuml;rde bir kere yapılır ve bu, o m&uuml;&rsquo;min i&ccedil;in yeterli olarak kabul edilir. Ayrıca &ccedil;ok sevap kazandıran ve g&uuml;nahlardan arındırıp yeni doğmuş gibi tekrar evine d&ouml;nme imk&acirc;nı sağlayan bir ibadettir.<br />
<br />
Hacı adayı &ouml;nceden belirlenmiş işaretleri takip ederek hedefe varmaya &ccedil;alışan bir yolcudur. Yol ve işaretler Allah ve Resul&uuml; tarafından belirlenmiştir. &Ouml;yleyse hedef nedir? En baştaki hedef, Allah&rsquo;ın rızasına kavuşmaktır. Daha sonra &ccedil;ok sevab elde etmek ve g&uuml;nahlardan arınmaktır. Nihayetinde de cenneti kazanmaktır.<br />
<br />
Sevgili Peygamberimiz (S) &ldquo;<strong>Kabul olmuş bir haccın alameti, kişinin hacdan sonraki hayatının, &ouml;nceki hayatından daha hayırlı olmasıdır</strong>.&rdquo; buyurmaktadır. Yani hacdan sonra, kişinin ibadetlerinde, işlerinde ve diğer davranışlarında iyileşmenin g&ouml;r&uuml;lmesi, haccın kabul olduğuna işarettir.<br />
<br />
Hal b&ouml;yle olunca, K&acirc;be&rsquo;yi g&ouml;ren g&ouml;zler bir daha harama bakmamalıdır. Kutsal yerlerde Allah&rsquo;a a&ccedil;ılan eller, haram şeyleri alıp vermemelidir. Kabede y&uuml;r&uuml;yen ayaklar, bir daha harama gitmemelidir. Lebbeyk diyen diller de, yalan, k&uuml;f&uuml;r ve dedikodu yapmamalıdır.<br />
<br />
Hac ibadetinin bu duygu ve anlayış i&ccedil;inde yapılmasını, hacı adaylarımızın salimen gidip, ibadetini g&uuml;zelce yaparak başarılı olmalarını ve g&uuml;nahlarından da arınıp, iyi bir hacı olarak gene sağ-salim hanelerine d&ouml;nmelerini Y&uuml;ce Mevla&rsquo;dan niyaz ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hacci-hissedenler-iyi-haci-olurlar/652/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:12 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>EN ZOR VE EN KARANLIK GECE</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">2016 yılı 15 Temmuz g&uuml;n&uuml;, tarihimizin en zor, en uzun ve en karanlık gecelerinden birini yaşadık. Aziz milletimiz ve g&uuml;zel &uuml;lkemiz, TSK i&ccedil;ine yuvalanmış bir grup cuntacının b&uuml;y&uuml;k bir suikast girişimiyle karşı karşıya kalmıştır. İsyancı hainler, her yere ve her şeye el koyma girişiminde bulunmuşlardır.<br />
<br />
Ancak Cumhurbaşkanımızın &ccedil;ağrısı, sağduyulu medya ile toplum temsilcilerinin daveti, vatansever g&uuml;venlik g&uuml;&ccedil;lerimizin ve aziz milletimizin direnişiyle bu isyan girişimi boşa &ccedil;ıkarılmıştır. Necip milletimiz, emanetine sahip &ccedil;ıkmıştır.<br />
<br />
Darbe girişimi başladığı andan itibaren Diyanet mensupları, milletimizin maneviyatını canlı tutmak &uuml;zere, salalar okumuş ve g&uuml;zel yurdumuzun g&uuml;zel insanlarının hissiyatına terc&uuml;man olmuşlardır. Diğer bir ifade ile ezanları susturan darbelerden, darbeleri durduran salalara d&ouml;n&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r.<br />
<br />
Bizler, Y&uuml;ce Rabbimizin bu milleti mahzun etmeyeceğine inanıyoruz. Zira bu millet, tarih boyunca imanını, vatanını, istiklalini hep kutsal kabul etmiştir. Milletimiz, namusunu, şerefini, vatanını ve haysiyetini &ccedil;iğnetmemiştir. İsyancılar rezil oldular, rezil ve zelil olmaya da mahk&ucirc;mdurlar. Her kim doğrunun, mazlumun ve mağdurun yanındaysa, Allah da onun yanındadır.<br />
<br />
Bu topraklar, asırlardır M&uuml;sl&uuml;man yurdudur, milletimiz de ş&uuml;heda evladıdır. Ezanlar, camiler ve cumalar da İslam&rsquo;ın şiarıdır. Dinimizin kutsal kitabı ve en g&uuml;zel &ouml;rnek olan Peygamberi vardır. Bizim 14 asırlık engin tecr&uuml;bemiz ve değişmez değerlerimiz vardır. Bizler aklımızı, inancımızı ve vicdanımızı bir kişiye veya bir gruba teslim edemeyiz ve de etmemeliyiz.<br />
<br />
Milletimizin o gece g&ouml;sterdiği şuurlu direniş, nesiller boyunca ş&uuml;kranla ve minnetle anılacaktır. Varlığımıza kast edeneler h&uuml;srana uğramışlar ve uğrayacaklardır. Fakat bu olaylardan b&uuml;y&uuml;k dersler &ccedil;ıkarmalıyız. Bu zulm&uuml; bize reva g&ouml;renleri unutmamalı ve unutturmamalıyız.<br />
<br />
Bizler birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi koruyalım. Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, k&uuml;lt&uuml;rel zenginliğimiz olarak g&ouml;relim. Hile ve tuzaklara karşı uyanık olalım ve basiretli davranalım. Yarınlarımızın daha iyi ve daha g&uuml;zel olacağına olan inancımızı da hep zinde tutalım.<br />
<br />
G&uuml;n, millet&ccedil;e kenetlenme, birlik ve kardeş olma g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Şer odaklarına karşı uyanık ve tedbirli olma g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. G&uuml;n, Rabbimize d&ouml;n&uuml;ş yapma g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. Sahip olduğumuz nimetlerin kıymetini bilme ve ş&uuml;kretme g&uuml;n&uuml;d&uuml;r.<br />
<br />
Y&uuml;ce Allah şehitlerimize rahmet, gazilerimize sağlık ve afiyetler bahşeylesin. Tanklara meydan okuyan bu necip millete zeval vermesin. Muhacirlere ensar olmuş milletimize rahmet ve nusretiyle muamele eylesin. İyilik, adalet ve merhamette daim kılsın.<br />
<br />
Allah aziz milletimize bir daha b&ouml;yle acılar yaşatmasın. Bizleri b&ouml;lmek ve zarar vermek isteyen her t&uuml;rl&uuml; fitne ve fesattan ebediyyen muhafaza eylesin. Devletimizi ilelebet payidar, milletimizi de bahtiyar eylesin.<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&ccedil;ari<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;<br />
&nbsp;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//en-zor-ve-en-karanlik-gece/651/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HER ŞEY G&Uuml;ZEL OLSUN</title>
<description><![CDATA[<p style="margin: 1em 0px 0px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(102, 102, 102); font-size: 12px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;Allah, muhsin kullarını (iyi ve g&uuml;zel insanları) sever.&rdquo; buyuran Y&uuml;ce Rabbimiz, &ldquo;Bize d&uuml;nya ve ahirette iyilik ve g&uuml;zellikler ver &rdquo; şeklin<span class="text_exposed_show" style="display: inline;">de dua etmeyi &ouml;ğretmiştir. Kur&rsquo;an-ı Kerim&rsquo;de g&uuml;zel anlamına gelen ikiy&uuml;ze yakın kelime ge&ccedil;mektedir. Yani Allah&rsquo;ımız &ccedil;ok tekrar s&ucirc;retiyle, g&uuml;zel kavramını g&ouml;nl&uuml;m&uuml;ze ve hayatımıza yerleştirmek istemiştir.<br />
<br />
Sevgili Peygamberimiz: &ldquo; Allah g&uuml;zeldir, g&uuml;zeli sever (ve kabul eder) &rdquo; buyurmaktadır.<br />
Atalarımız, &ldquo; G&uuml;zel d&uuml;ş&uuml;nen g&uuml;zel g&ouml;r&uuml;r &rdquo; derken; Hz. Mevlana da : &ldquo; Biz g&uuml;zellikler &uuml;lkesinin (cennetin) insanlarıyız. Biz g&uuml;zelleştik, siz de g&uuml;zelleşin.&rdquo; tavsiyesinde bulunmuştur. Ama dine g&ouml;re g&uuml;zelin &ouml;l&ccedil;&uuml;s&uuml; nedir?<br />
<br />
G&uuml;zel, t&uuml;m ibadet ve işlerimizi Allah&rsquo;ın istediği ve Peygamberimizin(s) de &ouml;ğrettiği gibi yapmaktır. Yani &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;z, Kur&rsquo;an ve s&uuml;nnettir. Eğer bu iki &ouml;l&ccedil;&uuml;n&uuml;n dışına &ccedil;ıkacak olursak, insan sayısınca g&ouml;r&uuml;ş ortaya &ccedil;ıkar. Bu da işleri zorlaştırır ve hayatı yaşanmaz hale getirir.<br />
&ldquo;Ger&ccedil;ek g&uuml;zel, Allah&rsquo;ın buyurduğu ve Peygamberimizin de duyurduğu gibi olanıdır.&rdquo; şeklinde tarifimizi tekrarladıktan sonra, bir&ccedil;ok konudaki g&ouml;r&uuml;ş ve tavsiyelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.<br />
<br />
Allah&rsquo;ımız bizi, kendisine ibadet etmemiz i&ccedil;in yarattığına g&ouml;re &ouml;nceliğimiz, Allah&rsquo;a kulluk g&ouml;revlerimizi g&uuml;zel yapmak olmalıdır. Abdestimizi tam ve g&uuml;zel almalıyız. Namazımızı g&uuml;zel ve devamlı kılmalıyız. Orucumuz, haccımız ve zekatımız g&uuml;zel olmalı. Kurbanı ehil kişilere kestirerek temizlik ve sağlık konularını &ouml;ne &ccedil;ıkarmalı. Kur&rsquo;an&rsquo;ı ve ezanı, en g&uuml;zel şekilde okumalı. Duaları kısa, &ouml;zl&uuml;, i&ccedil;ten ve ihlasla yapmalı. Burada farz, vacip ve nafile şeklinde daha pek &ccedil;ok ibadet saymak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Fakat ibadet konusuna ara verip, s&ouml;z&uuml; g&uuml;ndelik hayata getirmeyi, biraz daha gerekli g&ouml;r&uuml;yorum.<br />
<br />
G&uuml;zellik ve iyilik kavramını hayatımızın her safhasına yansıtmalıyız. &Ouml;ncelikle kendimiz, sonra en yakınlarımız, daha sonra da millet olarak bu konuyu iyice hazmetmeli ve hayat d&uuml;sturu haline getirmeliyiz.<br />
<br />
En başta niyetler ve d&uuml;ş&uuml;nceler g&uuml;zel olmalı. Zaten yapılan işleri ibadet haline getiren de niyettir. Ameller, niyetlere g&ouml;re değerlendirileceğinden, hepimizin mutlaka iyi niyet sahibi olması gerekir. Karşılaştığımız her şeyde bir iyilik, bir g&uuml;zellik aramalıdır. Eğer bunu başarabilirsek, hem kendimize hem de insanımıza iyilik etmiş oluruz.<br />
<br />
Konuşmalarımız g&uuml;zel olmalı, dinlemek de g&uuml;zel olmalı. Bakışımız, y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş&uuml;m&uuml;z, oturuşumuz, alışverişimiz, kılık ve kıyafetimiz g&uuml;zel olmalı. &Ccedil;ocuklarımıza, iş yerlerine, cadde ve sokaklara anlamı ve hatırlattığı şeyler g&uuml;zel olan isimler verilmeli. Okumak, seyahat ve spor başta olmak &uuml;zere en g&uuml;zel alışkanlıklara da sahip olmalıyız.<br />
Aileyi baştan g&uuml;zel kurmalı ve evde her zaman g&uuml;zellik hakim olmalı. Hepimiz g&uuml;zel şeyleri &ouml;rnek almalı ve bizden k&uuml;&ccedil;&uuml;klere de g&uuml;zel &ouml;rnek olmalıyız. Ailemizi, kurumumuzu, dinimizi ve milletimizi en g&uuml;zel şekilde temsil etmeliyiz.<br />
<br />
Akrabalık bağlarını devam ettirmeli, komşuluk ve arkadaşlık haklarını ve g&ouml;revlerini de en g&uuml;zel şekilde ifade etmeliyiz. G&uuml;zel yetiştirilen bir &ccedil;ocuk, kıyamete kadar sevap kaynağıdır. O halde &ccedil;ocuklarımızı en g&uuml;zel bi&ccedil;imde yetiştirmeliyiz.<br />
<br />
İyilikler ve g&uuml;zellikler elbette bu kadar değildir. Ancak bu saydıklarımızın yeterli fikir verdiğini d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum. &rdquo;Allah&rsquo;ım bize d&uuml;nya ve ahirette iyilikler ve g&uuml;zellikler nasip eyle&rdquo; duası ile hepinizi Allah&rsquo;a emanet ediyorum.</span></span></span></p>


<p style="margin: 1em 0px 0px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//her-sey-g-uuml-zel-olsun/650/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SU HAYATTIR</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&ldquo;Biz, her canlıyı sudan yarattık&rdquo;<br />
<br />
&ldquo;G&ouml;kten suyu indiren ve su ile rızık olarak &uuml;r&uuml;nler veren O&rsquo;dur&rdquo; ayetleri suyun &ouml;nemini &ccedil;ok net ifade etmektedir. Kur&rsquo;an-ı Kerimde su, nehir, yağmur ve deniz gibi isimlerle 168 defa yer almaktadır. &ldquo;Altlarından ırmaklar akan cennetler&rdquo; ifadesi ayet ve hadislerde &ccedil;ok&ccedil;a tekrarlanmaktadır. Sevgili Peygamberimiz(s) de cennet i&ccedil;eceği olarak su, pınar ve kevser havzının bulunduğunu haber vermektedir.<br />
<br />
Su i&ccedil;mekten başlayıp, yemekler i&ccedil;in, abdest ve gus&uuml;l i&ccedil;in, elbise, beden ve genel temizlik i&ccedil;in, bah&ccedil;e sulamaktan, yangın s&ouml;nd&uuml;rmeye kadar pek &ccedil;ok ihtiya&ccedil; i&ccedil;in suya gerek vardır. Yediklerimizin sindirilmesi, v&uuml;cut ısısının ayarlanması ve zararlı maddelerin v&uuml;cuttan atılması i&ccedil;in de suya ihtiya&ccedil; vardır.<br />
<br />
Su hayattır, susuzluk ta hayatın elden gitmesi, yani &ouml;l&uuml;m demektir. D&uuml;nyanın 2/3 si olduğu gibi, insan bedenin de 2/3 si sudur. Hi&ccedil; bir i&ccedil;ecek suyun yerini tutmamaktadır. Zira suda pek &ccedil;ok mineral ve faydalı maddeler vardır. Dolayısıyla sağlıklı bir insan g&uuml;nde bir iki litre kadar su i&ccedil;melidir.<br />
<br />
Dere, g&ouml;l ve denizlere sanayi atıkları ve kanalizasyon pislikleri karışınca sular kirlenir, kalite bozulur, etrafa zehir sa&ccedil;ılır ve sudaki canlılar yok olur. Normalde su, kendi kendini temizleme &ouml;zelliğine sahiptir. Ama kirlenme fazla olursa su kendini temizleyemez. Suların kirlenmesi ve kullanılamaz hale gelmesi, hayat kaynağının kuruması ve canlı hayatın yok olması demektir.<br />
<br />
Uzmanlar, yakın gelecekte ciddi şekilde su darlığı olacağından ve yer altı sularının d&uuml;zeyinin d&uuml;şeceğinden s&ouml;z ediyorlar. Buna sebep olarak da, doğa dengesinin bozulması ve su israfı g&ouml;sterilmektedir. Konuya bu a&ccedil;ıdan baktığımızda, Peygamber Efendimizin (s): &ldquo;Dere kenarında olsa bile suyu israf etmeyin&rdquo; hadisinin ne kadar anlamlı olduğunu daha iyi anlıyoruz. Bug&uuml;n olduğu gibi sular israf edilir, kirletilir ve zehirlenerek tehlikeli hale getirilirse, buna haram demek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.<br />
<br />
&Uuml;lkemizin &uuml;&ccedil; tarafı denizlerle &ccedil;evrili, yeraltı ve yer&uuml;st&uuml; su kaynakları bol olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;r ve yıllardır b&ouml;yle s&ouml;ylenirdi. Maalesef ger&ccedil;ekler hi&ccedil; de g&ouml;r&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; gibi değilmiş. Yapılan son araştırmalarda memleketimizin de su fakiri bir &uuml;lke olduğu ortaya &ccedil;ıkmıştır. Suyun &ouml;nemi her g&uuml;n daha da artmakta ve bu sebeple uluslararası su forumları yapılmaktadır.<br />
Su g&uuml;&ccedil; ve kuvvettir, enerji kaynağıdır, ticarettir, savaş ve barış sebebidir. Su rızıktır, nimettir, berekettir ve kısacası su hayattır. Bu derece &ouml;nemli olan suyun kıymetini bilelim ve nimet eldeyken ş&uuml;kr&uuml;n&uuml; eda edelim.</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//su-hayattir/649/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>HAYIRLI BAYRAMLAR</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu yılın Ramazan Bayramına kavuşmaya az bir zaman kaldı. Kıymetini bilen i&ccedil;in, bu g&uuml;nler b&uuml;y&uuml;k bir nimettir. Bizlere bu g&uuml;nleri g&ouml;sterdiği i&ccedil;in Y&uuml;ce Mevla&rsquo;ya binlerce ş&uuml;k&uuml;rler olsun.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Bayram sevin&ccedil; g&uuml;n&uuml;d&uuml;r</strong>. Ama bu sevin&ccedil; orucun bitmesinin ve uzun teravih namazlarının sona ermesinin sevinci değildir. İbadetlerimizin kabul&uuml; ile g&uuml;nahlardan temizlenmiş olmanın getirdiği, mutluluktur. Bayram, bu y&ouml;n&uuml;yle şahsidir. Tebrikleşme, ziyaretleşme, yardımlaşma ve paylaşma bakımından ise ictimai (sosyal) bir olaydır.<br />
&nbsp;<br />
Bayramdan &ouml;nce evimiz ve ailemiz i&ccedil;in k&uuml;&ccedil;&uuml;k de olsa alışverişler yaparız. Zek&acirc;t, fitre ve sadakalarımızı veririz. Yetim, yoksul ve engellilere yardım ederiz. Bayram sabahı da erkenden kalkıp g&uuml;zel elbiselerimizi giyerek, bayram namazına gideriz. S&uuml;rekli g&uuml;ler y&uuml;zl&uuml; olmaya &ccedil;alışırız. Kısaca bayramı, bayram gibi değerlendirmeye &ouml;zen g&ouml;steririz.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Bayramda eğlendiğimiz yere değil, beklendiğimiz yere gidelim</strong>. Başta anne ve babalarımız olmak &uuml;zere, akraba, komşu, yaşlılar, hastalar bizi bekliyorlar. Ayrıca huzur evi yetiştirme yurdu, askeri birlikler, cezaevleri, sığınma evleri unutulmamalıdır. Biz, bayram gezmesi yaparken,&nbsp; g&ouml;revi başında bulunan ve n&ouml;bet tutanları da g&ouml;zetmeliyiz.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>&Ouml;zellikle bu g&uuml;nlerde, bayram g&uuml;nahı işlememeliyiz</strong>. Bayram g&uuml;nahı da nereden &ccedil;ıktı şimdi demeyiniz. Mesela anneyi, babayı unutmak, en b&uuml;y&uuml;k bayram g&uuml;nahıdır. Akraba, komşu ve dostlarımızı ziyaret etmemek, fakirleri ihmal etmek, dargınlık ve d&uuml;şmanlığı devam ettirmek de bayram g&uuml;nahıdır. Trafik kurallarını ihlal ederek, birilerinin yaralanmasına veya &ouml;l&uuml;m&uuml;ne sebep olmak, bayram g&uuml;nahlarının en k&ouml;t&uuml;s&uuml; değilse ya nedir? Geliniz bizler bayrama yakışır bir tavır ve anlayış i&ccedil;inde olalım. Bu g&uuml;zel g&uuml;nler, tam olarak bayrama benzesin.<br />
&nbsp;<br />
Bu ramazanda oru&ccedil; tutan, namaz kılan, mukabeleleri takip eden ve fakirlere yardım edenler vardı. İlimizdeki t&uuml;m yayın organları, ay boyunca dini ve ahlaki sohbetlere vesile oldu. Gazeteler de aynı gaye ile dini yazılar yayınladılar. Bir&ccedil;ok lokanta &ldquo;<strong>Ramazanda kapalıyız</strong>&rdquo; ya da &ldquo; <strong>İftarda/Sahurda a&ccedil;ığız</strong>&rdquo; yazarak saygı g&ouml;sterdiler. Bu gayreti ve nezaketi g&ouml;sterenlere &ccedil;ok &ccedil;ok teşekk&uuml;r ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
Ramazan ayını en g&uuml;zel şekilde değerlendirenler, nasıl ki bayramı hak ediyorlarsa; &ouml;m&uuml;r sermayesini inancımıza ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;ze uygun olarak değerlendirenler de cenneti hak edeceklerdir.<br />
&nbsp;<br />
Cenabı Allah hepimize bu g&uuml;zellikleri nasip etsin diyor, bu vesile ile bayramınızı tebrik ediyor, sağlık, huzur ve birlik i&ccedil;inde daha nice bayramlar diliyorum.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hayirli-bayramlar/648/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BAYRAMDA AĞLAŞAN YETİMLER</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;">&nbsp;Vaktiyle iki yetim kardeş, Ramazanın son gecesi karşılıklı oturup ağlıyorlar, hem de: &ldquo; Bizim de annemiz ve babamız olsaydı, bizi kucaklayıp severler, bayramlık elbiseler alırlardı. Biz de neşeli şekilde bayram yapardık. Yarın bayram, gene kimsesiz ve eski elbiselerle dışarı &ccedil;ıkacağız. Diğer &ccedil;ocukların arasında ezik vaziyette dolaşacağız&rdquo; diyorlardı.<br />
&nbsp;<br />
Ertesi g&uuml;n bayram olmuş ve b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ocuklar g&uuml;zel elbiseleriyle dışarı &ccedil;ıkmaya ve koşturmaya başlamışlardı. Bu iki yetim ise yırtık elbiseleriyle ve yalın ayak evlerinden &ccedil;ıktılar. Ama g&uuml;lmeye ve koşmaya mecalleri yoktu. Onları g&ouml;ren yaşlı bir kadın, hemen onları aldı, karınlarını doyurdu ve g&uuml;zel elbiseler giydirdikten sonra ş&ouml;yle dedi: &ldquo; Yetimler, cevherle b&uuml;y&uuml;r, siz de b&ouml;yle b&uuml;y&uuml;yeceksiniz. Yaşadıklarınızdan ibret alarak, herkese şefkatli olun. Ger&ccedil;ek insanlık duyguları, sizin gibilerin g&ouml;n&uuml;llerinde yaşar.&rdquo;<br />
&nbsp;<br />
Bir bayram g&uuml;n&uuml; Hz. Peygamber(s) oyun oynayan &ccedil;ocukların yanından ge&ccedil;iyordu. Bir &ccedil;ocuğun kenarda oturduğunu ve oyuna katılmadığını g&ouml;rd&uuml;. &Uuml;zg&uuml;n olduğu her halinden belli olan bu &ccedil;ocuğa yaklaşıp, ni&ccedil;in ağladığını sordu. &Ccedil;ocuk: &ldquo; Babam vefat etti, annem de başkasıyla evlendi. &Uuml;vey babam beni istemiyor. Kimsem kalmadı karnım a&ccedil;, bayramlığım da yok. Ben ağlamayım da kim ağlasın? &rsquo;&rsquo; dedi.<br />
&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz (s) &ccedil;ok duygulandı ve &ccedil;ocuğun elinden tutarak ş&ouml;yle dedi: &ldquo; Ben senin baban, Aişe senin annen, Hasan ile H&uuml;seyin de kardeşlerin olmasını ister misin?&rdquo; &Ccedil;ocuk sevin&ccedil;ten: &ldquo;Nasıl istemem ya Rasulallah,&rdquo; diyerek peygamberimize sarıldı. Rasulullah (s) onu evine g&ouml;t&uuml;rd&uuml;, karnını doyurdu ve &ccedil;ocuk da sevin&ccedil;le ve koşarak arkadaşlarının oyununa katıldı.<br />
&nbsp;<br />
Sevgili peygamberimiz de yetim idi. Yetimlerin ve kimsesizlerin halini en iyi bilen O&rsquo;ydu. Her vesileyle insanları yetimlere yardıma teşvik ederdi. Bir keresinde, minberde hutbe okurken, iki parmağını bitiştirerek: &ldquo;Kim bir yetime yardım eder, bakımını &uuml;stlenirse, o kişiyle ben, cennette şu iki parmak gibi yan yana olacağız&rdquo; buyurmuştur.<br />
&nbsp;<br />
Yetimlerle ilgilenmek, her zaman g&ouml;revimiz olmalıdır. Hele oru&ccedil; sayesinde, a&ccedil;lık ve susuzluğun ne olduğunu iyice hissettiğimiz şu g&uuml;nlerde, yetim ve garipleri biraz daha fazla d&uuml;ş&uuml;nmemiz ve ilgilenmemiz gerekir. Peygamberimiz(s), Ramazanın son g&uuml;nlerinde &ccedil;ok c&ouml;mert davranırdı. Bayramı yavaş yavaş telaffuz etmeye başladığımız şu g&uuml;nlerde, &ccedil;evremize dikkatli bakalım. Muhta&ccedil;ları biz bulalım ve onları istemek zorunda bırakmadan yardımı biz onlara ulaştıralım.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//bayramda-aglasan-yetimler/647/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BABALARIMIZI AĞLATMAYALIM</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;Herkes mutlaka ağlamıştır, hem de gizlice. Sizin ağlama sebebinizi bilemem. Ama bayram &ouml;ncesi gizilice ağlayan birka&ccedil; babadan bahsetmek istiyorum. Ali beyin d&ouml;rt &ccedil;ocuğu vardı. Arefe g&uuml;n&uuml; olmuş, hala &ccedil;ocuklarına ufak bir bayramlık bile alamamıştı. Y&uuml;reği daralmış, g&ouml;zleri dolmuştu. Ancak ş&ouml;yle doya doya ağlayınca a&ccedil;ılabilirdi, o da &ouml;yle yaptı. Bayram namazı &ccedil;ıkışında, evin yakınındaki tarlaya gitti, g&ouml;nl&uuml;nce ağladı, ağladı.. İ&ccedil;ini boşalttığını hissedince, sessiz bir şekilde evine d&ouml;nd&uuml;. D&ouml;nmesine d&ouml;nd&uuml; de, bayramı nasıl ge&ccedil;irdiğini bilemiyoruz.<br />
&nbsp;<br />
Şimdi de &ccedil;ocuklarının &ouml;n&uuml;nde ağlamak zorunda kalan bir babayı anlatacağım. İsmail Efendi &uuml;cretli olarak bir k&ouml;yde imamlık yapıyordu. K&ouml;yl&uuml; ile yapılan s&ouml;zleşmeye g&ouml;re &uuml;creti yıllık olarak &ouml;denecekti. O yıl &ouml;deme tarihi, bayramdan bir hafta sonraya denk gelmişti. K&ouml;y ihtiyar heyetine m&uuml;racaat etmiş ama &uuml;cretinin bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; dahi alamamıştı. Bir komşuya gidip bor&ccedil; para istedi fakat o da olumsuz sonu&ccedil;landı.<br />
&nbsp;<br />
Arefe g&uuml;n&uuml; olmuş ama o baba evine bayram şekeri bile alamamıştı. İlk defa b&ouml;yle bir bayram yaşayacaktı. Akşam yemeği i&ccedil;in sofraya oturulmuşsa da, babanın g&ouml;zleri buğulanıyor, boğazı d&uuml;ğ&uuml;mleniyordu. Ne kadar sabretmeye &ccedil;alıştıysa da, g&ouml;zlerine h&acirc;kim olamadı, tam g&ouml;zyaşları damlıyordu ki, hemen kuru soğan yemeye başladı. &Ccedil;ocukları, &ldquo;Baba niye ağlıyorsun&rdquo; diye sorduklarında, &ldquo;soğan g&ouml;zlerimi yaktı da ondan&rdquo; diyordu. H&acirc;lbuki o baba kuru ekmek ve soğan yemeye alışıktı. Fakat evine bayram şekeri getirmeden ve &ccedil;ocuklarına k&uuml;&ccedil;&uuml;k de olsa hediye almadan bayram yapmaya alışık değildi. Doyasıya ağlayamadığı i&ccedil;in, bayramın nasıl bir ızdırap i&ccedil;inde ge&ccedil;tiğini bir Allah bilir, bir de kendisi.<br />
&nbsp;<br />
Son olarak da bizzat şahit olduğum bir hatırayı anlatmak istiyorum. M&uuml;ft&uuml; olarak g&ouml;rev yaptığım bir il&ccedil;ede, bayrama &uuml;&ccedil; g&uuml;n kala bir miktar zek&acirc;t ve fitre parası getirildi ve benim bir fakire ulaştırmam istendi. Yakınımdaki arkadaşlara sordum. Nihayet şehrin kenar mahallesinde yaşayan, Ferhat isimli bir fakiri tarif ettiler. Arefe g&uuml;n&uuml; evi bilen biriyle birlikte gittik. Kapıyı defalarca tıklamamıza rağmen kapı a&ccedil;ılmıyordu.<br />
&nbsp;<br />
Bize refakat eden arkadaşın son kez&nbsp; &ldquo;Ferhat efendi!&rdquo; diye seslenmesi &uuml;zerine kapı a&ccedil;ıldı. Kendimizi tanıtıp i&ccedil;eri girdik. Elimizdeki zarfı m&uuml;nasip bir lisanla kendisine takdim ettik. Adam g&ouml;zyaşları i&ccedil;inde şunları s&ouml;yledi. &ldquo;Ben fakir bir insanım, ama bu bayram kadar &ccedil;aresiz kaldığım olmamıştır. Eve bayram şekeri dahi alamamıştım. Bu bayram akşamından itibaren kapıyı kilitleyecek ve hi&ccedil; dışarı &ccedil;ıkmayacaktık. B&ouml;ylece mahalleli bizim k&ouml;ye gittiğimizi zannedecek kimse de bize uğramayacaktı. Biz de bu şekilde kimseye mahcup olmayacaktık. İşte kafamda bunları planlarken, siz geldiniz ve bu parayı getirdiniz. Allah sizden razı olsun, bu sayede şimdi bayram yapabileceğiz.&rdquo;<br />
&nbsp;<br />
Bayramı ağlayarak karşılayan &uuml;&ccedil; baba &ouml;rneği anlatmaya &ccedil;alıştım. Bu &ouml;rnekler belki yıllar &ouml;ncesine ait anılar olabilir. Ama g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde de bu duyguları yaşayan pek &ccedil;ok anne, baba, kardeş ve arkadaşların olabileceğini unutmayalım.<br />
&nbsp;<br />
Evet, bayramlarda, kandillerde ve &ouml;zel g&uuml;nlerde yakınlardaki fakir, yetim ve muhta&ccedil;larla ilgilenelim. Yardım elimizi onlara da uzatarak, y&uuml;zlerinin g&uuml;lmesini ve bayramlarının sevin&ccedil;li ge&ccedil;mesini sağlamaya &ccedil;alışalım. Zira bayram paylaşmaktır, paylaşmak g&uuml;zeldir. Allah&rsquo;da g&uuml;zeldir, g&uuml;zel işleri sever ve kabul eder.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//babalarimizi-aglatmayalim/646/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİR &Ouml;MRE BEDEL, KADİR GECESİ</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kur&rsquo;an&rsquo;da ismi ge&ccedil;en tek ay, Ramazan Ayıdır. Adı ge&ccedil;en tek gece de Kadir Gecesidir. 10 Haziran Pazar g&uuml;n&uuml;n&uuml; Pazartesiye bağlayan gece, Kadir Gecesidir. Bin aydan &uuml;st&uuml;n olduğu bildirilen, bu kıymetli kandile ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.<br />
&nbsp;<br />
Bu gece Kur&rsquo;an&rsquo;ın indirilmesiyle ilgilidir. Bu sebeple Kur&rsquo;an okumalı, &ouml;zellikle Kadir Gecesinde, y&uuml;ce kitabımızla daha &ccedil;ok ilgilenmeliyiz. Bu gece Hz. Muhammed&rsquo;in (s) Peygamber olması sebebiyle, Hz. Peygamber&rsquo;e bolca salat&uuml; selam getirelim.<br />
&nbsp;<br />
Gene bu gece, d&uuml;nyaya o kadar &ccedil;ok melek iner ki, yery&uuml;z&uuml; onlara dar gelir. Her m&uuml;sl&uuml;manın evine girip, o hane halkına dua ederler ve bağışlanmaları i&ccedil;in de Allah&rsquo;tan af dilerler. Diğer taraftan Kur&rsquo;an&rsquo;ın indirilişi ile Peygamberimizin insanlığa g&ouml;nderilişini bizlerle birlikte kutlarlar.<br />
&nbsp;<br />
Kadir gecesi, sema kapılarının a&ccedil;ıldığı, esenliğin her tarafa yayıldığı, dua ve t&ouml;vbelerin kabul edildiği kutlu bir gecedir. Zira Peygamberimiz (s):&nbsp; &ldquo;<strong>Faziletine inanarak ve sevabını da Allah&rsquo;tan umarak, kadir gecesini g&uuml;zel amellerle değerlendirenin, ge&ccedil;miş g&uuml;nahları bağışlanır</strong>&rdquo; buyurmuştur.<br />
&nbsp;<br />
Bizler de bu kutlu geceyi dolu dolu ge&ccedil;irelim. &ldquo;<strong>Allah&rsquo;ım, sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affeyle</strong>&rdquo; diye duaya başlayalım. Peşinden de ailemiz, şehrimiz, &uuml;lkemiz ve t&uuml;m din kardeşlerimiz i&ccedil;in dualar edelim. Yakınımızdaki yetim, fakir, engelli ve muhta&ccedil;lara yardım ederek, onların da kandil ve bayramlarının sevin&ccedil;li ge&ccedil;mesini sağlayalım.<br />
&nbsp;<br />
Kur&rsquo;an, Kadir Gecesi&rsquo;nde inmeye başladığı i&ccedil;in, bu geceyi Kur&rsquo;an&rsquo;la ve g&uuml;zel amellerle ihya edenler, 83 yıllık (yani bir &ouml;mre bedel) sevap kazanırlar. Ramazanı değerlendirenler, nasıl ki bayramı hak ediyorlarsa; &ouml;mr&uuml;n&uuml; Kur&rsquo;an&rsquo;a hizmetle ge&ccedil;irenler de cenneti hak ederler.&nbsp; Rabbimize gereği gibi y&ouml;nelirsek, Allah bizleri de affedecek ve cennetiyle &ouml;d&uuml;llendirecektir.<br />
&nbsp;<br />
Bu duygu ve d&uuml;ş&uuml;ncelerle Kadir Gecenizi tebrik ediyor, dualarımızın b&uuml;t&uuml;n insanlığa sevgi, barış ve huzur getirmesini Y&uuml;ce Mevla&rsquo;dan niyaz ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
Geceniz kutlu olsun ve kandiliniz hi&ccedil; s&ouml;nmesin.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//bir-ouml-mre-bedel-kadir-gecesi/645/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PAYLAŞMAK G&Uuml;ZELDİR (2)</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong>Sevgiyi Paylaşmak:</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Sevgi, g&ouml;nl&uuml;n bir şeye meyletmesidir. Sevginin aşırı ve kontrols&uuml;z olanına aşk denir. Dinde hi&ccedil;bir şeyin aşırısı tavsiye edilmediği i&ccedil;in, ayet ve hadislerde her zaman sevgi &ouml;n plana &ccedil;ıkarılmıştır. T&uuml;m canlılar sevgi ile yaşarlar, yavrularını sevgiyle b&uuml;y&uuml;t&uuml;rler, işlerini de bu duygu ile yaparlar. Rehberimiz Peygamberimiz&rsquo;in (s) &ouml;nerilerini birlikte okuyalım.&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Benim rızam i&ccedil;in birbirini sevenler nerede! Sığınacak hi&ccedil;bir g&ouml;lgenin bulunmadığı bug&uuml;n, ben onları arşımın g&ouml;lgesinde ferahlatacağım. &rdquo; (Kudsi Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;İman etmedik&ccedil;e cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedik&ccedil;e de tam iman etmiş sayılmazsınız.&rdquo;&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Tokalaşınız ki, i&ccedil;inizdeki kin gitsin; hediyeleşiniz ki, birbirinize sevginiz artsın ve aranızdaki d&uuml;şmanlık gitsin.&rdquo;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Konuyla ilgili olarak, sizin i&ccedil;in se&ccedil;tiğimiz g&uuml;zel s&ouml;zleri hemen nakledelim: Sevgi paylaşıldığı kadar anlamlıdır. Sevgi, paylaşıldık&ccedil;a b&uuml;y&uuml;r. Sevgiyi esirgemek, cimriliktir. Dostuna ayırdığın an, en kıymetli zaman. Sevgi y&uuml;celtir, nefret &ouml;ld&uuml;r&uuml;r.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>H&uuml;zn&uuml; Paylaşmak:</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Sevgi ne kadar ger&ccedil;ek ise, d&uuml;nya hayatında h&uuml;z&uuml;n ve acı da o kadar ger&ccedil;ektir. &ldquo;Her şey zıddıyla kaimdir&rdquo; diye bir s&ouml;z vardır. D&uuml;nyada acı ile tatlı birlikte olacaktır. Her ikisiyle de imtihan olunuyoruz. &ldquo;Acılar Paylaşıldık&ccedil;a azalır&rdquo; denir ya, bizler de en yakınlarımızdan başlıyarak h&uuml;zn&uuml; paylaşmalıyız. Sevgili Peygamberimiz (s) bu konuyu ş&ouml;yle anlatmaktadır:<br />
&nbsp;<br />
&ldquo;Kim bir m&uuml;sl&uuml;manı d&uuml;nya sıkıntılarının birinden kurtarırsa, Allah da onu kıyamet g&uuml;n&uuml;nde bir sıkıntıdan kurtarır. Kim darda kalan birine kolaylık g&ouml;sterirse, Allah da ona d&uuml;nya ve ahrette kolaylık ihsan eder. Kim bir m&uuml;sl&uuml;manın aybını &ouml;rterse, Allah da onun d&uuml;nya ve ahrette aybını &ouml;rter. Kul, kardeşinin yardımında olduk&ccedil;a, Allah da onun yardımcısı olur.&rdquo;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Sevgi de bizim, h&uuml;z&uuml;n de.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Dertlerini paylaştılar, sorunlarını aştılar.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Paylaşırsan dostunla derdini eğer, ne gam kalır geriye ne de keder.<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>Emeği ve Yemeği Paylaşmak:</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
Paylaşılan emek kutsaldır. Paylaşılmayan emek ise boş &ccedil;abadan ibarettir. Evet, &ldquo;Hi&ccedil; kimse kendi emeğinin kazancından daha hayırlı bir yiyecek asla yememiştir&rdquo;. &ldquo;Ey Allah&rsquo;ım! &Uuml;mmetimden sabah erkenden işe koyulanların işlerini bereketli ve hayırlı kıl&rdquo; buyurdu son Peygamber (s).<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
Yaşamak i&ccedil;in, ge&ccedil;inmek i&ccedil;in, başarmak i&ccedil;in, fert ve toplum huzuru i&ccedil;in emek vermek ve &ccedil;alışmak lazımdır. Aynı zamanda emeğe de saygı gerekir. Ne mutlu emeği paylaşanlara ve hak edilen saygıyı g&ouml;sterenlere.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
Bir sefer d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nde Peygamberimiz (s) &ldquo;Kimin yanında fazla suyu, ekmeği veya eşyası varsa, olmayana versin&rdquo; s&ouml;z&uuml;n&uuml; o kadar tekrarladı ki, Sahabeler: &ldquo;G&uuml;nl&uuml;k ihtiyacımızın dışındaki hi&ccedil;bir eşyanın bize ait olmadığını d&uuml;ş&uuml;nmeye başladık&rdquo; demişlerdir. Diğer bir hadisinde de &ldquo;Evinde iki kişilik yemeği olan, &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; bir kişiyi doyursun. D&ouml;rt kişilik yemeği olan ise, beşinci ve altıncı kişiyi alıp yemeğe g&ouml;t&uuml;rs&uuml;n&rdquo; buyurarak, aşımızı b&ouml;l&uuml;şmenin ne kadar &ouml;nemli olduğunu ifade etmiştir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp;<br />
Bu mevzuyu şu iki anlamlı s&ouml;z ile ta&ccedil;landıralım: &ldquo;Yemek, paylaşıldık&ccedil;a bereketlenir.&rdquo;<br />
&ldquo;Paylaşmak c&ouml;mertliktir, c&ouml;mertler cennetliktir.&rdquo;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
<strong>Hizmeti Paylaşmak:</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;<br />
Hizmet, hayatın ayrılmaz bir par&ccedil;asıdır. Sayısız hizmet alanı vardır. Hangi alanda hizmet edersek edelim, paylaşmak ve yardımlaşmak &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Bu mevzuyu da en a&ccedil;ık şekilde şu hadislerden &ouml;ğreniyoruz.<br />
<br />
&ldquo;M&uuml;sl&uuml;manların işleriyle ilgilenmeyen kimse, onlardan değildir&rdquo;<br />
&ldquo;Hizmet&ccedil;ileriniz, sizin kardeşlerinizdir. Allah onları sizin himayenize vermiştir. Kimin yanında b&ouml;yle bir kardeşi bulunursa, ona yemeğinden yedirsin ve giydiğinden giydirsin&rdquo;<br />
Sohbetimizi şu veciz s&ouml;zlerle tamamlayalım.<br />
-İnsanların en hayırlısı, yararlı olanlardır.<br />
-Hizmet eden, toplumun efendisidir.<br />
-Hizmet, paylaşmak i&ccedil;in verilir.<br />
-Paylaşmayan ne hizmet verir, ne de hizmet alır.<br />
-Paylaşmak, hayatı birlikte omuzlamaktır.<br />
-Paylaşmak rahmet, esirgemek ise mahrumiyettir.<br />
-Kazandığını paylaşanlar, paylaştık&ccedil;a kazanırlar.<br />
&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//paylasmak-g-uuml-zeldir-2/644/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PAYLAŞMAK G&Uuml;ZELDİR (1)</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kıymetli okurlar, Ramazanı ve M&uuml;sl&uuml;man&rsquo;ı yakından ilgilendiren paylaşma konusunu kısa başlıklar halinde sunmaya &ccedil;alışacağım.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Pay sahibi olmak g&uuml;zeldir, paylaşmak ise daha da g&uuml;zeldir. Bu g&uuml;nlerde &ouml;ncelikle Ramazanı paylaşmalıyız. Sonra ibadeti, bilgiyi, şefkati, sevgiyi, h&uuml;zn&uuml;, emeği, yemeği, hizmeti, huzuru ve nihayet Bayramı paylaşmalıyız.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Ramazanı Paylaşmak.</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Sevgili Peygamberimiz (S): &ldquo;Eğer &uuml;mmetim, Ramazan ayında ne sevaplar, iyilikler ve faydalar olduğunu bilselerdi, b&uuml;t&uuml;n senenin ramazan olmasını isterlerdi:&rdquo; &ldquo;Bir kimsenin Ramazanı g&uuml;nahsız ve huzurlu ge&ccedil;erse, takip eden aylar da aynı g&uuml;zellikte ge&ccedil;er.&rdquo; buyuruyor. Diğer bir hadislerinde de: &ldquo;Ramazan ayı size bereketiyle geldi. Allah o ayda sizin elinizi genişletir ve bundan dolayı size rahmet indirir. Hataları yok eder ve bu ayda yapılan duaları da kabul eder. Allah sizin ibadet ve hayırlarda birbirinizle yarış etmenize bakar ve meleklerine karşı sizinle &ouml;v&uuml;n&uuml;r. O halde iyilik ve hayırdan yana Allah Teala&rsquo;ya kendinizi g&ouml;steriniz.&rdquo; buyurmuştur.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Ramazan berekettir, bereket paylaşmaktır, paylaşmak g&uuml;zeldir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Ramazan rahmettir ve rahmet paylaştırılmıştır.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Rahmanın rahmeti, herkesi kuşatacak kadar, geniştir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>İbadeti Paylaşmak.</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
M&uuml;min, ibadet i&ccedil;in yaratılmıştır. Bu sebeple &ouml;m&uuml;r boyu Allah&rsquo;a kulluk eder. Ramazan&rsquo;da ise ibadet ve hayırlar biraz daha fazlalaşır. Allah, yaptığımız her ibadeti ve hayrı, en az on misliyle &ouml;d&uuml;llendirir. Camide cemaatle kıldığımız namazları ise, yirmi yedi kat daha fazla olarak değerlendirir. Yani ibadeti birlikte yapmak paylaşmaktır. Y&uuml;ce Mevla, birlikte yapılan ibadetleri daha fazla sevmektedir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sevgili Peygamberimiz (S): &ldquo;Bir topluluğa imam olan kimse, sadece kendine dua edip, cemaat i&ccedil;in dua etmezlik yapmasın.&rdquo; buyurarak, duanın da m&uuml;şterek olmasını, yani ibadeti de paylaşmamızı istemiştir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Birlikte a&ccedil;ılan eller, geri &ccedil;evrilmez.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Cemaatle ibadet etmek, kat kat fazilettir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; - Zekat, sadaka ve kurban, birer paylaşım ibadetidir.<br />
&nbsp;<br />
<strong>Bilgiyi Paylaşmak</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Bilgi, bir mum ışığı gibidir, etrafını aydınlatır. Yanmakta olan mum ile, yeni bir mum yakılırsa, ilk mumun ışığında bir eksilme olmaz. Ama yeni bir ışık daha yakılmış olur. Dolayısı ile ilim sahipleri, anlatarak veya yazarak başkalarına da yararlı olmalıdırlar. B&ouml;yle olmasını isteyen ayet ve hadislerden bazıları şunlardır:<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;S&ouml;z&uuml; dinleyip de onun en g&uuml;zeline uyanlar var ya, onlar Allah&rsquo;ın hidayete erdiği kimselerdir. İşte onlar, akıl sahiplerinin ta kendileridir.&rdquo; (Ayet)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Benim s&ouml;z&uuml;m&uuml; işitip de, başkasına tebliğ eden adamın y&uuml;z&uuml;n&uuml; Allah ağartsın.&rdquo;&nbsp; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Ancak şu iki kişiye gıpta edilir: Birincisi, Allah tarafından kendisine mal verilip de, onu hak yolunda harcayan kimse, diğeri de Allah tarafından kendisine ilim ve hikmet verilip de onu başkalarına &ouml;ğreten kimsedir&rdquo; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Bir ilim &ouml;ğreten kimseye, o ilimle amel edenlerin kazandıkları sevaptan hi&ccedil;bir şey eksilmeden, bir misli sevap verilir.&rdquo; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;Ya alim ol, ya &ouml;ğrenci, ya da bunları seven kişi ol&rdquo;&nbsp; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; S&ouml;ylemek istediğimiz her şey, bu ayet ve hadislerde &ccedil;ok a&ccedil;ık şekilde ifade edilmiştir. Ayrıca izah etmek i&ccedil;in s&ouml;z&uuml; uzatmaya gerek yoktur. Konuyu pekiştirmek i&ccedil;in şu g&uuml;zel s&ouml;zleri ekleyelim: Bilgi paylaşıldık&ccedil;a yarar sağlar. Bilgi, paylaşılarak &ouml;ğrenilir. Paylaşmadığın bilgi vebaldir. Paylaştığın kadar bilgilisin. Paylaşılmayan bilgi, bencilliktir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>Şefkati Paylaşmak</strong><br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Y&uuml;ce Allah&rsquo;ın en &ccedil;ok bilinen ismi merhametidir. Peygamberimiz (s) de rahmet ve şefkat Peygamberi olarak g&ouml;nderilmiştir. Birbirimize şefkat g&ouml;stererek bu g&uuml;zel hasleti paylaşmalıyız. Zira dinimiz bizden bunu istemektedir. Bu konuda bakınız Hz. Peygamber (s) ne buyuruyor:<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;M&uuml;minler birbirini sevmede, merhamet etmede ve birbirlerine şefkat g&ouml;stermede, tek bir beden gibidir &rdquo;&nbsp; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;İnsanlara acımayana, Allah da merhamet etmez.&rdquo; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &ldquo;K&uuml;&ccedil;&uuml;ğ&uuml;m&uuml;ze acımayan ve b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;m&uuml;ze saygı g&ouml;stermeyen, bizden değildir.&rdquo; (Hadis)<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Y&uuml;reği olanlar, paylaşır şefkati. Paylaşılmayan şefkat, yok demektir. Şefkati paylaşmayan, şiddet sa&ccedil;ar.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
Bir sonraki b&ouml;l&uuml;mde buluşmak dileğiyle.</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//paylasmak-g-uuml-zeldir-1/643/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>FATİH&rsquo;İ TANIMAK VE FETHİ ANLAMAK</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Bug&uuml;n 29 Mayıs ve İstanbul&rsquo;un fethinin yıld&ouml;n&uuml;m&uuml;. B&ouml;yle &ouml;nemli bir g&uuml;nde fethin sembol&uuml; ve kahramanı olan Fatih Sultan Mehmet&rsquo;ten bazı anekdotlar naklederek gen&ccedil;lere &ouml;rnekler sunmak istiyorum.&nbsp; Zira g&uuml;zel &ouml;rnekler iyilik istikametinde istek ve cesaret uyandırırlar.<br />
&nbsp;<br />
Fatih, okuyacak yaşa geldiğinde Manisa&rsquo;ya g&ouml;nderilir ve d&ouml;nemin en iyi hocalarına emanet edilir. &Ouml;nce din eğitimi almaya başlar. Kur&rsquo;an dersiyle başlayan eğitim; Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akaid ve Kelam dersleriyle devam eder. Peşinden Fen, Edebiyat, Tarih, Felsefe ve yabancı dil dersleri takip eder. Ana dili T&uuml;rk&ccedil;eye ilaveten iyi derecede Arap&ccedil;a, Fars&ccedil;a, Latince, Yunanca ve Sırp&ccedil;a da &ouml;ğrenmiştir. On dokuz yaşına kadar bunca ders alan Fatih&rsquo;in kafası hi&ccedil; te karışmamıştır. Bilakis daha da a&ccedil;ılmış ve &ccedil;ağ değiştiren insan olmuştur.<br />
&nbsp;<br />
Rivayete g&ouml;re Hacı Bayramı Veli Edirne&rsquo;ye gider ve padişah II. Muradı ziyaret eder Padişah İstanbul&rsquo;u feth etmek istediğinden bahsedince, Hacı Bayramı Veli beşikte yatan fatihi g&ouml;stererek: &ldquo; Fetih, bu &ccedil;ocuğa nasip olacak&rdquo; der. Bu s&ouml;z&uuml;n etkisinde kalan Sultan Murat, on iki yaşına gelen Mehmet&rsquo;i tahta &ccedil;ıkarır. Ama bu durumdan yararlanmak isteyen batılılar, yeni bir ha&ccedil;lı seferine kalkışırlar.&nbsp; Durumu yardımcılarıyla istişare eden fatih, babası Murad&rsquo;ın tekrar y&ouml;netimi almasına karar verir. Babasına ş&ouml;yle bir yazı g&ouml;nderir: &ldquo; Kendinizi hala padişah olarak kabul ediyorsanız, &uuml;lkenin selameti i&ccedil;in y&ouml;netimi ele alınız. Yok eğer beni padişah kabul ediyorsanız, size derhal ordunun başına ge&ccedil;menizi emrediyorum.&rdquo; Bu emri alan Sultan Murad derhal gelerek işin başına ge&ccedil;er. Şehzade Mehmet de tekrar eğitime devam etmek &uuml;zere Manisa&rsquo;ya d&ouml;ner.<br />
&nbsp;<br />
Fatih Sultan Mehmet ordusuyla İstanbul &ouml;nlerine geldiğinde, &ouml;nce bir seccade ister. Seccade hazır olunca, kıbleye doğru secdeye kapanarak uzunca dua eder. Onu g&ouml;ren vezir, komutan ve askerler de secde edip, hep birlikte zafer i&ccedil;in dua ederler. Fatih sadece dua ile yetinmemiş, savaş i&ccedil;in gerekli t&uuml;m hazırlıkları da yapmıştır.<br />
&nbsp;<br />
Fetih ger&ccedil;ekleştikten sonra Fatih, atından inerek yere kapanır ve secde yaparak, ş&uuml;kr&uuml;n&uuml; Allah&rsquo;ına arz eder. Ama ne yazık ki son yıllarda bazı korsan veya art niyetli turist rehberleri, Ayasofya&rsquo;nın duvarındaki el izini g&ouml;stererek ş&ouml;yle asılsız bir hik&acirc;ye anlatırlar. &ldquo; G&uuml;ya T&uuml;rk ordusu Ayasofya&rsquo;ya sığınan insanları &ouml;ld&uuml;rm&uuml;şlerdir. Fatih atıyla Ayasofya&rsquo;ya girdiğinde, at cesetlerden korkarak şaha kalkmış, Fatih&rsquo;te d&uuml;şmemek i&ccedil;in eliyle duvara tutunmuş ve duvarda el izi &ccedil;ıkmış .&rdquo; B&ouml;yle bir şey yaşanmış olamaz. Zira T&uuml;rk askeri silahsız insanlara asla kurşun atmaz, Fatih gibi b&uuml;y&uuml;k bir insan da at &uuml;zerinde bir mabede girmez ve girmemiştir de.<br />
&nbsp;<br />
Fatih &ccedil;ok engin bir hoşg&ouml;r&uuml;ye sahipti. İstanbul&rsquo;a cami ve mektepler yaptırırken, kiliselerin bakım, temizlik ve sair hizmetleriyle ilgilenecek adamlar g&ouml;revlendirmiştir. Din adamı bulma zorluğu yaşayan Hıristiyanlara kiliseler b&uuml;nyesinde &ouml;zel okul a&ccedil;malarına m&uuml;saade etmiştir. İspanyadan g&ouml;&ccedil; etmek zorunda kalan Yahudilerin, İstanbul&rsquo;a gelmelerine yardımcı olmuştur.&nbsp; Yahudi inancına g&ouml;re, Yahudi bir kişinin kesmediği hayvanı yemeleri helal olmadığından, uzunca bir m&uuml;ddet et yememişlerdi. Bunu haber alan Fatih &ldquo;Yahudi ve Hıristiyanların kestiği, M&uuml;sl&uuml;manlara helaldir&rdquo; kuralından hareketle, hayvan kesim işlerini Yahudilere vermiştir.&nbsp; B&ouml;ylece herkesin rahat&ccedil;a et yemesini sağlamıştır.<br />
&nbsp;<br />
Fatih&rsquo;in, hocalarına karşı derin bir saygısı vardı. Molla G&uuml;rani&rsquo;ye her yerde saygı g&ouml;stermiş, her karşılaştığında da elini &ouml;pm&uuml;şt&uuml;r. Diğer hocası Molla H&uuml;srev&rsquo;e de aynı saygıyı g&ouml;stermiştir.&nbsp; Camide bile hocasına h&uuml;rmeten ayağa kalkarak yer vermiştir.<br />
&nbsp;<br />
Diğer hocası Akşemsettin&rsquo;den iki şey istemiştir. Birincisi Ey&uuml;p Sultan Hazretlerinin mezarını bulması. İkincisi ise kendisine intisab ederek, tasavvufa girmeye m&uuml;saade etmesi. B&uuml;y&uuml;k Veli Akşemsettin, Allah&rsquo;ın da yardımıyla,784 sene &ouml;nce defnedilmiş olan Ey&uuml;p Sultan&rsquo;ın kabrini bulmuştur. Tasavvuf konusuna gelince: &ldquo; Padişahım! Siz dindar bir devlet adamısınız, millet ve memleketin selameti i&ccedil;in bu halinizi korumanız icab eder&rdquo; diyerek Fatih&rsquo;in tasavvufa y&ouml;nelmesini istemediğini nazik&ccedil;e ifade etmiştir.<br />
&nbsp;<br />
Fatih Sultan Mehmet, d&uuml;nyanın gelmiş ge&ccedil;miş en gen&ccedil; değişimcisidir. Fatih&rsquo;in yaptıkları, adaletin zulme, hoşg&ouml;r&uuml;n&uuml;n taassuba, sanatın kabalığa, medeniyetin geri kalmışlığa, hayırseverliğin menfaat&ccedil;iliğe, ilmin cahilliğe, ahlakın da ahlaksızlığa galip gelmesidir. B&uuml;t&uuml;n bunlar yeni bir &ccedil;ağın a&ccedil;ıldığının kesin delilleridir.<br />
&nbsp;<br />
Fetih ruhunun iyi anlaşılması ve Fatih&rsquo;in de gen&ccedil;lerimize &ouml;rnek olması dileğiyle&hellip;<br />
&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//fatih-rsquo-i-tanimak-ve-fethi-anlamak/642/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YALOVA M&Uuml;FT&Uuml;L&Uuml;Ğ&Uuml; RAMAZANA HAZIR</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Rahmet, bereket ve mağfiret iklimi olan Ramazan Ayına erişmenin huzur ve mutluluğunu yaşamaktayız. 15 Mayıs 2018 Salı g&uuml;n&uuml; kılacağımız ilk teravih namazının ardından 16 Mayıs 2018 &Ccedil;arşamba g&uuml;n&uuml; tutacağımız ilk oru&ccedil; ile bu m&uuml;barek aya girmiş olacağız.<br />
<br />
İl ve İl&ccedil;e M&uuml;ft&uuml;l&uuml;klerimizce il genelindeki Ramazan Ayı faaliyetleri aşağıya &ccedil;ıkarılmıştır:<br />
1-Başkanlığımız, her yıl Ramazan Ayında bireysel ve toplumsal hayatımıza ışık tutan &ouml;nemli bir değeri kamuoyunun g&uuml;ndemine taşımaktadır. Belirlenen konu &ccedil;er&ccedil;evesinde, Ramazan Ayı boyunca etraflı bir şekilde ele alınarak toplumumuzda bir duyarlılık ve farkındalık oluşması hedeflenmektedir. Bu bağlamda bu yılın Ramazan teması &ldquo;T&uuml;ketim Ahlakı ve İsraf&rdquo; olarak belirlenmiştir.<br />
<br />
2-Ramazan Ayı i&ccedil;in b&uuml;t&uuml;n tedbirler alınmıştır. G&ouml;revlisi olmayan cami yoktur.<br />
<br />
3-Ramazan Ayı boyunca sabah ezanları Diyanet takvimindeki &ldquo;İmsak&rdquo; vaktinde okunacaktır.<br />
<br />
4-B&uuml;t&uuml;n camilerimizde ve Kur&rsquo;an Kurslarımızda Mukabele okunacaktır. Mukabele okuma vakti g&ouml;revlilerimiz tarafından Cami ve Kur&rsquo;an Kursu &ccedil;evresi dikkate alınarak belirlenmiştir.<br />
<br />
5-Merkez Camiinde &ouml;ğleden ve yatsıdan &ouml;nce; diğer camilerde yatsıdan &ouml;nce İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;, İl M&uuml;ft&uuml; Yardımcıları, Vaizler, İslami İlimler Fak&uuml;ltesi &Ouml;ğretim &Uuml;yesi ve İmam Hatip Lisesi meslek dersleri &ouml;ğretmenleri tarafından vaaz yapılacaktır.<br />
<br />
6-Hacı Kemal Fidan Camiinde değişik g&ouml;revlilerimiz tarafından Hatimle Teravih namazı kıldırılacaktır.<br />
<br />
7-Aile ve Dini Rehberlik B&uuml;rosu vaizleri tarafından, okullarda velilere ve &ouml;ğrencilere y&ouml;nelik &ldquo;Ramazan Ayı ve kazanımları, m&uuml;barek g&uuml;n ve gecelerin &ouml;nemi&rdquo; konulu seminerler verilecektir.<br />
<br />
8-Kardeş şehir projesi kapsamında Yalova İl M&uuml;ft&uuml;l&uuml;ğ&uuml; tarafından belirlenen Kocaeli ve Balıkesir İl M&uuml;ft&uuml;l&uuml;ğ&uuml; ile karşılıklı vaaz ve irşat hizmetleri yapılacaktır. Aynı uygulama İl&ccedil;e M&uuml;ft&uuml;l&uuml;klerimiz arasında da ger&ccedil;ekleştirilecektir.<br />
<br />
9-Din İşleri Y&uuml;ksek Kurulu, 2018 yılı fıtır sadakasını 19 TL olarak belirlemiştir. Fitrede bir &uuml;st sınır yoktur. Bu konuda ideal olan herkesin kendi hayat standardına g&ouml;re asgari g&uuml;nl&uuml;k gıda harcamalarına denk d&uuml;şecek bir oranı vermesi tavsiye edilir.<br />
<br />
10-Şehit yakınları, gaziler, engelliler, g&ouml;&ccedil;menler, emekli personel, &ccedil;ocuk evleri, huzurevi, hastane, AMATEM gibi kurum ve kuruluşlarda kalan kişiler ziyaret edilecek, imk&acirc;n d&acirc;hilinde iftar hizmeti sunulacaktır.<br />
<br />
11-Ramazan Ayı boyunca mahalli gazetelerde her g&uuml;n değişik konularda M&uuml;ft&uuml;lerimiz ve Vaizlerimiz tarafından makale (K&ouml;şe yazısı) yazılacaktır.<br />
<br />
12-T&uuml;rkiye Diyanet Vakfı Yalova Şubesince, zek&acirc;t, fitre ve bağışlar Merkez Camii karşısındaki mek&acirc;nında makbuz mukabili tahsil edilecektir.<br />
<br />
13-Ramazanın son 10 g&uuml;n&uuml;nde itik&acirc;fa girmek isteyenler i&ccedil;in, GOP Camisi belirlenmiştir.<br />
<br />
14-Kardeş Şehir Kosova (İpek M&uuml;ft&uuml;l&uuml;ğ&uuml;)&rsquo;da başlatılan M. Akif ERSOY Kuran Kursu inşaatına desteğimiz devam etmektedir.<br />
<br />
15-Hizmet i&ccedil;i eğitim &ccedil;alışmaları kapsamında ezan, sağlık, işaret dili, Hac-Umre seminerleri yapılmıştır.<br />
<br />
16-Ramazan Bayramı Namazı, 15 Haziran 2018 Cuma g&uuml;n&uuml; saat 06:17 de kılınacaktır.<br />
<br />
Yalova halkının, aziz milletimizin ve İslam &acirc;leminin Ramazan Ayını tebrik ediyor, bu ayın huzur ve bereket getirmesini ve hayırlara vesile olmasını Y&uuml;ce Mevla&rsquo;dan niyaz ediyorum.<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//yalova-m-uuml-ft-uuml-l-uuml-g-uuml-ramazana-hazir/641/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BİZE MELEKLEŞME FIRSATI SUNAN AY RAMAZAN</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İnsan aklı ve nefsi olan bir canlıdır. Kendine has &ouml;zellikleri, ihtiya&ccedil;ları ve istekleri vardır. Melekler ise, nurdan yaratılmışlardır. Bir şey yeme, i&ccedil;me ve şehevi arzuları yoktur. G&uuml;nah işlemezler, uyumazlar ve yorulmazlar. Melekler, Allahın verdiği g&ouml;revleri noksansız yerine getirirler. G&ouml;rev dışında s&uuml;rekli ibadet ederler ve Allah&rsquo;a zikir ve tesbihatta bulunurlar. Ayrıca Hz. Peygamber&rsquo;e ve m&uuml;minlere dua ederler.<br />
&nbsp;<br />
İnsanoğlu, tamamen melek haline gelemez. Ancak Ramazan Ayında, Allah&rsquo;ın da l&uuml;tfuyla bir nevi melekleşme şansı yakalamaktadır. Şimdi bunları kısa &ouml;rnek ve benzetmelerle anlatmaya &ccedil;alışalım.<br />
&nbsp;<br />
Melekler, hi&ccedil;bir zaman yemez, i&ccedil;mez ve şehevi isteklerde bulunmazlar. M&uuml;minler ise, Ramazan Ayında imsak vaktinden, iftara kadar bir şey yemez, i&ccedil;mez ve cinsel isteklerde bulunmazlar. Yani g&uuml;n&uuml;n yarısında da olsa, meleklere benzer bir davranış sergilemektedirler.<br />
&nbsp;<br />
Melekler, kavga etmez ve k&ouml;t&uuml; s&ouml;z s&ouml;ylemezler. Oru&ccedil;lu insanlar da Peygamberimiz&rsquo;in (s) &ldquo;Size birisi sataşır, kavga &ccedil;ıkarmak isterse, siz ona uymayın, cevap da vermeyin. İlla cevap vermek gerekirse, ben oru&ccedil;luyum deyin&rdquo; hadisine uyar, k&ouml;t&uuml; s&ouml;zden ve kavgadan uzak durur. Bu y&ouml;n&uuml;yle de m&uuml;minler melekler gibi davranmış olurlar.<br />
&nbsp;<br />
Melekler g&uuml;nah işlemezler. Oru&ccedil; tutanlar da elle, ayakla, g&ouml;zle yapılacak her t&uuml;rl&uuml; g&uuml;nahtan sakınırlar. B&uuml;t&uuml;n organlarına da oru&ccedil; tutturmaya gayret ederler. Cenabı Allah&rsquo;ın da affetmesiyle, Ramazanın sonuna doğru g&uuml;nahsız hale gelirler.<br />
&nbsp;<br />
Melekler, s&uuml;rekli olarak Hz. Peygamber&rsquo;e (s) salat&uuml; selam okurlar, m&uuml;minler i&ccedil;in de hep dua ederler. Oru&ccedil;lu insanlar da Peygamber Efendimize (s) salat&uuml; selamı daha da artırırlar. Dualarında anne, baba ve diğer m&uuml;min kardeşlerini de unutmazlar. Bu bakımdan da Ramazan boyunca melekler gibi davranmış olurlar.<br />
&nbsp;<br />
Ramazan Ayı, manevi kirlerden ve g&uuml;nahlardan temizlenme ayıdır. &ldquo;Ramazanın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azat olmaktır.&rdquo; hadisi ile, &ldquo;inan&ccedil; ve &uuml;mitle oru&ccedil; tutanların ge&ccedil;miş g&uuml;nahları bağışlanır&rdquo; hadisi, bizim aklandığımızın delilidir. Fakat bu g&uuml;zel şansı yakalayanların, Ramazan&rsquo;dan sonra tekrar aynı hatalara d&uuml;şmemeye &ccedil;alışmaları &ouml;nemlidir. İnsanlar en &ccedil;ok alışık olduğu, hatta ihtiya&ccedil; duyduğu yeme ve i&ccedil;me gibi alışkanlıklarını, Ramazan&rsquo;da bırakabildiğine g&ouml;re, her zaman yapmadığı hata ve g&uuml;nahları daha kolay bırakabilir ve kendi iyiliği i&ccedil;in bırakmalıdır da.<br />
&nbsp;<br />
Allah bize her Ramazan bir zarf sunuyor ve i&ccedil;ini bizim doldurmamızı istiyor. Zarfın i&ccedil;ine ne yazıp koyarsak, bilahare zarf a&ccedil;ıldığında i&ccedil;inden, o &ccedil;ıkacaktır. Ramazan&rsquo;da ne ameller, ibadetler ve iyilikler yaparsak, &ouml;b&uuml;r d&uuml;nyada karşımıza bunlar &ccedil;ıkacaktır.<br />
&nbsp;<br />
Elimize ge&ccedil;en bu Ramazan fırsatını, en g&uuml;zel şekilde değerlendirme &uuml;midiyle&hellip;.<br />
&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Turgut A&Ccedil;ARİ<br />
İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//bize-meleklesme-firsati-sunan-ay-ramazan/640/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:10 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ORUCUN FAYDALARI</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Y&uuml;ce Kitabımızda, oru&ccedil;la ilgili olarak: &ldquo;Her hal&uuml;karda oru&ccedil; tutmanız, sizin i&ccedil;in &ccedil;ok hayırlıdır. Ah bir bilseniz!&rdquo; buyurulmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s) de : &ldquo;Eğer &uuml;mmetim, Ramazan orucunda ne faydalar olduğunu tam olarak bilselerdi, b&uuml;t&uuml;n senenin Ramazan olmasını isterlerdi&rdquo; buyurmuştur. Demek ki, Ramazan ayında ve oru&ccedil; ibadetinde pek &ccedil;ok faydalar vardır. &nbsp;&nbsp;Biz de bug&uuml;nk&uuml; yazımızda, oru&ccedil;la ilgili faydaları ele almaya &ccedil;alışacağız.&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Her ibadetin m&uuml;k&acirc;fatı, Allah tarafından verilmektedir. Buna rağmen &ldquo;orucu ben &ouml;zel olarak &ouml;d&uuml;llendireceğim&rdquo; ifadesiyle Allah, rakamlarla ifade edemiyeceğimiz miktarlarda sevap verileceğini beyan etmiştir. Oru&ccedil;lunun susması tesbihtir, uykusu ibadettir, duası makbul ve her ameli de fazlasıyla &ouml;d&uuml;llendirilecektir. &nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Bir hadisi şerifte: &ldquo;Kim inanarak ve m&uuml;k&acirc;fatını da Allah&rsquo;tan &uuml;mit ederek Ramazan orucu tutarsa, onun ge&ccedil;miş g&uuml;nahları affolur&rdquo; buyurulmuştur. Ayrıca oru&ccedil; ibadetiyle birlikte, teravih namazı kılmaya &ouml;zen g&ouml;sterenlerin, yeniden doğmuş gibi tertemiz olacakları da bildirilmiştir. Yani oru&ccedil; bizim g&uuml;nahlardan arınmamıza vesile olan &ccedil;ok kıymetli bir ibadettir. &nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Ramazan&rsquo;da kendi başımıza veya mukabele şeklinde Kur&rsquo;an okumak da &ccedil;ok sevaptır. Okuduğumuz veya dinlediğimiz her harf i&ccedil;in, en az on sevap verilecektir. Ayrıca oru&ccedil; ile Kur&rsquo;an, kıyamet g&uuml;n&uuml; bizlere şefaat edecekler. Oru&ccedil;: &ldquo;Allahım, ben onu a&ccedil; ve susuz bıraktım, beni o kişiye şefaat&ccedil;i eyle&rdquo; diyecektir. Kur&rsquo;an da: &ldquo;Allahım ben de bu kişiyi uykusuz bıraktım beni ona şefaat&ccedil;i eyle&rdquo; diyecektir. Allah&rsquo;ın izniyle her ikisi de bizlere şefaat&ccedil;i olacaklardır.<br />
&nbsp;<br />
Oru&ccedil; ibadetinin maddi, manevi, nefsimiz, ruhumuz ve sağlığımız ile ilgili pek &ccedil;ok faydası vardır. Hz. Peygamber (s): &ldquo;Oru&ccedil; tutun, sağlıklı olursunuz&rdquo; buyururken, belki de her t&uuml;rl&uuml; faydayı kastetmiştir. Sağlıkla ilgili olanları, bilenler ve uzmanlar değişik vesilelerle dile getirmişlerdir. Orucun kazandırdığı faydaları biraz daha değişik a&ccedil;ıdan ele almakta yarar g&ouml;r&uuml;yorum.&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1- Oru&ccedil;, &ouml;nce bedeni terbiye eder, sonra da nefsi ve ruhu terbiye eder.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2- Oru&ccedil;, insanın iradesini kuvvetlendirir. Oru&ccedil;lu kişi a&ccedil; ve susuzdur. Ama elindeki ekmeği yemez, suyu i&ccedil;mez. Yani Allah i&ccedil;in, kendi malına bile el uzatmaz. B&ouml;yle yetişen bir insan, başkasının malına hi&ccedil; zarar vermez.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 3- Oru&ccedil;, d&uuml;nya malını değersiz kılar. Zira oru&ccedil;lu kişi bir dilim ekmeğe ve bir bardak suya bile tenezz&uuml;l etmez. Bu bilince erişen insanların g&ouml;z&uuml;nde d&uuml;nya malı, değersiz hale gelmiştir.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 4- Oru&ccedil;, insanı disiplinli yapar. Oru&ccedil; tutan kişi, sahurda imsak vaktine, iftar anında da akşam vaktine dikkat etmek zorundadır. Namaz ve mukabele vakitlerini de titizlikle takib eder. B&ouml;ylece her şeyi vaktinde ve titizlikle yapma alışkanlığı kazanmış olur.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 5- Oru&ccedil; insana g&ouml;revine bağlı olmayı &ouml;ğretir. Oruca niyetlenen insan biraz zorlandığında, kimsenin g&ouml;rmediği bir yer bulsa da orucunu bozmaz. Şayet bozarsa, cezasını kendi kendine verir. Ya kaza orucu tutar, ya fidyesini verir. Gerekmişse kefaretini de &ouml;der. B&ouml;yle yetişen insan, vazifesini asla aksatmaz.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 6- Oru&ccedil;, ilk etapta iftara kavuşma &ouml;zlemi oluşturur. Bir ay boyunca, oru&ccedil; tutup, peşinden de iftara kavuşan insanda, giderek C.Hakkın rızasına kavuşma arzusu oluşur.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 7- Oru&ccedil;, insana başarı azmi kazandırır. Bazı şeyler var ki, &ccedil;alışmayla kazanılır. Bilgi, para, tecr&uuml;be ve sevap gibi. Oru&ccedil; tutanlar, daimi alışkanlığı olan yemeyi, su i&ccedil;meyi bırakabiliyorlar. Alışkın ve ihtiyacı olduğu şeyleri bile Allah i&ccedil;in bırakabilen insan, her zaman yapmadığı g&uuml;nahları tamamen de bırakabilir, hatta bırakmalıdır.<br />
&nbsp;<br />
Ne mutlu oru&ccedil; ibadetini gereği gibi anlayanlara ve Ramazan Ayını en g&uuml;zel şekilde değerlendirenlere.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<strong>Turgut A&Ccedil;ARİ</strong><br />
<strong>İl M&uuml;ft&uuml;s&uuml;</strong><br />
&nbsp;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//orucun-faydalari/639/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SP YANLIŞ ORTAKLIKTA CHP İNCE'DEN KURTULUYOR</title>
<description><![CDATA[<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#39;&#39;G&Uuml;L&#39;&#39;&Uuml;N VEFASIZLIĞI<br />
SP YANLIŞ ORTAKLIKTA<br />
CHP, İNCE&#39;DEN KURTULUYOR<br />
<br />
Erken se&ccedil;im t&uuml;m siyasi partiler i&ccedil;in s&uuml;priz oldu. Dolayısıyla se&ccedil;menlerimiz i&ccedil;inde s&uuml;prizdi.<br />
<br />
MHP ve Ak Parti bu se&ccedil;im kararı birlikte aldılar.<br />
Zaten 2019&#39;a kadar se&ccedil;im G&uuml;n&uuml;n&uuml; beklemek Sıkıntılar olacağı gibi ekonomık baskılarda olacaktı. 2019&#39;a kadar se&ccedil;imi taşımak g&uuml;&ccedil; olacaktı.<br />
Yatırımcılar i&ccedil;inde&nbsp; bu se&ccedil;ime odaklanıp ciddi &ouml;ng&ouml;r&uuml;lerinde endişeleri vardı. Yatırımlarında gelecek siyaset endişesi vardı. &Uuml;lke i&ccedil;in bu erken se&ccedil;im iyi oldu. &Uuml;lkemizin geleceği i&ccedil;in, siyasi netlik kazanması i&ccedil;in.<br />
<br />
Se&ccedil;im tarihi belli olduktan sonra Cumhurbaşkan aday bulma telaşlarıda başladı Siyasi partilerde.<br />
<br />
MHP ve Ak Parti adayı Recep Tayyip Erdoğan olarak ilk g&uuml;nden beri netleştirildi.<br />
Bu kesindi.<br />
Ama... CHP aday bulmada zorlandı. Hemde &ccedil;ok zorlandı.<br />
&Ouml;nce Abdullah G&uuml;l &uuml;zerinden ittifak kurmak istediler ama Yapamadılar. Ittifak başlamadan &ccedil;&ouml;kt&uuml;. Sonra Muharrem ince&#39;yi CHP Cumhurbaşkanı Adayı olarak ilan ettiler.<br />
<br />
Bu bilinen ve netleşen adımlar.<br />
<br />
Biraz geriye gidip ortak adayı olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;kleri Abdullah G&uuml;l kısmına biraz girelim.<br />
Malum sizlerde bilirsiniz Saadet Partisi , CHP , İyi Parti ve DP ile birlikte ortak aday olarak Recep Tayyip Erdoğan&#39;ın karşısına &ccedil;ıkartılacaktı. Bu herkes Tarafından biliniyordu ama Abdullah G&uuml;l son ana kadar hi&ccedil;bir a&ccedil;ıklama yapmadı. İttifak oluşmayınca bu sefer Abdullah G&uuml;l kendisi &ccedil;ıkıp basın a&ccedil;ıklamasıyla bu konuya netlik getirdi.<br />
Ve Basın a&ccedil;ıklaması herkes Tarafından şaşkınlık yarattı. S&ouml;zleri ve d&uuml;ş&uuml;nceleri Ak Parti tabanını &uuml;zd&uuml;. Ve yıllarca bu davada beraber y&uuml;r&uuml;d&uuml;ğ&uuml; Recep Tayyip Erdoğan&#39;a vefasızlık yaptı.<br />
Abdullah G&uuml;l geldiği t&uuml;m makamlar Recep Tayyip Erdoğan desteğiyle geldiğini &ccedil;ok &ccedil;abuk unutmuş ki bazılarının gazına gelip karşısına &ccedil;ıkıp Cumhurbaşkanı Adayı olacaktı.<br />
Vallahi ne diyeyim. Son derece tartışmalı, s&uuml;ratli, hararetli ve tecr&uuml;beler edinebileceğimiz ayrıntılarla dolu bir haftayı gerilerde bıraktık. G&uuml;l&#39;&uuml;n o a&ccedil;ıklamasıyla yeni başkan Adayları konuşulmaya başlandı ve adaylarda ortaya &ccedil;ıktı .<br />
Biz G&uuml;l&#39;&uuml;n a&ccedil;ıklamasına d&ouml;nelim.<br />
<br />
G&uuml;l kameraların &ouml;n&uuml;ne &ccedil;ıktı, savunma mahiyetinde dedi ki: &ldquo;&Ccedil;ok geniş bir mutabakat oluşturulsaydı adaylığım s&ouml;z konusu olacaktı&rdquo; ve ekledi &#39;&#39;arkadaşlarımla istişare ettik geniş mutabakat sağlanmadı&#39;&#39; a&ccedil;ıklamasında bulundu.<br />
Yani, &#39;&#39;erken se&ccedil;im kararından dolayı beklediğim o ortam oluşmadığından aday olamadım, yoksa Erdoğan&rsquo;ı devirmek i&ccedil;in harekete ge&ccedil;ecektim! Hi&ccedil;de g&ouml;z&uuml;n&uuml;n yaşına bakmazdım!&rdquo; Demek istedi bence.<br />
Şunu &ccedil;ok merak ediyorum<br />
1- o istişare ettiği arkadaşları kim?<br />
2- Geniş mutabakat dediği siyasi Oluşum nelerdi. Arkasındaki g&uuml;&ccedil; kimlerdi.<br />
<br />
Bu soruların i&ccedil;eriği araştırılıp a&ccedil;ıklansa&nbsp; belki herşey bizler i&ccedil;in anlam kazanacak ve G&uuml;l&#39;&uuml;n ger&ccedil;ek y&uuml;z&uuml;n&uuml; daha da iyi anlardık.<br />
G&uuml;l vefasızlığı ile siyaset tarıhıne adını yazdırdı.<br />
Abdullah G&uuml;l Cumhurbaşkanı adayı olduğu g&uuml;n&uuml; hatırlayalım biraz.<br />
Recep Tayyip Erdoğan kendisi rahatlıkla aday olabılıyorken kendisini Cumhurbaşkanı olma imkanı varken &ccedil;ıktı &#39;&#39;Cumhurbaşkanı Adayımız kardeşim Abdullah G&uuml;l&#39;d&uuml;r&#39;&#39; dedi.<br />
Bizde Abdullah G&uuml;l&#39;den aynı vefayı aynı adımı aynı sevgiyi beklerdik.<br />
G&uuml;l&#39;de &ccedil;ıkıp basın A&ccedil;ıklamasında &#39;&#39; Cumhurbaşkanı adayım Recep Tayyip Erdoğan&#39;dır, desteğim tamdır&#39;&#39; demesini isterdik. Tabiki demedi ve ak partinin kurucusu olduğu bir partının se&ccedil;menlerini &uuml;zd&uuml;ğ&uuml; gibi sevilmeyen bir insan haline geldi.<br />
Tabiki bu madalyonun g&ouml;r&uuml;nen y&uuml;z&uuml;. Bir de g&ouml;r&uuml;nmeyen arka y&uuml;z&uuml; vardı ki hepimizin bihaber olduğu, hesaplayamadığımız, aklımıza dahi gelmeyecek o kapalı kapılar arkasında yapılan pazarlıklar, kirli hesaplar, idolojilerinden uzaklaşıp Erdoğan&#39;ı devirmek i&ccedil;in birleşmeleri, ve G&uuml;l se&ccedil;imi kazanırsa ne olacak, T&uuml;rkiye&rsquo;yi ne bekleyecek sorularının cevabının arandığı, Erdoğan&rsquo;sız bir T&uuml;rkiye nasıl olmalı? Fet&ouml;&#39;n&uuml;n da desteğiyle yeni bir y&ouml;netimle AK partiden kurtulmanın şıklarının tek tek değerlendirildiği &ldquo;ittifak&rdquo; konsorsiyumunun devrede olduğu kirli adımlar.<br />
<br />
Bu ittifakı konsolide eden her ne kadar CHP-SP-İP-HDP&rsquo;nin liberal tetik&ccedil;ileri, eski solcular ile Kemalist d&uuml;ş&uuml;nce kompradorları gibi g&ouml;r&uuml;nse de arkalarında hangi istihbarat servisleri, &uuml;st d&uuml;zey kimlikler ile hangi karanlık g&uuml;&ccedil;lerin var olduğu hen&uuml;z g&uuml;n y&uuml;z&uuml;ne &ccedil;ıkmış değil.<br />
&Ccedil;ıkması i&ccedil;in Abdullah G&uuml;l&#39;&uuml;n basın a&ccedil;ıklamasındaki o istişare ettiği arkadaşları &Ouml;ğrenmek gerekir.<br />
<br />
O G&uuml;l&#39;&uuml;n dediği geniş Mutabakat oluşmadı&hellip;<br />
Kısma gelirsek.<br />
O geniş mutabakatin i&ccedil;inde bildiğimiz tek şey ve tek kişi Akşener &ldquo;100 bin dilek&ccedil;e toplayacağım, başkanlık se&ccedil;imlerine gireceğim&rdquo; diyerek o geniş mutabakattan (biri)nin yan &ccedil;izince anlaşma sağlanamadı. B&ouml;yle oluncada CHP&rsquo;nin İP partisine hibe ettiği 15 vekil transferinin işe yaramadığı da netleşince, G&uuml;l siyaset &ccedil;&ouml;pl&uuml;ğ&uuml;ne fırlatılmasının da olağan oldu. Ve CHP 15 vekilini geri alacağim demesi t&uuml;m planları alt&uuml;s oldu.<br />
Bu ittifakta en b&uuml;y&uuml;k zarar-ı bence Abdullah G&uuml;l g&ouml;rd&uuml;.<br />
<br />
T&uuml;m olumsuz, s&uuml;ratli gelişmelerden G&uuml;l&rsquo;&uuml;n yanına k&acirc;r kalan ise; itibarı sonbahar gazelleri gibi silindi gitti toplumun g&ouml;nl&uuml;nden. Siyasi vizyonu, itibarı, duruşu yerle bir oldu. Davasından uzaklaştı. Halkın sevgisiyle anılırken vefasızlığıyla tarih oldu. Se&ccedil;ime girmeden nakavt olma unvanını elde etti sayın G&Uuml;L. Siyaset meydanlarına&nbsp; bir daha &ccedil;ıkamayacak şekilde kendi kendisini tasfiye etmiştir. İnsanların g&ouml;z&uuml;nde ki imajı ve sevgisi yerle bir oldu. Erdoğan gibi bir dava arkadaşını siyaset uğruna sırtından bı&ccedil;aklamak i&ccedil;in pusuda beklemesini toplum affetmedi/affetmeyecekte&hellip;<br />
Alsa da unutmayacak.<br />
<br />
Bu ittifaktan bir elde edemeyen CHP, bari parti i&ccedil;indeki muhaliflerin sesini kesmek i&ccedil;in Muharrem ince&#39;yi Cumhurbaşkanı adayı yaptı.<br />
Bence CHP İnce&#39;yi harcadı.<br />
Bence CHP İnce&#39;den kurtulmak i&ccedil;in aday yaptı.<br />
Neden mi.<br />
CHP y&ouml;netimi İnce&#39;yi Genel başkanı yapmadı genel Başkanı&#39;na laik g&ouml;r&uuml;lmeyen bir kişi nasıl olurda cumhurbaşkanı adayı yapılır. Bunun cevabi a&ccedil;ık ve nettir İnce&#39;den kurtulmak i&ccedil;indir.<br />
<br />
Kazanamayacağını onarda iyi biliyor, Cumhurbaşkanı adayı olacağı i&ccedil;in vekil de olamayacak ve bu şekilde CHP İnce&#39;den kurtulacak parti i&ccedil;i muhalıflerdende kurtulacak.<br />
İnce bu oyuna nasıl kandı onuda d&uuml;ş&uuml;nmek gerek.<br />
Onu kim ikna etti. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Muharrem ince son siyasi arenasının s&uuml;recini yaşıyor bu adaylığı ile.<br />
<br />
Sona gelirsek...<br />
<br />
Recep Tayyip Erdoğan %53-%55 Arasında bir oyla ilk turda kazanır.<br />
Vekillik konusuna gelince MHP&nbsp; oylarını artıracak ve vekil sayısında orantılı şekilde artacaktır.<br />
Bu se&ccedil;im &uuml;lkemize ve milletimize hayırlı olsun.<br />
<br />
Allah devlet y&ouml;neticilerimize iman aşkıyla hizmet aşkıyla y&ouml;netmeyi millet sevdasıyla milletin derdine dert edinerek ilgilenmeyi nasip etsin.<br />
<br />
25 Hazıran Sabahı yeni bir T&uuml;rkiye&#39;yle ile uyanmak umuduyla...<br />
Selam ve sevgiler Allah&#39;a emanet olun<br />
<br />
ADEM G&Uuml;RSAL / FRANSA</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//sp-yanlis-ortaklikta-chp-ince-den-kurtuluyor/638/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>MEYDAN ve ŞEHİT ANITLARI LAĞIM İ&Ccedil;İNDE</title>
<description><![CDATA[<p style="margin: 0px 0px 6px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(29, 33, 41); font-size: 14px;">&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(29, 33, 41); font-size: 14px;"><br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova 15 Temmuz Cumhuriyet Meydanında bulunan Polis Şehitleri ve Şehitler Anıtı Lağım i&ccedil;inde kalmış. Anıtların yanında da &Ccedil;ocuk Parkı var ve Meydan afedersiniz dayanılmaz bir &ouml;l&ccedil;&uuml;de Kanalızasyon kokuyor. &Ccedil;&ouml;z&uuml;m olarakta Emniyet şeridi &ccedil;ekilmiş.<br />
<br />
Yalova&#39;nin g&ouml;beğinde yaşanan bu REZALETE duyarsız nasıl kalınıyor?<br />
<br />
Bu Devletin ilgili birimleri neden duyarsız?<br />
<br />
Emniyet M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, Polis Şehitleri Anıtının bu halde olmasına neden duyarsız?<br />
<br />
Şehitler Anıtı, Lağım i&ccedil;inde kalmış, Vali Tuğba Yılmaz, Belediye başkanı Vefa Salman neden duyarsiz?<br />
<br />
&Ccedil;ocuk Parkı taşkın lağım kenarında,.yetkililer neden duyarsız?<br />
<br />
Şehrin VALİSİ, şehrin BELEDIYE BASKANI, şehrin SİYASILERİ, ilgili B&Uuml;ROKRATLAR neden duyarsız?</span><br />
<br />
<strong>BU NE PERHİZ BU NE TURŞU ???</strong></span><br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova Belediyesi MECLİS &uuml;yeleri ne iş yapar ???Yalova&#39;da aylardır B*K atışması devam ederken, Kanalizasyonlar Derelere akıtılırken, Cumhuriyet meydanı lağım i&ccedil;inde kalırken,</span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px; font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; color: rgb(29, 33, 41); font-size: 14px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yalova &Ccedil;evre ve Şehirlik İl M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;, Şehir &Ccedil;evre Sağlık Kongresinde &ldquo;Yerel Y&ouml;netimler Arası En İyi Uygulama&rdquo; Yarışmasında &ldquo;Şehir Sağlığını &Ouml;l&ccedil;me&rdquo; kategorinde 3.c&uuml;l&uuml;k &ouml;d&uuml;l&uuml; almış.</span></span><br />
&nbsp;</p>


<p style="margin: 0px 0px 6px; font-family: inherit;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Mahalle yanarken &quot;Sa&ccedil;&quot; mı taranır ?<br />
<br />
<img alt="" src="/userfiles/images/31265247_10214707231421840_3623404664740881662_n.jpg" style="width: 630px; height: 285px;" /></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//meydan-ve-sehit-anitlari-lagim-i-ccedil-inde/637/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TAŞLARA TAKILAN YARALANIYOR</title>
<description><![CDATA[<br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Huzur ve H&uuml;rriyet sokakta kaldırım işgallerine engel olmak i&ccedil;in Yalova Belediyesi tarafından koyulan Taşlara takılan &ouml;zellikle yaşlı insanlar yaralanmaya devam ederken, konuya vakıf olan ve şikayetlerden haberdar olan Belediye, seyretmeye devam ediyor.<br />
<br />
Bu taşları koyan ve d&uuml;zenleyen Mimarın babası dahil bir &ccedil;ok insan yaralandı, ama Belediye Nuh dedi Peygamber demedi.<br />
<br />
Zaten esnafta yaptı yapacağını, taşların &ccedil;oğunu kaldırdı.<br />
<br />
Bakalım kimi &ouml;ld&uuml;recek bu taşlar, bu basitsiz mantık.<br />
<br />
2 g&uuml;nde 3 kadın taşlara takılarak yaralandı...<br />
<br />
<br />
<img alt="" src="/userfiles/images/TAŞLARA-TAKILAN-YARALANIYOR-2018-5-24.jpg" style="width: 564px; height: 644px;" /><br />
<br />
<img alt="" src="/userfiles/images/TAŞLARA-TAKILAN-YARALANIYOR-2018-5-24_jpg-1.jpg" style="width: 630px; height: 754px;" /></span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//taslara-takilan-yaralaniyor/636/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Hilal Kaplan sen mi askerimize moral vereceksin?</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">G&Uuml;LD&Uuml;RME BİZİ Cumhur Başkanı&#39;mız Recep Tayyip Erdoğan askerlerimize moral niteliğinde hataya bir &Ccedil;ıkarma yapar. Sanat, spor, gazeteci ve &#39;&#39;gazeteciler&#39;&#39; vede &#39;&#39;sanat&ccedil;ılar&#39;&#39; davet edildi.<br />
<br />
Bu adımı asla eleştiremem eleştirecem diye d&uuml;ş&uuml;nenler yanılır.<br />
Biz bu adımı atan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan&#39;a teşekk&uuml;r ederiz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; askerimizi d&uuml;ş&uuml;nmesi o b&ouml;lgeye gitmesi, hem b&ouml;lge insanına moral oldu hem askerlerimize. Birde Cumhurbaşkanımızın asker kıyafetini giymesi ayrica bir mesaj oldu &uuml;lkemize oyunlar yazan planlar kuran devletlere.<br />
<br />
Ben davet edilen sanat&ccedil;ı adı altında ( benim sanat&ccedil;ım değil yada benim &uuml;lkenin insanını temsil etmiyor sanat&ccedil;ı olarak) iki &#39;&#39;zat&#39;&#39; katılmasına yada davet edilmesine tepkim oldu.<br />
<br />
Bu davetler i&ccedil;inde kendini &#39;&#39;gazeteci&#39;&#39; yada &#39;&#39;yazar&#39;&#39; olarak sanan , toplumda sanılan iki bayan kişide bu davete tepkim oldu. Konu asker olduğu i&ccedil;in neden bu kişileri davet etti diye eleştirdim. Başka konularda başbakan ve Cumhurbaşkanıyla zaten aynı u&ccedil;akta ziyaretlere katıldılar bir tepkimiz olmadı. Bizim bunlara tepkimiz kendi sosyal medya hesaplarındakı yazdıkları mesajlardır. Bu yazılanlara rağmen yine askerlerimiz moral olsun diye davet edilmesine şaşarım.<br />
<br />
Bir sanat&ccedil;ı &ouml;rnek olur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; &uuml;lkeye mal olmuştur. Yeni nesil &ouml;rnek alır her halinden her s&ouml;z&uuml;nden. Bir gazeteci &ouml;rnek olur her konuda her alanda. Her s&ouml;yleyeceğini her yazacağını defalarca d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p sonra yazar sonra S&ouml;yler &ccedil;&uuml;nk&uuml; onun bu Sorumluluğu bilincinde OLDUĞUNU bilir.<br />
<br />
Ben bir &#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39;nın uyuşturucudan dolayı hapse gireni sanat&ccedil;ı olarak g&ouml;rmem.<br />
<br />
Ben bir &#39;&#39;gazeteci&#39;&#39;nin bir &#39;&#39;yazar&#39;&#39;ın bu &uuml;lke insanlarına dil uzatıp bu &uuml;lkenin askerlerine değer vermeyip tasması elinde olan zatlara değer verip onların dedikleriyle yazıp &ccedil;izenlere yazar ve gazeteci demem en azından ben o kategoriye koymam.<br />
Sanat&ccedil;ıları anlarım bazen kendi menfaatleri i&ccedil;in yan &ccedil;izerler. Dik duruş sergileyemezler.<br />
<br />
Elbette yan &ccedil;izmekten dik duran , hayat felsefesi olan kırmızı &ccedil;izgileri olan derdi insan millet vatan islam olan sanat&ccedil;ılarımızda var onlar Başımızın tacıdır g&ouml;zbebeğimizdir. Ama ... Gazetecilerin bir duruşu olur bir yolu olur. Gazeteci olarak bu medyada yer bulan değer verilen Hilal Kaplan ve Nagihan Al&ccedil;ı&#39;ya ne diyeceğiz. Yazdıklarını nereye koyacağız. Hadi bunlardan kıyaslama yaparsak Nagihan Al&ccedil;ı iyi bir gazeteci Hilal Kaplan&#39;a g&ouml;re, Nagihan Al&ccedil;ı daha bir dik duruşu var Hilal Kaplan&#39;a g&ouml;re... D&uuml;ş&uuml;nceleri ve tavırları az &ccedil;ok memnun edici y&ouml;nleri var ama bu &uuml;lke insanını &uuml;zen yazılarıda var sosyal medyada attığı mesajlarıda var. Yine hilale g&ouml;re daha iyi diyeceğim bazı tv programlarında dik duruş Sergilediği i&ccedil;in... En azından kendine yol &ccedil;izmiş bir gazeteci &#39;&#39;d&uuml;ş&uuml;ncem bu&#39;&#39; diyen bir gazeteci. Yine diğer gazeteciler kadar iyi değildir ama Hilal Kaplan&#39;dan iyidir.<br />
<br />
Ama bu bizim camiada dolaşan Hilal Kaplan&#39;ı hangi kefene koyacaz. Hangi guruba yakınlaştırmalıyızkı bir anlam kazansın kendi i&ccedil;inde...<br />
<br />
Herşeye g&ouml;z y&uuml;m&uuml;l&uuml;r ama bu Hilal denen zat değer verilip &ouml;nemli makamlarda yer işkal etmesine g&ouml;z yumamam.<br />
<br />
Daha d&uuml;n fettullah G&uuml;len hocasına sosyal medyada leke kondurmazdı. Daha d&uuml;n askerlerimize dil uzatır tarzından sosyal paylaşımları g&ouml;rd&uuml;k. Daha d&uuml;n reise mesafeli bir duruş sergileyip eleştiri yazıları oldu. Bunları nasıl unuturum yada unuturuz. Yazdığı yazıları ne zaman unutup bu kadına değer vermeye başladık. Bu kadının sosyal medyada yazdıklarını bir vatandaş yazıp paylaşsa FET&Ouml;&#39;c&uuml; diye tutuklama yapılır.<br />
<br />
Bizim camiamızın bir &Ccedil;OĞU Hilal Kaplan&#39;ın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyıp Erdoğan&#39;la aynı ortamda bile OLMASINA Razı değil. Sizlerde Razı olmanıza şaşırıp eleştirmek zorunda kalıyoruz.<br />
<br />
Bu kişiler bu davaya zarar verir. Bu zatlardan uzak durmalıyız. Benimde s&ouml;yleyeceğim budur. Biz bu dava i&ccedil;in Karşılıksız ter d&ouml;kt&uuml;k değerli vaktımızı seve seve verdik, Yinede vereceğiz &uuml;lkemiz i&ccedil;in ama hi&ccedil;bir vaktını bu davaya harcamadan bu davada değer g&ouml;rmesi bizleri &uuml;zer. Bizim gibi bu davaya G&ouml;n&uuml;l vermiş desteklemiş Kişilerin tepkilerine eleştirilerine dikkat etmelisiniz diyede d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;m.<br />
<br />
HİKAYE BUYA. Gece vakti &ccedil;o&ccedil;uğunun elinden tutup sokaklarda k&ouml;t&uuml; alışkanlıklara bulaşmasın diye evine doğru ilerleyen baba, birka&ccedil; kişinin bir dukanın kapı zincirini demir testere ile kesmeye &ccedil;alışan hırsızlarla karşı karşıya gelir. Baba d&uuml;ş&uuml;n&uuml;p durur. Bu hırsızlaramı m&uuml;dahale edip gece gece Başıma iş a&ccedil;sam &ccedil;ocuğumla karakollarda olsam yoksa başımı &ccedil;evirip yoluma bakıp Allah&#39;a mı havale etsem. Der i&ccedil;inden...<br />
<br />
&Ccedil;ocuk: Baba ne yapıyor bunlar? Diye sorar. Tabi baba &ccedil;ocuğuna bunlar hırsız diyemez. Ve ne s&ouml;ylesem diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r.<br />
Baba , &#39;&#39;bunlar Hırsız oğlum&#39;&#39; dersem ahlakende &ccedil;ocuk &ccedil;&ouml;ker. Hırsızlık nedir bilmez ben hırsızlığın &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; OLDUĞUNU anlata anlata b&uuml;y&uuml;tt&uuml;m diye i&ccedil;inden d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r. Ama bunların Hırsız OLDUĞUNU da bilmeli diye d&uuml;ş&uuml;ncesine ekler ama susar diyemez. En sonundan geceden sorunsuz sıyrılmanın yolunu bulur cevap verir.<br />
<br />
Baba: Oğlum bunlar mızıka &#39;&#39;&ccedil;alıyor&#39;&#39; der... Mal sahibinin izni olmadan gece &#39;&#39;&ccedil;alıyorlar&#39;&#39;<br />
&Ccedil;ocuk: Peki neden ses &ccedil;ıkmıyor?<br />
Baba: İşte oğlum o mızıkanın sesi y&acirc;rin g&uuml;n aydınlanınca &ccedil;ıkacak der.<br />
<br />
Hataya giden spor ,sanat camıası og&uuml;n herkes izledi. Ama yarın olunca yanı b&uuml;g&uuml;n herkes fikrini s&ouml;yledi. Burdaki emek Hırsızlara neden değer veriliyor. Tepkimiz bu.<br />
<br />
Bu sanat&ccedil;ılara ve gazetecilere şunuda S&ouml;yleyeyim :<br />
<br />
Siz askerlere g&uuml;venseydiniz &ccedil;ocuklarınızı askere teslim ederdiniz 20 yaşlarında. Hilal kaplan ve nagihan denen kişiler askerimize moral verebilecek durumda OLDUĞUNU asla d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorum onların attığı sosyal medyadaki tiwitleri bunu kanıtlar...,<br />
<br />
Askere moral i&ccedil;in yapılan adım &ccedil;ok doğru hemde &ccedil;ok sevindim... Ama doğru olmayan bazı sanat&ccedil;ıların ve gazetecilerin orda oluşuydu hatta bazı sanat&ccedil;ıların davet edilmeyişiydi.<br />
<br />
Reisin asker kıyafetiyle D&uuml;nya&#39;ya mesaj vermesinede sevindim, ben işin o tarafında değilim ; Se&ccedil;ilen sanat&ccedil;ılar yanlış , Se&ccedil;ilen kişiler yanlış...<br />
<br />
Milliyet&ccedil;i sanat&ccedil;ılar keşke &ccedil;ağrılsa keşke siyas&icirc; g&ouml;r&uuml;ş&uuml; bize ters ama askeri seven Anadolu insanı gibi yaşayan ve Anadolu insanına değer veren başka sanat&ccedil;ılarda vardı keşke &ccedil;ağrılsalardı bu kadar tepki olmazdı ...<br />
<br />
CHP atılan adıma muhalefet yapar... Zaten CHP zihniyetini hi&ccedil;birşeyde memnun edemezsin, Kılı&ccedil;taroğlu Recep Tayyip Erdoğan&#39;a diktat&ouml;r der ama kendisi CHP i&ccedil;inde diktat&ouml;rl&uuml;k yapar. &#39;&#39;Benden habersiz kimse konuşamaz &#39;&#39; der.<br />
<br />
Ama biz atılan adıma değil i&ccedil;inde 4-5 sanat&ccedil;ı ve gazeteci adı altında &ccedil;ağrılan zat&#39;laradır. Bunlar, bu &#39;&#39;zat&#39;lar bu &uuml;lke i&ccedil;in bedel &ouml;deyenlerin sırtından bedel kazanalardır, hi&ccedil; bir bedel &ouml;demeden keyfini s&uuml;renlerdir. Ne bizi temsil edebilir ne askerlik &ccedil;ağındakı kardeşlerimizi nede bu Sabırlı fedakar vatan i&ccedil;in Can&#39;ını ortaya koyacak Anadolu insanını ....<br />
<br />
Bunlar kendi reklamının peşinde, bunlar para r&uuml;zgarinin estiği tarafta saf tutan zihniyettir.<br />
Biz sanat&ccedil;ı biliriz bu &uuml;lke vatandaşına saygısı olan m&uuml;tevazi duran.<br />
Biz satan&ccedil;ı biliriz &uuml;lke i&ccedil;in parayı &ouml;nemsemeyip yerini belli eden.<br />
Biz sanat&ccedil;ı biliriz siyasetle işi olmasada &uuml;lke insanın geleceği i&ccedil;in siyasilerle g&ouml;ğ&uuml;s gelen.<br />
Biz sanat&ccedil;i biliriz t&uuml;rk&uuml;lerinde Anadolu insanını anlatan şarkilarında askeri kahramanlaştıran uzun havalarıyla y&ouml;reyi anlatan, doğayı seven, kardeşliğe değinen.<br />
Biz sanat&ccedil;ı biliriz cesur ve mert yaşayan.<br />
Biz sanat&ccedil;i biliriz her tiyatrosunda halkın sıkıntısına kulak veren.<br />
Biz sanat&ccedil;i biliriz filimlerinde halkın derdini ele alan filimleriyle halk i&ccedil;in Anadolu insanının Y&uuml;reğini anlatan Anadolu insanının y&uuml;reğindeki istekleri dile getiren.<br />
<br />
Sanat&ccedil;ı biliriz resimleriyle memleketimi g&uuml;zelleştiren.<br />
Sanat&ccedil;ı bilirim şiirleriyle insanımızı onurlandıran.<br />
Sanat&ccedil;ı bilirim halkın değerlerine &Ouml;nem veren bu değere değer katan. Ama &#39;&#39;sanat&ccedil;ı&#39;&#39;larda biliriz para i&ccedil;in hert&uuml;rl&uuml; kılığa giren. &#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39;lar biliriz &ouml;m&uuml;rgası olmayan yerde s&uuml;r&uuml;nen.<br />
&#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39; biliriz g&uuml;n&uuml;birlik yaşayıp g&uuml;n&uuml; kurtaran.<br />
&#39;&#39;Sanat&ccedil;ılar&#39;&#39; biliriz derdi ekranlarda olmak derdi şan ş&ouml;hret...<br />
&#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39;lar biliriz ne s&ouml;ylediği belli ne yaptığı.<br />
&#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39;lar biliriz dik duruşu olmayan Birilerin maşası olan.<br />
&#39;&#39;Sanat&ccedil;ı&#39;&#39;lar tanıdık &uuml;&ccedil;beş g&ouml;bek atan &uuml;&ccedil;beş yerde ekrana &ccedil;ıkan &uuml;&ccedil;beş Anlamsız s&ouml;zler t&uuml;rk&uuml;lerinde şarkılarında s&ouml;yleyıp kendini sanat&ccedil;ı &#39;&#39;ZANNEDEN&#39;&#39;<br />
<br />
Bu zanneden sanat&ccedil;ı zatlarda bu &uuml;lkede değer g&ouml;r&uuml;l&uuml;r işte ben buna itiraz ederim buna eleştirim olur buna yanlış yapıldı keşke olmasaydı diye b&ouml;yle yazarım , s&ouml;ylerim , eleştiririm.<br />
<br />
Yoksa hayata askerimize moral i&ccedil;in yapılan &ccedil;ıkarmaya asla lafımız yoktur. Keşke her zamana b&ouml;yle askerlerimize moral niteliğinde etkinlikler olsa. Selam ve dua ile...<br />
<br />
ADEM G&Uuml;RSAL/ Fransa</span></span><br />
&nbsp;]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//hilal-kaplan-sen-mi-askerimize-moral-vereceksin/635/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>TATİL, MEMLEKET VE YILBAŞI REZALETİ!</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Memleketteyim.<br />
Doğduğum b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml;m hasretiyle yandığım, g&ouml;nl&uuml;m&uuml;n buralarda kaldığı yerdeyim yani Rize de.<br />
Tatil boyunca yazı yazmak i&ccedil;in konuda Aradım. Neyi dile getirsem neleri yazsam diye... veya memleketimin doğal g&uuml;zelliklerini mi ele alsam yada memleketimin sıkıntılarına mı ses versem bilemedim. İki g&uuml;nd&uuml;r d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;m...!<br />
<br />
Konu memleket olursa anlatacak &ccedil;ok şey var S&ouml;yleyecek &ccedil;ok şey var Hem olumlu hem olumsuz anlamda Ben genelde halkın sıkıntılarına kulak verip sesi Olmayı daha &ccedil;ok severim. Ben genelde &uuml;lkemin g&uuml;zel işlerine destekleyip yapılan hizmetleride s&ouml;ylemekten yanayım<br />
Ben bazen Eleştirel bir bakışla eleştirilerimde olmuştur. Hepsi memleket i&ccedil;in Hepsi halkımız i&ccedil;in Hepsi &Uuml;lkemde yaşayan vatandaşımızın biraz daha nasıl ekonomık anlamda refaha ulaşır diye...<br />
Hepsi &uuml;lkemiz ekonomik anlamda daha nasıl g&uuml;&ccedil;l&uuml; olur diye...<br />
&Uuml;lkemiz dış &uuml;lkeler karşında daha bir dık duruşla &uuml;lkemizin &ccedil;ıkarları i&ccedil;in adım atsın diye...<br />
En &ouml;nemlisi birlik beraberlik, kardeşliğimizi, ve ensar bir millet ve devlet olduğumuzu unutmamak i&ccedil;in dil d&ouml;kerim. Severimde &ouml;z&uuml;m&uuml;ze D&ouml;nmeyi Doğal yaşamayı Doğal Olmayı<br />
<br />
<br />
Memleket konularında eleştiriler &ccedil;ok aldım. Memlekette yapılan Sıkıntılar dile getirenleri dinleme fırsatım oldu<br />
İl&ccedil;e Y&ouml;netimi&#39;ni eleştireni de duydum<br />
Belediyeyide eleştireni...<br />
İdareciyide beğenmeyenleri de g&ouml;rd&uuml;m<br />
Memlekette gezerken her girdiğim mekanlarda şait olduk<br />
Dinlediklerim haklılık y&ouml;nleride var haksız yere eleştirenide var.<br />
Bir parti g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yle saplanıp &ouml;nyargılı bir bakışla ağır eleştirenide g&ouml;rd&uuml;m. Nadir de olsa &ouml;veninde savunanıda g&ouml;rd&uuml;m.<br />
Ben i&ccedil;eriğine girmeden<br />
Şunu S&ouml;ylemek isterim.<br />
Kim bir hizmet i&ccedil;in adım attıysa arkasında durup desteklesinler. Kim hakkı adaleti savunup bunu uygulamak i&ccedil;in m&uuml;cadele eden biri yada birileri varsa arkasında durup savunsunlar desteklesinler.<br />
Kim yapılan &ouml;nce hizmeti g&ouml;rmeyip nank&ouml;rce eleştiren varsa o zatların ağzınıda (g&uuml;zel bir &uuml;slupla ikna edici bir anlatımla yapılan hizmetleri anlatıp g&ouml;sterip) kapatsınlar<br />
Elbette hizmette eksiklik olur olacakta bu eleştiri yapıcıysa yerinde eleştirsin makama gitsin dile getirsin &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu daha sağlıklı olur daha duyarlı bir davranış olur sokak ortasında eleştirmekle olmaz kahve k&ouml;şelerinde atıp tutmakla olmaz<br />
Arkasından konuşmakla olmaz<br />
Siyaset yapan kişiler nasıl vebal altındaysa Siyaset&ccedil;ileride eleştirirken (haksız yere ) o vebale ortak olmayacaksın.<br />
Birşey yapıyorsak herzaman toplumun b&uuml;t&uuml;n&uuml;n&uuml;n menfaatini g&ouml;z&ouml;n&uuml;nde bulunduracaksanız<br />
Kendi menfaatın i&ccedil;in &ccedil;ıkmayacaksın Birşey s&ouml;yleyeceksen birleştirici olacak S&ouml;zler olsun Kucaklaştırıcı olsun Herkes i&ccedil;in ge&ccedil;erli herkesin y&uuml;reğinin sesi olsun Birilerin bir kesimin tatmın olması i&ccedil;in Olmasın<br />
Bir adım atılacaksa ortak y&ouml;nlerimizin &ccedil;ok olması i&ccedil;in Anlayış g&ouml;sterilsin herkesi memnun edecek G&ouml;n&uuml;l alacak adımlar olsun<br />
Kırıcı ve kırgın adımlardan uzak durulsun. Memleket i&ccedil;in s&ouml;yleyeceksen kıl&#39;ı kırk yarıp s&ouml;yleyeceksin Memleket i&ccedil;in dert edineceksen kendi derdini en sona bırakacaksın<br />
Memleket i&ccedil;in ter d&ouml;keceksen dualarla taktır g&ouml;r&uuml;leceksin Bu duaya laik olmak i&ccedil;in fedakar olacak yeri geldiğinde bedel &ouml;deyeceksin. Memleket i&ccedil;in bir adım atana on adım atacaksın ki herşey daha g&uuml;zel olsun. Ben asıl yazmak istediğim konuya şimdi başlayacam.<br />
Asıl konuya ge&ccedil;meden &ouml;nce memleketim i&ccedil;in S&ouml;ylemek istediklerimide &ouml;zet Ge&ccedil;mek istedim.<br />
<br />
<br />
Yılbaşı rezaleti!!!!<br />
Bu yıl 2017&rsquo;den 2018&rsquo;e ge&ccedil;işi duygusunu memlekette yaşadım. İyiki de yaşamışım. İyi ki derken olumsuzlukları net g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m i&ccedil;in gavur &uuml;lkelerdeki yılbaşını da g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;m i&ccedil;in karşılaştırmak i&ccedil;in &#39;&#39;iyi ki&#39;&#39; de diyorum. 2017&#39;ı 2018&rsquo;e bağlayan gece Yılbaşı dediler. Gavurlar demiş biz uygulama konusunda geride kalmadık. Baktım sağa sola pek bir değişiklik yok, hatta fazlası var pencereyi a&ccedil;tım g&ouml;kten zembille bir şey inmemiş, g&uuml;n aynı ama kutlamalar sokakta gezerken Yılbaşı muhabetleri vs vs...<br />
Hele gece Yarısı beni şok etti.!!<br />
&Ccedil;ılgınca kutlamalara rastlayınca Fransa&#39;da ki Yılbaşı geceleri aklıma geldi.<br />
İnanın bu kadar gavurlar &ouml;nemsemiyor bizim &ouml;nemsediğimiz kadar İnanın bu kadar kutlamıyor bizim kutladığımız kadar<br />
İnanıyorum ki HİNDİYİ de bizler daha &ccedil;ok kesiyoruzdur. GAVUR&#39;lardan daha fazla Yılbaşı gecesi hindi t&uuml;ketiyoruzdur.<br />
Yazık &ccedil;ok yazık.<br />
Yılbaşı hakkında d&uuml;ş&uuml;ncelerim yazdıklarım bir &ouml;nceki k&ouml;şe yazımda bellidir merak eden bakıp okusun.<br />
Şunu yine S&ouml;yleyeyim<br />
Biz M&uuml;sl&uuml;manız M&uuml;sl&uuml;manca yaşamalıyız.<br />
&Ouml;z&uuml;m&uuml;ze d&ouml;nmeliyiz.<br />
G&acirc;vurlara &ouml;zenip gavurlar gibi olmaktan uzak durmalıyız.<br />
<br />
<br />
Giden &ouml;m&uuml;rden gidiyor değil mi? Yani yaşlandık biraz daha, gen&ccedil;lik hikayelerini biraz daha ittik gerilere doğru...<br />
Giden yıllar bizim imtihanımız<br />
Giden g&uuml;nler bizim Mahşerde hesap vereceğimiz g&uuml;nler olacak.<br />
Hane yeni yıl o iyi dilekler falan hepsi koca bir yalan, b&uuml;y&uuml;k bir sahtekarlık Y&uuml;rekten s&ouml;ylenmeyen yapmacık bir s&uuml;ratlar topluluğu... Ben pek(hi&ccedil;)te inanmıyorum. İyisi mi yine de bir temennim var. Yeni yıla biz b&uuml;y&uuml;k bir gavur oyunu ile girdik. Komşu &uuml;lkemiz Iran karıştı. Belki bu yeni yıl Iran halkı oyuna gelip &uuml;lkesi dağılacak yaşayan insanlar zulme mağruz kalacak. Belki Iran dık duramazsa &uuml;lkemizde karışması i&ccedil;in gavurlar yeni oyunlar yazacak. Biz yeni yıl diye Yılbaşı diye gavur kutlamalarıyla g&uuml;n&uuml;m&uuml;z&uuml; Boşa harcamayalım.<br />
Bu &uuml;lkemizin başına bir iş gelmesin başka bir şey istemiyorum. İran Halkı&#39;da oyuna gelmesin.<br />
<br />
<br />
&Uuml;lkemiz M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerin kaderi bunu asla unutmayalım. Kud&uuml;s bizim namusumuz bunu hissedin y&uuml;reğinizde. Bu &uuml;lke bizim &Ouml;ZG&Uuml;R olan tek kalemiz buna sahip &ccedil;ıkalım. Yine de yeni &#39;&#39;yılınız&#39;&#39; mutlu olsun!<br />
Yeni yılımızda Kardeş&ccedil;e yaşamayı nasip etsin.<br />
Yeni yılda din kardeşlerimize sahip &ccedil;ıkıp onların sesi kulağı olalım duamızda unutmayalım.<br />
Selamlar Saygılarımla...</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//tatil-memleket-ve-yilbasi-rezaleti/634/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Define sandığın &uuml;st&uuml;nde dilencilik hallere mahk&ucirc;m olmak</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
<br />
M&uuml;sl&uuml;manlar,&nbsp;Hz. &Ouml;mer&nbsp;zamanında, yani 640&rsquo;lı yıllarda Mısır &uuml;zerinden Afrika&rsquo;ya uzanmaya başlamışlardır. Hz. Osman zamanında devam eden bu &ccedil;alışmalar, Emeviler zamanında tamamlanmış; M&uuml;sl&uuml;manlar Afrika&rsquo;yı da aşıp Fransa sınırlarından i&ccedil;eri girmişlerdir. İslam&rsquo;ın oluşturduğu medeniyet, t&uuml;m d&uuml;nyayı olduğu gibi Afrika&rsquo;yı da derinden etkiledi.<br />
<br />
Mesela, o zamana kadar sıradan bir şehir olan Kahire, Fatımiler zamanında d&uuml;nyanın en &ouml;nemli merkezlerinden biri oldu. Yine Fas, Cezayir, &Ccedil;ad, Tunus ve Sudan gibi &uuml;lkelerde y&uuml;ksek bir ilim, k&uuml;lt&uuml;r ve sanat hayatı yaşanır oldu.&rdquo; Afrika&rsquo;nın hemen yanı başında yaşanan End&uuml;l&uuml;s deneyimi, Afrika&rsquo;yı da derinden etkiledi ve End&uuml;l&uuml;s&rsquo;te yaşanan gelişmişlik, İslam&rsquo;ın elinin dokunduğu Afrika&rsquo;da da yaşandı&rdquo;.<br />
<br />
Kendisi de &Ccedil;ad&rsquo;da b&uuml;y&uuml;kel&ccedil;i olarak bulunan Prof. Dr. Ahmet Kavas, &ouml;zellikle 2005 yılından sonra T&uuml;rkiye&rsquo;nin o merhametli elinin Afrika kıtasına da değmeye başladığını s&ouml;yleyerek y&uuml;z yılların tahrip edici etkilerine rağmen o b&ouml;lge insanının tekrar Osmanlı&rsquo;yla buluşmanın sevincini yaşadıklarına &ccedil;ok şahit olduklarını s&ouml;yledi.<br />
<br />
Prof. Dr. Ahmet Kavas, adlarını bile bilmediğimiz bir s&uuml;r&uuml; &uuml;lkede, yine adlarını bile bilmediğimiz bir s&uuml;r&uuml; topluluğun hasretle bize dair haberler beklediğini, onların b&uuml;y&uuml;k bir heyecanla T&uuml;rkiye&rsquo;deki gelişmeleri izlediklerini ve o kadim duygusal bağların yine yavaş yavaş kurulmaya başladığını s&ouml;yledi. Prof. Dr. Ahmet Kavas, t&uuml;m M&uuml;sl&uuml;manları, Afrika başta olmak &uuml;zere d&uuml;nya M&uuml;sl&uuml;manlarını kendi kaynaklarımızdan ve doğru şekilde &ouml;ğrenmeye davet etti.<br />
<br />
<strong>&ldquo;Kankan Musa&rsquo;nın &uuml;lkesi Mali hep mi b&ouml;yleydi&rdquo;</strong><br />
Kankan Musa&nbsp;14&#39;&uuml;nc&uuml; y&uuml;zyılda onuncu Mansa veya&nbsp;Mali İmparatorluğu&#39;nun y&uuml;kseliş d&ouml;nemindeki imparatoruydu. &Uuml;lkeyi mansa olarak 1312 yılından 1337 yılına kadar y&ouml;netti. Musa, en &ccedil;ok kendisinin 1324 yılında&nbsp;hac&nbsp;i&ccedil;in Mekke&#39;yi ziyareti ve İslami bilginlik velinimetiyle kaydedilir. Musa Mansa, Mali&#39;nin etkisini Timbuktu şehri d&acirc;hil olmak &uuml;zere pek &ccedil;ok toprağı imparatorluğunun kontrol&uuml; altına getirerek Afrika boyunca genişletti. Ve Batı Sudan&#39;ın b&uuml;y&uuml;k bir par&ccedil;asını tek sistemli ticaret ve yasa i&ccedil;inde ilave etti. Bu yapılması beceri, g&uuml;&ccedil; veya cesaret isteyen bir şeydi ve bu Musa Mansa&#39;yı Afrika tarihinde en b&uuml;y&uuml;k devlet adamlarından biri yaptı. Mansa&#39;nın koruması altında Timbuktu şehri zenginlikte ve saygınlık b&uuml;y&uuml;d&uuml; ve en g&uuml;zel şairlerin, bilim adamlarının, Afrika ve Orta Doğulu sanat&ccedil;ıların toplantı yeri haline geldi.&rdquo;&nbsp;&nbsp;<br />
<br />
Kankan Musa, Orta&ccedil;ağ&rsquo;ın sonlarına doğru Afrikalıların bilim, k&uuml;lt&uuml;r ve sanata nasıl baktıklarını yansıtan bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;d&uuml;r. Aynı zamanda Kankan Musa &ouml;nderliğindeki&nbsp;Mali, Afrika&rsquo;nın 14. y&uuml;zyılda nasıl bir gelişmişlik yaşadığının somut &ouml;rneğidir&rdquo;.<br />
<br />
Durdurulan bir medeniyetin miras&ccedil;ısı olan T&uuml;rkiye, tarihin ve coğrafyanın kendisine dayattığı rol&uuml; oynamaya başladık&ccedil;a kendine g&uuml;veni artıyor, kendine g&uuml;veni arttık&ccedil;a da tarihi rol&uuml;n&uuml; daha sahici oynuyor. Kendine geliyor yani. T&uuml;rkiye kendine geldik&ccedil;e de, onun tarihsel rol&uuml;n&uuml; gasp etmiş olan &uuml;lkelerin huzursuzluğu artıyor, T&uuml;rkiye&rsquo;yi durdurmak i&ccedil;in hamle &uuml;st&uuml;ne hamle yapıyorlar. Son zamanlarda T&uuml;rkiye&rsquo;ye yapılan saldırıların sebebinin bu olduğunu d&uuml;nya &acirc;lem biliyor zaten.<br />
&nbsp;<br />
&ldquo;Bundan yirmi otuz sene &ouml;nce bize &lsquo;Afrika&rsquo; dendiğinde ilk aklımıza gelen şey, vahşi insanlar, balta girmemiş ormanlar, medeniyete alabildiğine uzak bir d&uuml;nyaydı&rdquo;. Gibi bahsederler aslında hi&ccedil; de &ouml;yle değildi, Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu&rsquo;nun 1977 yılında oğlu Ali&rsquo;ye hitaben yazdığı mektup &lsquo;da Eritre&rsquo;den, Somali&rsquo;den, Filipinlerden ve Afrika&rsquo;nın kurtuluşu i&ccedil;in dua ediniz bahsi ge&ccedil;er.&nbsp;Şimdi biliyoruz ki bu algı bizim tarih kitaplarından &ouml;ğrendiklerimize değil, Batılıların bize anlattıklarına dayanmaktadır. Bu anlatılanlara inanmak bizim en b&uuml;y&uuml;k hatalarımızdan biriymiş doğrusu.<br />
<br />
&ldquo;Bizim hatamız, Afrika&rsquo;yı kendi kaynaklarımızdan değil, Batılıların anlattıklarından tanımamızdır&rdquo;. Artık Afrika&rsquo;nın &ouml;yle olmadığını biliyoruz ve Osmanlının ve İslam medeniyetinin miras&ccedil;ısı olarak dokunuşumuzu Afrika&rsquo;ya kadar uzatıyoruz.&rdquo;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//define-sandigin-uuml-st-uuml-nde-dilencilik-hallere-mahk-ucirc-m-olmak/633/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>''BANANE AMERİKA'DAN'' Banane vize'sinden</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Uuml;lkemizin insanı hert&uuml;rl&uuml; duygularla yaşar oldu.<br />
Her alanda her konuda. Buna sporda eklenebilir.<br />
&Uuml;&ccedil; &ouml;nemli konular bu hafta &uuml;lkemizin sicak g&uuml;ndemine oturdu. Bu &uuml;&ccedil; konuyu ele alacağım.<br />
<br />
1. T&uuml;rkiye ile ABD arasında vize restleşmesi yaşanıyor.<br />
2.Spor dalındaki başarılarımız vede başaramadıklarımız.<br />
3.T&uuml;rkiye askeri İdlip&#39;e girdi.<br />
<br />
Birinci konumuzdan başlayalım. ABD&rsquo;yi kızdıran neydi? ABD neyin &ouml;fkesiyle vize kararını Aldı. T&uuml;rkiye&#39;yle irili ufaklı krizler yaşanmada bug&uuml;ne kadar başvurmadığı bir tepkiyi g&ouml;sterdi.<br />
<br />
ABD Irak&#39;ı işkal ettiği g&uuml;nden beri, S&uuml;riye&#39;yi İŞID ve PYD tarafından işkal ettirdiğinden beri, hatta Barzani&#39;yi sinsice kullanarak bağımsızlık konusunda perde arkasında destekleyerek, katar meselesinde bile arap &Uuml;lkelerine silah satarak emellerine ulaşmasına rağmen T&uuml;rkiye&#39;nin aldığı siyasi karar askeri adimlar ve g&ouml;stermiş olduğu &uuml;lke duruşu bu kadar kızdırmamış gibi g&ouml;z&uuml;k&uuml;yordu.<br />
Bug&uuml;n ne Değişti ne geliştide vizeler S&uuml;resiz askıya alma kararı Aldı.<br />
Bence...<br />
<br />
<strong>ABD eski g&uuml;c&uuml;nden ş&uuml;pe duyuyor.</strong><br />
Ş&ouml;yle; eski T&uuml;rkiye yok karşısında eski planları işlediği gibi işlemiyor artık ABD oyun kurucu olmaktan &ccedil;ıkıyor bu g&uuml;c&uuml; elinde tutmak i&ccedil;in son &ccedil;ırpınışları.son 4-5 yıl i&ccedil;inde g&uuml;ven sorunu vardı. T&uuml;rkiye ABD ye g&uuml;venmediğini siyasi adımlarıyla iletiyordu. T&uuml;rkiye Ortadoğu daki sorunları artık komşu &uuml;lkelerle &ccedil;&ouml;z&uuml;leceği anlayışına varınca ABD yerinde duramaz oldu. ABD bu coğrafyada etkisiz eleman olacağından &ouml;nlem ve plan yapmaya başladı.<br />
<br />
Biz NATO &uuml;yesiyiz ama her zaman kendi &ccedil;ıkarlarımızda tek kalmış bir &uuml;lkeyiz. Washington, T&uuml;rkiye&rsquo;nin g&ouml;z&uuml;n&uuml;n i&ccedil;ine bakarak d&uuml;şmanlarımıza yardım ediyor. Defalarca T&uuml;rkiye uyarmasına rağmen PYD ye desteği devam etti. En son ABD, PYD&#39;ye islah vererek ipleri zaten koparmıştı. Yani ABD bildiğini okuyordu T&uuml;rkiye&#39;yi dikkate almıyordu. T&uuml;rkiye de bildiğini okumaya başlayınca, Rusya ve İran&#39;la işbirliği kurunca ABD kızmaya başlamıştı ama nafileydi artık. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ABD ter&ouml;r konusunda T&uuml;rkiye&#39;yle hi&ccedil; bir zaman aynı d&uuml;ş&uuml;nmedi. T&uuml;rkiye&#39;nin ter&ouml;re karşı duruşunu desteklemedi. Vize restleşmesi bence yerindeydi. T&uuml;rkiye tarafındanda vizelerin S&uuml;resiz Kaldırılması yerinde bir adım oldu. ABD , fet&ouml; ter&ouml;r &ouml;rg&uuml;t&uuml;n elebaşısı fettullah g&uuml;leni teslim etmedik&ccedil;e, PYD &#39;ye desteğini kesmedik&ccedil;e, ve Ekonomık baskılarını vazge&ccedil;medik&ccedil;e bizimde ABD ile g&uuml;ven vermemiz ABD ile ortak adım atmamız imkansız ve sıkıntılı bir durum olacaktı.<br />
<br />
Biz darbe gecesinden sonra zaten ABD ile sular bulanmaya başlamıştı. Darbecilerin arkasında ABD olduğu yanı darbeyi destekledikleri ortaya &ccedil;ıkmıştı. Bu desteğı Dahada netleşmesini sağlayan durum ise İstanbul Başkonsolosluğu g&ouml;revlisi Metin Topuz&#39;un tutuklanması. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, FET&Ouml;&#39;n&uuml;n 17/25 Aralık 2013&#39;teki kumpasına ilişkin y&uuml;r&uuml;t&uuml;len soruşturma kapsamında, ABD&#39;nin İstanbul Başkonsolosluğu g&ouml;revlisi Metin Topuz casusluktan tutuklandı. Bu tutuklama ABD&#39;yi ciddi rahatsız etmişti. Topuz&#39;un, haklarında dava a&ccedil;ılan eski polis m&uuml;d&uuml;rleri ve firari eski savcı Zekeriya &Ouml;z ile irtibatı tespit edildi. Telefon kayıtları ortaya &ccedil;ıktı.<br />
<br />
Zekeriya &Ouml;z&#39;&uuml;n ABD Başkonsolosluğu&#39;yla irtibat i&ccedil;in adliye santralına Kayıtlı olmayan yeni &ouml;zel bir &#39;kırmızı hat&#39; d&ouml;şediği polisler Tarafından tespit edildi. Topuz&rsquo;un, 15 Temmuz darbe girişimindeki asker ve polislerle direk Bağlantı kurup Pensilvanya gelişen bilgileri aktardı.Topuz&#39;la ilgili daha birs&uuml;r&uuml; belge ve bilgi ortaya &ccedil;ıktı.<br />
<br />
İşte bu gelişmeler abd&#39;yı &ccedil;ok ama &ccedil;ok rahatsız etmişti.<br />
<br />
Diğer bir &ouml;nemli rahatsız verici durum ise İdlip Harekatı&#39;nın T&uuml;rkiye&rsquo;nin Rusya ve İran ile birlikte hareket etmesi, ABD yi saf dışı etmeleri, ge&ccedil;en aylarda T&uuml;rkiye Rusya&rsquo;dan S-400 f&uuml;ze sisteminı almamız ABD&rsquo;yi iyice zivanaden &ccedil;ıkardı&hellip;<br />
<br />
Bu zivaneden &Ccedil;ıkma sonucu vizeler S&uuml;resiz askıya alma kararını doğurdu.<br />
<br />
<strong>Gelelim İdlip harekatı. </strong><br />
T&uuml;rkiye Suriye konusunda hep yanlış adım attığı d&uuml;ş&uuml;ncesindeydim. Eski s&uuml;riye hakkındaki yazılarımı okuyan bilir. Ben Esad rejiminin yıkılmasından yanayım. Hatta &#39;&#39;T&uuml;rkiye Suriye&#39;ye sınırlı m&uuml;dahale etmeli ve &Ouml;zg&uuml;r s&uuml;riye ordusuna destek vermelidir&#39;&#39; diye s&ouml;ylerdim. Bug&uuml;nlere bu ciddi konulara kadar belki ilerlemeden hallonulurdu. Şimdi T&uuml;rkiye&#39;nin adımını &ccedil;ok doğru bir adım olarak g&ouml;rmekteyim. T&uuml;rkiye Kerk&uuml;k b&ouml;lgesinide g&uuml;vence altına almalıdır. Kerk&uuml;k&#39;e de T&uuml;rk askeri gitmelidir. Kerk&uuml;k konusunda MHP lideri devlet Bah&ccedil;eli&#39;nin tutumu taktir edilmeli.<br />
<br />
Barzani bağımsızlık ilan ettiği g&uuml;n uluslararası hukuki haklarımızı yerine getirmeliyiz. Lozan ve ankara antlaşmaları bu konuda a&ccedil;ık ve net olan maddeler yerine getirilmelidir. Asla Musul ve Kerk&uuml;k konusunda geri adım atılmadan barzanıyede haddini bildirilmelidir. Barzani&#39;ye yani kuzey Irak B&ouml;lgesi&#39;ne ağır yaptırımlar uygulanmalıdır. Irak merkezi h&uuml;kumetine destek verilip Barzani konusunda caydırıcılığını kullanmalıdır. T&uuml;rkiye İlkez bu coğrafyada doğru bir adım Attı. Neden mi? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ABD bu coğrafyada Olmasını ve bu coğrafyada s&ouml;z sahibi gibi adımlar atmasından dahatsızdım. Bu coğrafyada adım atılacaksa bu Iran ,Rusya ve T&uuml;rkiye olmalıydı ge&ccedil; oldu ama iyi bir adım oldu. Bu ortak adım hem AVRUPA&#39;YI hem ABD &#39;yo rahatsız etmiştir.<br />
<br />
Şunu Altını &ccedil;izerek S&ouml;ylemek isterim. Avrupa ve ABD &#39;ye g&uuml;venmektense Rusya&#39;ya İran&#39;a g&uuml;venirim daha iyi. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu b&ouml;lgede ortak &ccedil;ıkarlarımız olduğu kadar ortak endişelerimizde var. Ben İRAN&#39;a g&uuml;ven vermem ama bu Ortadoğu konusunda temkinli g&uuml;venmekten yanayım &ccedil;&uuml;nk&uuml; oda biliyor T&uuml;rkiye d&uuml;şerse İran&#39;da d&uuml;şeceğini. Oda asla T&uuml;rkiye&#39;yle ortak iş yapmaz istemez ama bu b&uuml;y&uuml;k oyun bu Yazılan b&uuml;y&uuml;k Planın i&ccedil;inde İran&#39;da var. PKK kolidoruna m&uuml;sade etmemek i&ccedil;in atılan adım &ccedil;ok doğru bir adımdır. S&uuml;riyede Ateşkes ilan edilene kadar İŞID, PYD ve PKK bitene kadar bu kolidor asla bırakılmamalı askerler hazır kıta beklemelidir. Ortak &ccedil;ıkarımız bu g&uuml;ven kolıdorudur. ABD&#39;yi bu coğrafyada s&ouml;z sahibi yapmamalıyız. Bu sorunu yine bu &uuml;lkeler &ccedil;&ouml;zmelidir.<br />
<br />
<strong>Bu yazımda spor&#39;ada yer verecem. </strong><br />
Sporda başarılarımızda var başaramadıklarımızda. T&uuml;rkiye A milli futbol Takım&#39;ımız Malesef gururlardan &ccedil;ıkamayıp 2018 d&uuml;nya Kupası&#39;na veda etti. İlkez b&ouml;yle bir rezillik yaşandı takımda. Pirim kavgaları, egolar,kaprisler...vs. Sonu&ccedil; elendik. Takımda ruh denen birşey yoktu. Azim yoktu. Milli bir heycan yoktu. Formanın Hakk&#39;ını vermek i&ccedil;in m&uuml;cadele yoktu. Eski futbolcular gibi 90 Dakka m&uuml;cadele edip uzatmalarda ma&ccedil;ı &Ccedil;eviren bir &Ouml;zg&uuml;ven yoktu inanmışlık yoktu. Para i&ccedil;in &ccedil;ıkıp &#39;&#39;oyna(MA)dılar&#39;&#39; ve para i&ccedil;in ter d&ouml;kt&uuml;ler. Bizi bu heyecandan ettiler. Futbol sevincimizi bitirdiler. Milli forma para i&ccedil;in olmamalı Karşılıksız G&ouml;nl&uuml;nde Olmalı . &Uuml;lke halkının &uuml;lkenin gururu diye &ccedil;ıkıp m&uuml;cadele etmelidirler. A milli futbol Takım&#39;ı Doymuş kibirli oyunculardan arınmalı, yeni bir gen&ccedil; kadroyla yeni heycanlara imza atacak futbolcular &ccedil;ağırılmalı.<br />
<br />
Yabancı teknik direkt&ouml;r&uuml;nede karşıyım. Milli şuur yerli hocayla olur. Bu iş yabancıların eliyle olmaz. Marka isimler bile bu şuuru anlamaz. A milli futbol Takımı&#39;n başına ya Şenol hocaya yada yılmaz Vural&#39;a emanet edilmelidir. Ertuğrul sağlam Abdullah Avcı Hamza Hamzaoğlu ve Aykut kocaman hocalarımızda layıktir.<br />
<br />
Helal olsun ampute futbol milli takımımız Avrupa şampıyonu oldu. Takımda ruh vardı. Son dakkaya kadar kazanma umudu heycanı vardı. Engelleri aşarak başarsa azmi vardı. Pirim yoktu. Ego yoktu. Kavga yoktu. &Ccedil;oğunu bile İlkez tanışmıştık b&ouml;yle bir kaprisleride yoktu. Ama &uuml;lkeye olan sevdaları vardı. Bayrağı dalgalandırmak şanpıyon olmak hedefleri vardı. İnanmiş ruhları vardı. M&uuml;cadele edecek Dire&ccedil;leri vardı. Teşekk&uuml;r ediyoruz bu &uuml;lkenize bu başarıyı sağladıkları i&ccedil;in bizleri gururlandırdıkları i&ccedil;in.<br />
<br />
Bir başka Başarımız Japonya&#39;dan geldi. Rafting T&uuml;rk Milli Takımı Japonya&rsquo;da D&uuml;nya Şampiyonu Oldu Japonya&rsquo;da, T&uuml;rk Milli Takımı adını altın harflerle yazdı. Sprint, H2H (kafa kafaya), Slalom ve Nehir inişi kategorilerinde 35 altın madalya ve 1.lik kupası aldıIar. &Ccedil;oğunluğunu Rize&#39;nin ardeşen il&ccedil;esine bağlı Ardeşen Belediyesi Spor Kul&uuml;b&uuml; Rafting Sporcularının oluşturduğu milli takim Japonya&#39;da tarih yazdılar. Hele U-19 milli sporcularımızı ayrıca kutlarım bir Ardeşen&#39;li olarak bu gururu yaşattıkları i&ccedil;in. Formanın Hakk&#39;ını verdiler. Sporculara herzaman destek verdikleri i&ccedil;in Ardeşen Halkı&#39;na Ardeşen Belediye Başkan&#39;ı Hakan G&uuml;ltekin bey&#39;e il&ccedil;e kaymakamımıza Ardeşen spor camıyasına ve Rafting teknik heyete &ccedil;ok teşekk&uuml;r ederiz. Bu &uuml;lkeye bu onuru Verdiğiniz i&ccedil;in bayrağımızı gururla Japonya&#39;da d&uuml;nya şampıyonu olarak dalgalandırdıkları i&ccedil;in cani g&ouml;n&uuml;lden tekrar kutlarım.<br />
Sorucu kardeşlerimin alnından &ouml;perim.<br />
<br />
ADEM G&Uuml;RSAL / Fransa</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//banane-amerika-dan-banane-vize-sinden/632/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ARAKAN YANLIZ KALDI</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bir acı var M&uuml;sl&uuml;man&#39;ların dinmeyen acısı. Bir G&ouml;zyaşı var heryıl Kardeşlerin akar durur. Bir d&uuml;nya var haksızlık adaletsizlik ve ır&ccedil;ılık almış başını gidiyor. Bu Yaşananlar hep M&uuml;sl&uuml;man coğrafyasında etki g&ouml;rd&uuml;. Her zaman M&uuml;sl&uuml;man Kanı aktı. Şimdi hangi birine ele alsam inan kelimeler Anlamsız ve eksik kalır. Hangi M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkesini ele alayım hepsi de birbirinin aynısı. Zul&uuml;m, işkence, yoksulluk, perişanlık, a&ccedil;lık kaderleriyle başbaşa kalmış k&ouml;t&uuml; bir yaşam M&uuml;cadelesi.<br />
<br />
Suriye, Irak , Yemen , Libya , Filistin, Mısır ...<br />
<br />
Hepsinde ABD ve Avrupa eliyle darmadağın olmuş, demokrası &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k adına bu &uuml;lkelerde istikrar yıllardır yok, bu &uuml;lkelerde iş savaş iş karışıklıklar yaşanmakta. Ter&ouml;r Eylemleri zaten hepinizin bildiği bir durum. Ama ARAKAN ayrı bir Zul&uuml;m hatta d&uuml;ş&uuml;n&uuml;n işkencelerin Zulm&uuml;n en ağırı olduğu yer. Burma M&uuml;sl&uuml;manlarına yapılan bu dehşet verici durum sessiz kalmak hem insanlığa sığmaz hemde M&uuml;sl&uuml;manlığa.<br />
<br />
Arakan&#39;daki M&uuml;sl&uuml;man din kardeşlerim eceliyle &Ouml;lmek bir l&uuml;ks yada silahla işkence g&ouml;rmeden &Ouml;lmek ayrı bir l&uuml;ks olarak g&ouml;r&uuml;rler bu derece felaket bir durum bu denli acı bir hayat acı bir ger&ccedil;ek.<br />
<br />
Binlerce insan yerinden yurdundan oldu. Binlercesi katledildi. Binlercesi yaralı. Binlercesi a&ccedil; sefil durumda kaldı. Ka&ccedil;anlar sadece yaşadığına ş&uuml;kreder ama yaşam koşulları pek birşeyı değiştirmeyecektir. Sefalete giden yolda sadece yaşama şansları var.<br />
<br />
&Ccedil;ok ş&uuml;k&uuml;r T&uuml;rkiye Vatandaşı olarak &uuml;lkemden gurur duyuyorum. Ezilen, madur, zulme uğrayan kim olursa olsun M&uuml;sl&uuml;man kardeşliğinin G&ouml;revini yerine getirdiği i&ccedil;in mutluyum. Yardımlarını esirgemedikleri i&ccedil;in ayrıca dua ederim.<br />
<br />
Zaten b&ouml;yle durumlarda genelde T&uuml;rkiye ilk adımı atar ve diğer M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkeleri de devreye sokar adımlar atmaları i&ccedil;in diyalog&nbsp;i&ccedil;inde olur.<br />
<br />
Her zaman Mazlumun yanında zalimin karşısında olmuş ecdadın bir torunu olarak m&uuml;lteci (s&uuml;riyeli) ,Filistinli , Libya&#39;ya , Somali&#39;ye , Irak&#39;a ve t&uuml;m mazlumun yanında olup yardım eli uzatan aynı eli arakandaki M&uuml;sl&uuml;man kardeşlerimize de el uzattığı i&ccedil;in teşekk&uuml;r&uuml; bir bor&ccedil; bilirim. Arakanda yaşanan olaylardan da hicap duyuyorum. Hele o mazlum kardeşlerimizin g&ouml;z Yaşları i&ccedil;imi derinden par&ccedil;aşadı. Resim ve videolara bile bakamaz hale geldim o kadar etkileniyorum. Bir şey elimden gelmeyişine kahroluyorum. Yine Allah&#39;a sığınım dua ederim bu kardeşlerimiz i&ccedil;in.<br />
<br />
ARAKAN ve diğer M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerinde yapılan bu zulme ABD ve Avrupa nezaman adım atacak.<br />
<br />
Bu yaşananların aynısı bir hiristıyam vatandaşlarına yapılsa D&uuml;nya&#39;ya ayağa kalkar ve gerekli adımları ivedilikle yaparlardı. Bizim M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkeleri neden birlik olamıyorlar , neden din kardeşlerine sahip &ccedil;ıkmıyorlar, neden bu zulme dur demek i&ccedil;in beraber adım atmıyorlar . Bunu s&ouml;ylemeden de ge&ccedil;emiyecem , M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkeleri M&uuml;sl&uuml;man bir &uuml;lke olan din kardeşi olan katar&#39; a bir g&uuml;nde ortak karar Alıp yaptırım yapan, ambargo koyan, diğlomasıyı bile kaldıran bu &uuml;lkeler neden aynı refleksi ARAKAN Kardeşleri i&ccedil;in birleşip adım atmazlar.<br />
ARAKAN deyip ge&ccedil;emeyiz .<br />
Mahşeri k&uuml;brada hesapı zor olur ağır olur. Allah M&uuml;sl&uuml;man &Uuml;lkelerine &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k ve huzur nasip etsin.<br />
Allah M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerimize birlik beraberlik nasip etsin.<br />
<br />
ADEM G&Uuml;RSAL/ FRANSA</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//arakan-yanliz-kaldi/631/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YARININ BİLGELERİ SAVAŞ KURBANI</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bitmek bilmeyen savaşlar, silah end&uuml;strisini mutlu etmekten başka ne işe yarıyor ki? D&uuml;nya genelinde &ldquo;300 binden fazla &ccedil;ocuğun aktif olarak &ccedil;atışmalarda yer aldığı ve yarım milyondan fazla &ccedil;ocuğun da ordularda ya da silahlı &ouml;rg&uuml;tlerde &ccedil;eşitli g&ouml;revler aldığı biliniyor.<br />
<br />
&ldquo;Hen&uuml;z hayatı tam anlamıyla idrak edememiş dimağlar silahla yatıp silahla uyanıyorlar, Daeş&rsquo;in g&uuml;&ccedil;l&uuml; olduğu bir&ccedil;ok yerde &ccedil;ocukların ka&ccedil;ırıldığı, &uuml;zerlerine fiyat etiketi koyularak pazarlarda k&ouml;le olarak satıldığı,ve zihinsel engelli &ccedil;ocukların intihar saldırılarında kullanıldıkları biliniyor.<br />
<br />
Orta Afrika cumhuriyeti, &Ccedil;ad, Kolombiya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Hindistan, Irak, Filipinler, Somali, G&uuml;ney Sudan, Tayland, Afganistan, Yemen ve Myanmar&rsquo;da binlerce &ccedil;ocuk orduda g&ouml;rev alırken sokak &ccedil;atışmalarında bile aktif rol oynuyorlar. Boko Haram&rsquo;ın ka&ccedil;ırdığı ve sonra kendinden b&uuml;y&uuml;k erkeklerle zorla evlendirdiği, k&ouml;le olarak sattığı kız &ccedil;ocuklarının haberleri de sık&ccedil;a g&uuml;ndeme geliyor ya da mayınlarla oynayıp par&ccedil;alanan &ccedil;ocukların&hellip;<br />
<br />
Egemen g&uuml;&ccedil;lerin yarattığı savaş ortamında kimin ne yaptığı belli olmadığı gibi &ccedil;ocukların başlarına gelenler de bilinmemekte ve yaşamları, gelecekleri bir bilinmezliğe doğru acılar i&ccedil;inde yol almaktadır. &Ouml;lmezlerse, ka&ccedil;ırılmazlarsa ya da esir alınmamışlarsa &ccedil;ocuklar savaş ortamından yaşam boyu etkilenmekte ve davranış bozuklukları i&ccedil;inde yaşamlarını s&uuml;rd&uuml;rmektedirler. Korku, i&ccedil;ine kapanma, b&uuml;y&uuml;klere g&uuml;vensizlik, saldırganlık gibi &ouml;zellikler beliriyor, kin ve nefret i&ccedil;inde intikam peşinde gidiyorlar. Kolay hedef haline geliyorlar, ucuz işg&uuml;c&uuml; oluyorlar, kandırılıyorlar ve kolayca etkilenip &ldquo;canlı bomba&rdquo; olarak kullanılıyorlar. Kimileri i&ccedil;in şiddet yaşamının bir par&ccedil;ası oluyor.<br />
<br />
<strong>Tika tarafından Mezarı Şerif &lsquo;te yapılan yetimhane</strong></span></span><br />
<br />
<img alt="" src="/userfiles/images/16107473_10211987495233321_126720719020503923_o.jpg" style="opacity: 0.9; font-family: arial, helvetica, sans-serif; font-size: 18px; width: 630px; height: 473px;" /><br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İşgal ve savaşlar nedeniyle bir&ccedil;ok M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkede ciddi sağlık, gıda ve alt yapı sorunu yaşanıyor, bu da en &ccedil;ok &ccedil;ocukların enfeksiyonel hastalıklara yakalanıp &ouml;lmelerine neden oluyor.<br />
<br />
Her şeye rağmen Tika, İhh,Yunus Emre Enistit&uuml;s&uuml; gibi kurumlar vasıtasıyla son on yılda başta Afganistan olmak &uuml;zere bir &ccedil;ok &uuml;lkede yapılan ciddi yatırımlar var. Bir&ccedil;ok sağlık kuruluşu ve yetimhanelerin kurulmasında T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k katkısı oldu. Koşullar g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alındığında, bu hi&ccedil; de azımsanyamayacak bir rakam.<br />
<br />
İnşallah T&uuml;rkiye&rsquo;nin de yardımıyla bu sorunlar &ccedil;&ouml;z&uuml;lecektir.</span></span><br />
&nbsp;]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//yarinin-bilgeleri-savas-kurbani/630/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>T&uuml;rkiye&rsquo;ye mani olamayacaklar</title>
<description><![CDATA[<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ukrayna ile u&ccedil;ak fabrikasında anlaşma yapıldıktan sonra Ukrayna da savaş &ccedil;ıktı ve daha sonra Barzani ile Kuzey Irak&rsquo;ta petrol&uuml; 50 yıl T&uuml;rkiye &uuml;zerinden akıtacak olan anlaşmalar imzalanacaktı ama emperyalistler hemen taş koydu ve aniden Daeş diye bir &ouml;rg&uuml;t ortaya &ccedil;ıkardılar, bir mermi atmadan petrol yatağı Musul&rsquo;u ele ge&ccedil;irdiler.<br />
<br />
Amerikan&rsquo;ın emerinde olan Irak ordusu karşılık vermeden Musul&rsquo;u Daeş&rsquo;e bırakıp ka&ccedil;tı. Irak&rsquo;ta ve Suriye&rsquo;de T&uuml;rkiye lehine gelişen b&uuml;t&uuml;n dengeler değişti. Erdoğan&rsquo;ın Ortadoğu petrol&uuml;ne yaptığı stratejik hamleye Daeş&rsquo;le karşılık verildi.<br />
<br />
Bug&uuml;n BBC muhabirleri İstanbul&rsquo;da kahvehaneleri geziyor, referandum &ccedil;alışmaları yapıyor, hatta Rize&rsquo;ye cumhurbaşkanı Erdoğan&rsquo;ın doğduğu yere kadar habercileri yolluyor. Bu da yetmiyor BBC T&uuml;rkiye&rsquo;nin yedi b&ouml;lgesinde &ldquo;evet hayır&rdquo;araştırması yapıyor. Satır aralarında s&uuml;rekli &ldquo;hayır&rdquo; ı k&ouml;r&uuml;kl&uuml;yor. Bekir Hazar k&ouml;şe yazısında:<br />
&ldquo;Financial &nbsp;Times &nbsp;Almanya&rsquo;daki gurbet&ccedil;ilerin kime oy verdiğini araştırıyor.&nbsp; S&uuml;rekli &rdquo; hayır &rdquo; diyenlerle r&ouml;portaj yapıp kendilerini rahatlatıyorlar. Devamlı T&uuml;rkiye&rsquo;de referandumdan ne &ccedil;ıkacak diye soruyorlar.<br />
<br />
İngiltere&rsquo;deki son referandum da verilen oyları en iyi tahmin eden Londralı şirket Qriously de işi g&uuml;c&uuml; bırakıp T&uuml;rkiye&rsquo;ye koşuyor haftalar s&uuml;ren anket &ccedil;alışması i&ccedil;in T&uuml;rkiye&rsquo;yi karış karış dolaşıyor. Ge&ccedil;tiğimiz hafta referandum sonu&ccedil;larını &rdquo; T&uuml;rkiye&rsquo; de y&uuml;zde 61,4 evet &ccedil;ıkacak&rdquo; diye a&ccedil;ıklıyor.<br />
<br />
&Ouml;rnekleri o kadar &ccedil;ok ki yaz yaz bitmiyor. İnanılmaz &rdquo; hayır &rdquo; kampanyaları yapan, Recep Tayyip Erdoğan posterlerini g&uuml;venlik g&ouml;revlilerini g&ouml;ndererek d&uuml;kk&acirc;nlardan indiren, y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler d&uuml;zenleyip T&uuml;rkiye Cumhurbaşkanına hakaretler ettiren hatta şakağına silah dayalı posterleri kendi parlamento binaları &ouml;n&uuml;ne astırıp polis tarafından korumaya alan Batı adeta Ankara&rsquo;ya kilitlendi. Nedir bu T&uuml;rkiye deki referandum merakları? Nedir bu T&uuml;rk paranoyası?<br />
<br />
Her g&uuml;n T&uuml;rkiye aleyhine Almanya, Hollanda, Fransa&rsquo;da gazete manşetlerinde boy boy hakaret i&ccedil;eren haberler &ccedil;ıkararak g&uuml;ndemlerinde peki neden?<br />
<br />
&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ge&ccedil;mişte olduğu gibi Batı&rsquo;dan gelen en ufak bir isteğe bile emredersiniz diyenlerin y&ouml;nettiği bir T&uuml;rkiye yok. Bug&uuml;n T&uuml;rkiye b&uuml;y&uuml;yor ve dahası Ortadoğu ve Afrika&rsquo;dan kovulma tehlikesi ile karşı karşıya kalan Avrupa da ekonomik geleceğin kara k&acirc;busları yaşanıyor.<br />
<br />
Bundan sonra T&uuml;rkiye de koalisyonlar d&ouml;nemi bitecek, Batı&rsquo;nın g&ouml;rmeye alıştığı zayıf T&uuml;rkiye tarihe karışacak. 16 nisan referandumu o y&uuml;zden kendi &uuml;lkelerinde yapılıyormuş gibi onları ilgilendiriyor.<br />
<br />
Ge&ccedil;enlerde bir reklam filmi g&ouml;rd&uuml;m &ldquo;T&uuml;rkiye T&uuml;rkiye&#39;den b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r&rdquo; tam anlatmak istediğime terc&uuml;man oldu.<br />
İslam d&uuml;nyasını yıllardır anlaşmalı d&ouml;v&uuml;ş i&ccedil;ersinde s&ouml;m&uuml;ren emperyalist g&uuml;&ccedil;lere karşı bug&uuml;n T&uuml;rkiye&rsquo;den bir lider &ccedil;ıktı. Filistin&rsquo;de Gazze&rsquo; de katledilen binlerce masum insanlar i&ccedil;in &ldquo; one minute &rdquo; diyor ve hatta Afganistan, Suriye, Irak, Somali ve Arakan&rsquo;ın s&ouml;m&uuml;r&uuml;lmesinin bu &uuml;lkeler babanızın &ccedil;iftliği değil istediğiniz gibi at koşturamazsınız diyerek rest &ccedil;ekiyor.<br />
<br />
Yazımı Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu&rsquo; nun şu c&uuml;mleleriyle bitiriyorum.<br />
&nbsp;&ldquo;G&ouml;z&uuml; ışımış olun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sabah oluyor. Şeb-i yeld&acirc;dan ge&ccedil;tik, k&uuml;f&uuml;r bitti. K&uuml;f&uuml;r bir zatta kem&acirc;lini bulmuştu, bitti. Şimdi onun &ouml;n&uuml;nde duruyorlar, şimdi putperestliği onun &ouml;n&uuml;nde icr&acirc; ediyorlar. Nif&acirc;k bir zatta idi, o da bitti. Riy&acirc; devrini ge&ccedil;iyoruz beyler. Hi&ccedil;bir t&uuml;nel ebed&icirc; değildir; &nbsp;ebed&icirc; olursa adına t&uuml;nel denmez. &ldquo;<br />
&nbsp;</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//t-uuml-rkiye-rsquo-ye-mani-olamayacaklar/629/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Her g&uuml;n bir Hiroşima</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İslam &acirc;leminde her g&uuml;n bir Hiroşima yaşanıyor. İster teknokratik veya Stalinci k&ouml;kenli olsun, ister Hristiyan veya Yahudi olsun g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde b&uuml;t&uuml;n s&ouml;m&uuml;rgeci entegrizimler gelecek i&ccedil;in en b&uuml;y&uuml;k tehlikeyi oluşturur. &Ouml;yle bir &ccedil;ağda yaşıyoruz ki ya bilin&ccedil;leneceğiz ya da sopa yemeye devam edeceğiz.<br />
<br />
Roger Garaudy ş&ouml;yle diyordu; s&ouml;m&uuml;rgeci engterizimlerin zafer kazanması demek, b&uuml;t&uuml;n beşeri toplulukların &ccedil;atışmaya hazır fanatik gruplara b&ouml;l&uuml;nmeleri demektir.&rdquo; S&ouml;m&uuml;rgeci entegrizim ve onun b&uuml;t&uuml;n şekilleri Batı&rsquo;nın kendi k&uuml;lt&uuml;r ve gelişme modelini uluslara zorla kabul ettirme arzusundan doğmuştur. Aşağıda g&ouml;receğiniz &ouml;rneklerle daha a&ccedil;ıklayıcı olacaktır. Asırlardır koloniciliğin her t&uuml;rl&uuml; haksız kazan&ccedil;larına ideolojik zemin oluşturan eli kanlı ve bilin&ccedil;altına yerleşmiş Batı entegrizmi, kolonici maceraların tarihteki masum rol&uuml;n&uuml; defalarca g&ouml;rd&uuml;k.<br />
<br />
Amerikalıların k&ouml;rfez macerası; h&uuml;r bir toplumun m&uuml;dafaası gibi tanıtılan uluslararası hukuk dokunulmaz itibarı adına, bir istilaya kurban gitmiştir. Ne var ki basit bir mukayese bile birleşmiş milletler kararı ve uluslararası hukukun korunması bahanesi altında sırıtan ikiy&uuml;zl&uuml;l&uuml;ğ&uuml; a&ccedil;ığa&ccedil;ıkarmaya yeter.<br />
<br />
Zira sınır ihlali bir s&uuml;per g&uuml;&ccedil; tarafından veya onun bir mandası tarafından yapılsa tam tersi bir tepki g&ouml;r&uuml;r. -21 Aralık 1989: Amerika Birleşik Devletleri Panama&rsquo;yı işgal eder, &ouml;yle ki Panama&rsquo;nın meşru temsilcisinin G&uuml;venlik konseyi &ouml;n&uuml;nde konuşmasını engellemeye kadar işi g&ouml;t&uuml;r&uuml;ler.<br />
<br />
Haziran 1967, İsrail, Kud&uuml;s, Batı &Uuml;rd&uuml;n ve Gazze&rsquo;yi işgal eder. Birleşik milletler G&uuml;venlik Konseyi Kud&uuml;s&rsquo;&uuml;n uluslararası stat&uuml;s&uuml;ne yeniden d&ouml;nd&uuml;r&uuml;lmesiniister (3 Temmuz 1969,267 nolukarar) Birleşmiş milletler Batı &Uuml;rd&uuml;n, Gazze ve Golon&rsquo;daki t&uuml;m işgal birliklerinin geri &ccedil;ekilmesini karara bağlar (22 Kasım 1967.242 nolu karar). Birleşik Milletler G&uuml;venlikKonseyi, işgal altındaki topraklarda Yahudi yerleşim b&ouml;lgeleri kurulmasını yasaklar (Mart 1980,467 nolu karar). Uluslararası hukukun yukarıda sıraladığım hi&ccedil;bir kararına saygı g&ouml;sterilmemiştir, Amerika Birleşik Devletleri kararlarda veto hakkını kullanmış. 2 Ağustos 1990 Irak birlikleri Kuveyt&rsquo;e girer, Amerika Birleşik DevletleriIrak&rsquo;ın hemen ablukaya alınmasını ister ve K&ouml;rfeze Vietnam&rsquo;dan buyana g&ouml;r&uuml;lmemiş bir şekilde askeri g&uuml;&ccedil; sevk eder.<br />
<br />
Bu zıtlık neden? &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ilk &ouml;rneklerde yapılan işgaller Batı&rsquo;nın kolonici geleneğine uygun d&uuml;şerken, Kuveyt misalinde yapılmak istenen Batı koloniciliğinin dayatmalarıyla bağları koparmaya &ccedil;alişmaktadır.<br />
<br />
B&uuml;t&uuml;n bunlar Irak&rsquo;ın &uuml;rettiği petrol&uuml; rahat&ccedil;a satmasını sağlayacaktı ayrıca Irak&rsquo;ın denize a&ccedil;ılma imk&acirc;nlarını tamamen ortadan kaldırarak ve tarihi k&ouml;k&uuml; olmayan zayıf bir devlet kurmasını sağlayarak, Kuveyt&rsquo;in u&ccedil;suz bucaksız zenginliklerini kendi hizmetlerine almak i&ccedil;in yapılmıştır. &Uuml;stelikde başına bir kabile reisi atar. Maksat, pozitivist anlayışın&rdquo; asimilasyoncu&rdquo; kolonici politikaların ideolojik temeli oluşturmak ve işgalcinin sistemiyle &ouml;zdeşleşmek uğruna kendi &ouml;z k&uuml;lt&uuml;r&uuml;nden vazge&ccedil;meyi kabul eden &ldquo;yerli halkın elit&rdquo; kesimini entegreetmek.<br />
<br />
Mesela,1881&rsquo;deki koloni&rdquo; diye adlandırmayı bırakan ve bir &ldquo;vilayet&rdquo; konumuna ge&ccedil;en Cezayir, b&ouml;ylece tamamen Fransa&rsquo;ya &ldquo;entegre &ldquo;oluyordu. Asırlardan bu yana Batı s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; hegemonyası ile gezegeni &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; bir y&ouml;netime d&uuml;&ccedil;ar etmiştir. S&ouml;m&uuml;rgeciliğin ortadan kalkmasından sonra Uluslararası Para Fonu(İMF)ve D&uuml;nya Bankası&rsquo;nın yaptıkları kolektif s&ouml;m&uuml;rgecilik sayesinde diğer ulusların kendilerine olan bağımlılıklarını devam ettirdiler.<br />
<br />
Bu kuruluşlar vasıtasıyla diğer halklara, bor&ccedil;larının faizlerini &ouml;deye bilmeleri i&ccedil;in, kendi ihtiya&ccedil;ları olmayan tek bir tarım ve sanayi &uuml;r&uuml;n&uuml;ne dayalı ve ihracata y&ouml;nelik ge&ccedil;ersiz ekonomi modellerini empoze ettiler. Batı&rsquo;nın ekonomik hakimyeti İslam alemine her g&uuml;n bir Hiroşima&rsquo;ya mal olmakta. İnsanların bilin&ccedil; altına yerleşmiş bir korku vardır, o da Batı&rsquo;nın insanlığı yok edebilecek teknik g&uuml;ce sahip olduğudur. Batı&rsquo;nın inandıklarının aksine silah demek kuvvet demek değildir.silahlar askerlerin taşıdığı birer nesnedir.Batı teknik bakımdan ne kadar gelişmiş olursa olsun.savaş onların en zayıf addettikleri ,hor g&ouml;rd&uuml;kleri M&uuml;sl&uuml;manlar tarafından kazanılır. Zira iman onların yaptıkları elektronik devrelerin hi&ccedil; birinde yer almaz.<br />
<br />
İran&rsquo;da elleri bomboş bir halk zamanında &ldquo;d&uuml;nyanın beşinci ordusu olan Irak&rsquo;a &ldquo;ve onun Amerikan desteğine karşı zaferi elde etmiştir. Doğu halkları en acımasız boyundurukları kırmayı bilmişlerdir..<br />
<br />
Televizyon ekranlarında insanlara g&uuml;&ccedil;s&uuml;zl&uuml;k hissini aşılamak i&ccedil;in Batı&rsquo;nın kendi doğurduğu ve beslediği kitlenin faturası bize mal olmaktadır &ldquo;İnsandaki asıl insani tarafın ortaya &ccedil;ıkmasına yardımcı olmayan her t&uuml;rl&uuml; eğitim,sanat ve politika bizi d&uuml;nya &ccedil;apında bir intihara s&uuml;r&uuml;kler&rdquo; Vakit b&uuml;t&uuml;n iman sahiplerinin,hayatın bir manası vardır diyenlerin, kuvvetlerinin birleşme g&uuml;n&uuml;d&uuml;r.</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//her-g-uuml-n-bir-hirosima/628/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yeniden Doğuş</title>
<description><![CDATA[<br />
<span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&nbsp;<br />
Haşarat ve sivrisinekler insanlara ve topluma &ccedil;eşitli emraz ve hastalıklar bulaştırıyor.&nbsp;<br />
<br />
Bulaşıcı hastalıklar yoluyla insanlar &uuml;zerinde &ouml;l&uuml;mle sonu&ccedil;lanabilecek sebebiyetler yaratabilir. Genelde ila&ccedil;lama yoluyla nesli t&uuml;ketilmeye &ccedil;alışılıyor, bu da ancak bataklığın kurutulmasıyla m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.<br />
<br />
Tıpkı sinekler bıraktıkları tohumlar vasıtasıyla nasıl &ccedil;oğalıyorsa dış merkezli g&uuml;&ccedil;ler yetiştirdikleri insanlarla daha da artarak bu sinsi planlarını s&uuml;rd&uuml;r&uuml;yorlar.&nbsp;<br />
<br />
İslam alemini dışarıdan yikamadiklari i&ccedil;in, kendi kanımız dan ve i&ccedil;imizden olanları devşirip &uuml;lkelere yıkım getirmişlerdir. Kısa vadeli &ccedil;&ouml;z&uuml;mler yeterli g&ouml;r&uuml;nm&uuml;yor, ancak nihayi c&uuml;z&uuml;m sahip olduğumuz devlet geleneğini yaşatarak ve şuurlu bir gen&ccedil;lik yetiştirerek m&uuml;mk&uuml;n olacaktır.&nbsp;<br />
<br />
Malumdur ki bataklık kurutuldugu taktirde sayıları ne kadar fazla olursa olsun yok olmaya mahkumdur.</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//yeniden-dogus/627/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>YALOVA BASININI SAKIN K&Uuml;&Ccedil;&Uuml;MSEMEYİN</title>
<description><![CDATA[<p style="margin: 0px 0px 6px;">&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">FET&Ouml;/PDY soruşturması kapsamında aranan Futbolda şike ve Odatv davalarının eski hakimi Mehmet Ekinci, Yalova&#39;da gizlendiği evde yakalandı.</span></span></p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Haberi Yalova basını İstanbul basınından duyuyor. Yalova&#39;da &ouml;zellikle Kamu kurumlarındaki yetkililer ise başta Fet&ouml; haberleri, Kurumların hizmetleri, &ccedil;alışmaları olmak &uuml;zere bir &ccedil;ok olayı Yalova basını ile paylaşmıyor.<br />
<br />
G&ouml;nderdikleri basın a&ccedil;ıklamaları ise tek taraflı, fotoğrafı kendileri &ccedil;ekiyor, istedikl<span class="text_exposed_show" style="display: inline;">eri a&ccedil;ıklamayı yazıp yayınlayın diye g&ouml;nderiyorlar.</span></span></span><br />
&nbsp;</p>


<p style="margin: 0px 0px 6px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kamuoyunu aydınlatma ve bilgilendirmenin en &ouml;nemli ayağı olan soru sorma ve doğru cevabı alma hakkı basının elinden alınmaya &ccedil;alışılıyor.</span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ajans &ccedil;alışanları ise <strong>&quot;Haberi Atladınız&quot;</strong> diye M&uuml;d&uuml;rl&uuml;klerinden soruşturma ge&ccedil;iriyor, işinizi yapmadınız diye sıkıntıya giriyor.</span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yerel basını g&ouml;rmezden gelmek, beğenmemek, k&uuml;&ccedil;&uuml;msemek yanlışında ısrar edilmesi kimseye fayda getirmez..</span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yerel basının, &ccedil;alışanların, muhabirlerin, emek&ccedil;ilerin Ekmeği ile oynayanlar ise koltukları kaybeder, rahat oturamazlar..<br />
<br />
Biz uyaralım da..</span></span><br />
&nbsp;</p>

<p style="margin: 6px 0px;"><span style="font-size:20px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong><span style="color:#FF0000;">Anadolu Ajansı Yalova temsilcisi İsmail Ersan&#39;</span></strong>ın dediği gibi <strong>&quot;Yalova&#39;da her şeye rağmen vatanını, milletini seven basın mensupları &uuml;zerine d&uuml;şen g&ouml;revi en iyi şekilde yapacaktır. 15 Temmuz&#39;da nasıl sahada vatandaşın sesini duyurduysak şimdi de duyurmaya devam edeceğiz. Allah birliğimizi bozmasın&quot;</strong>.</span></span></p>

&nbsp;







&nbsp;]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//yalova-basinini-sakin-k-uuml-ccedil-uuml-msemeyin/626/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KATİL İRAN!</title>
<description><![CDATA[<br />
<br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Kardeşlerimize yapılan bu zul&uuml;m 5 yılı ge&ccedil;ti.<br />
Suriye halkı &ccedil;ok zor g&uuml;nler yaşıyor.&nbsp;<br />
Suriye&#39;de katliam, zul&uuml;m ve a&ccedil;lık inanılmaz boyutlarda. Bir &ccedil;ok şehir yok olup gitti.<br />
Vahşet b&uuml;t&uuml;n &ccedil;ıplaklığı ile g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne serildi. Halep&#39;te yaşananlar bu zulm&uuml;n zirvesi oldu.<br />
Halep kalleşliğin Şehr-i oldu.<br />
Halep insanlığın bittiği yer oldu.<br />
Halep vicdanlarının yok olduğu kafirlerin zalimleştiği yer oldu.<br />
Halep&#39;te İRAN&#39;ın ha&ccedil;lılarla birlik olduğunun ispatı oldu.<br />
<br />
İRAN, MEZHEP&Ccedil;İLİĞİ savunup kendilerinden olmayan başkalarına karşı zul&uuml;m&uuml; normalmış gibi Şii milislerine vur emri veriyor.<br />
İRAN S&uuml;riye&#39;de d&ouml;k&uuml;len m&uuml;sl&uuml;man kan&#39;ın Esad kadar sorumludur!!!<br />
İRAN Şii milislerine verdiği emirlerle islam d&uuml;şmanı mezhep&ccedil;i olduğu ortaya &ccedil;ok net &ccedil;ıkmıştır.<br />
Biraz ge&ccedil;mişe d&ouml;n&uuml;p BM de hi&ccedil; bir adım atmadığını hatırlayalım.<br />
<br />
2 yıl &ouml;nce BM g&ouml;zlemcileri artık g&uuml;venli ortam da kalmadığı i&ccedil;in Suriye&#39;de katledilenlerin sayısı 150 bin kişiyi ge&ccedil;tikten sonra &ouml;ld&uuml;r&uuml;lenlerin sayımı durdurdu. 11 bin kişinin işkencelerle &ouml;ld&uuml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; fotoğraflar ortaya &ccedil;ıktı.&nbsp;<br />
Ama og&uuml;n b&uuml;g&uuml;nd&uuml;r değişen hi&ccedil;birşey yok, olumlu anlamda.<br />
Tek değişen daha &ccedil;ok &ouml;l&uuml;m daha &ccedil;ok zul&uuml;m oldu.<br />
2 yıl olacak BM hi&ccedil; bir adim atmadı. Hep kınama ile zaman ge&ccedil;irdi. Yardım yapalım diye g&uuml;n&uuml; kurtardı. Ciddi adımlar sonu&ccedil; odaklı &ccedil;&ouml;z&uuml;mler yapmadı.<br />
İki yıl derken o resimler i&ccedil;in a&ccedil;ıklama yaptım.&nbsp;<br />
Yoksa 5 yıldan fazla S&uuml;riye de işkence ve zulm&uuml;n i&ccedil;inde halk yaşam m&uuml;cadelesi vermekte.&nbsp;<br />
Haleple ilgili fotoğrafları g&ouml;renlerin kanını donduruyor.&nbsp;<br />
İnsanlığından utanıyor!&nbsp;<br />
&Ccedil;aresizliğine sitem ediyor!&nbsp;<br />
Bir şey yapamayışına haykırıyor!&nbsp;<br />
Bunu yapanların ne m&uuml;sl&uuml;man ne de insan olacağını d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yor!<br />
<br />
Ahh!! Halep ahh&nbsp;<br />
Yanlız değilsin!!!<br />
Halep bizim kardeşliğimizin son kalesi.<br />
Halep bizim m&uuml;sl&uuml;manlığımızın vicdani hesap yeridir!!!<br />
Halep oynanan oyunun son halkası son &ccedil;ilekeşidir.<br />
Halep, T&uuml;rkiye&#39;nin her alandaki onurlu ve kararlı sınavıdır.<br />
Halep&#39;teki m&uuml;sl&uuml;man kardeşlerimiz a&ccedil;, susuz, ila&ccedil;sız, perişan, sefalet ve de &ccedil;aresiz .&nbsp;<br />
Yıkık perişan!!!<br />
Halep garipliğin acısını yaşadı!<br />
Halep Şii milislerin elinde şehit oldu.<br />
<br />
Halep Şii milislerin elinde korkarak zul&uuml;m ve &ccedil;ile i&ccedil;inde yaşam m&uuml;cadelesine sahne oldu. Kadın ,&ccedil;ocuk, yaşlı demeden Şii milislerin hedefi oldu.<br />
A&ccedil;lıktan &ouml;lmeye mahk&ucirc;m olmuş &ccedil;ocuklar... Kış ayına girdik soğuktan, evsizlikten donarak &ouml;len insanlar dolup taşacak bizler kahrolacaz &ccedil;aresizliğimize acizliğimize ağlayacağız. Elbette bizlerde elimizi uzatacağız yardımlar yapacağız ama hi&ccedil;bir şey onlar i&ccedil;in eskisi gibi olmayacak.<br />
<br />
Suriye&#39;de her g&uuml;n &ccedil;atışma her g&uuml;n bombaların, f&uuml;zelerin, havan topların hedefinde parampar&ccedil;a olan bedenler...&nbsp;<br />
Esad, Suriye halkına yapılmayan eziyet, işkence ve zul&uuml;m kalmamıştı birde İran&#39;ın zulm&uuml; eklendi.&nbsp;<br />
<br />
İRAN o kadar al&ccedil;aldı ki ateşkese dahi uymadı. M&uuml;sl&uuml;man insanları &Ouml;ld&uuml;rmek i&ccedil;in bir an bile geri adım atmadı.<br />
Bu vahşet karşısında sessiz kalınmaz.<br />
Hamdolsun T&uuml;rkiye yine yardım elini uzatıp Halep şehrine otob&uuml;sler g&ouml;nderip sivil insanları kurtarmak i&ccedil;in.<br />
Bu duruma ger&ccedil;ekten dur diyen, bir T&uuml;rkiye&#39;dir. Başkalarının sesi T&uuml;rkiye kadar &ccedil;ıkmıyor.&nbsp;<br />
<br />
Hele bazı batı &uuml;lkeleri hem k&ouml;r hem de sağır oldular bu olaylar karşısında!&nbsp;<br />
Zaten b&ouml;yle olması batı i&ccedil;inde sevindirici bir durum!!!<br />
Zaten b&uuml;y&uuml;k oyunun arka plandaki kişiler elbette batı devletleridir , sahada g&ouml;r&uuml;nen; İran, İşid=daeş ,Esad ,PYD ,PKK maşadır!!!<br />
Belkide savaşın durması işlerine gelmiyor!<br />
Ama bu vahşete bu acımasızca işkencelere dur deme vakti &ccedil;oktan ge&ccedil;ti.<br />
Esad katildi ve İran&#39;da katildir!<br />
Başka izah şekli yoktur!&nbsp;<br />
<br />
Rusya, İran ve Hizbullah şimdi bu vahşet karşısında tavrını yeniden g&ouml;zden ge&ccedil;irmek zorundalar.&nbsp;<br />
Rusya ateşkes i&ccedil;in arabuluculuk yapsada bu yaşananları eskiden beri destekleyen devletlerdendi. Asla bunuda unutmayın Rusya&#39;da oyunun bir par&ccedil;ası.<br />
ABD ve İsrail pek g&ouml;z&uuml;kmesede ortalıkta arka planda izleyen ve olayı an ve an takip eden devletlerdir. İşin seyrine g&ouml;re bunlarda gelecek tarihlerde sahada olacaktır.<br />
<br />
Şunuda s&ouml;yleyeyim;<br />
&nbsp;Oyun elbette T&uuml;rkiye i&ccedil;in yazılmış.<br />
T&uuml;rkiye&#39;nin birlik ve beraberliğini bozmak i&ccedil;in.<br />
İ&ccedil; huzuru bozmak i&ccedil; savaş &ccedil;ıkarmak i&ccedil;indi.<br />
Hatta T&uuml;rkiye&#39;yi b&ouml;lmek par&ccedil;alamaktı bu oyunun amacı .<br />
Bunları yapan ha&ccedil;lı zihniyeti , &#39;&#39;gavur&#39;&#39; devletler ama İRAN bu oyunun i&ccedil;inde yer alması al&ccedil;aklık m&uuml;sl&uuml;manlığa ihanetliktir.<br />
<br />
İran bu oyunda ha&ccedil;lılarla beraber olması m&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelere en b&uuml;y&uuml;k kalleşliktir. Mezhep&ccedil;ilik İRAN i&ccedil;in &ouml;nemli OLDUĞUNU Şii anlayışı ve inancı onlar i&ccedil;in &uuml;st&uuml;n OLDUĞUNU bu Ha&ccedil;lılarla beraber olarak kanıtlamıştır.<br />
Yazıklar olsun Şii milislerine!&nbsp;<br />
Sana yazıklar olsun İRAN!!M&uuml;sl&uuml;manlığınızdan utanın!<br />
<br />
Artık m&uuml;sl&uuml;man da s&ouml;ylemiyeceğim (devlet olarak)<br />
Halep yanlız değilsin T&uuml;rkiye&#39;deki kardeşler&#39;in sana elini uzatacak , sana her konuda kol kanat olacak.<br />
<br />
Bize &Ccedil;anakkale de nasıl yardım ettiyseniz, bizim i&ccedil;in &Ccedil;anakkale&#39;de şehit d&uuml;şt&uuml;yseniz, og&uuml;n &#39;&#39;kardeşlerime destek olalım&#39;&#39;diye evinizden &ccedil;ıkıp &Ccedil;anakkale&#39;ye geldiyseniz, canla başla var olma m&uuml;cadelemize destek verdiyseniz, sıra bizde Halepli kardeşim.<br />
Sıra bize geldi sizin yanınızda olmak ,sizin i&ccedil;in sesiniz olmaya. Biz, o &Ccedil;anakkale&#39;yi unutmadık eyy Halep , o kardeşliğinizi , o desteğinizi unutmadık.<br />
Biz kardeşiz , tarih kardeşiyiz, &ccedil;oğrafi kardeşliğimiz var, ge&ccedil;mişe ait mazimiz yaşanmışlıklarımız var, biz din kardeşiyiz, biz &Uuml;mmetin tek kardeşleriyiz...<br />
<br />
Unutmadık Halep !<br />
Unutmadık Musul !<br />
Unutmadık Filistin !<br />
Unutmadık Yemen!<br />
<br />
Unutmadık ey imanlı şuurlu kardeşlerim.<br />
&nbsp;&#39;M&uuml;sl&uuml;man Uyuma Kardeşine Sahip &Ccedil;ık!&#39; &nbsp;Kardeşlerinizi asla &uuml;zmeyin , onları incitmeyin...<br />
Yardım eden herkese Allah Razı olsun.<br />
Helal olsun.&nbsp;<br />
Ordaki t&uuml;m m&uuml;sl&uuml;man din kardeşlerime de selam olsun. Suriye&#39;deki kardeşleri i&ccedil;in sokaklara &ccedil;ıkmaları, insanlığa ve m&uuml;sl&uuml;manlığa bir destek bir haykırıştı.<br />
<br />
******* &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; *********** &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; **************** &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; ********************<br />
Bu FET&Ouml;&#39;c&uuml;ler , bu i&ccedil;imizdeki diğer hainler, bu dış g&uuml;&ccedil;ler, bu bizden g&ouml;z&uuml;k&uuml;p kuyu kazan kahpeler...<br />
H&uuml;k&uuml;mete , askerimize, polisimize ve MİT&#39;e ayar vermek isteyenler de aslında bu vahşetin su&ccedil; ortakları olarak bu millet anladı!<br />
15 Temmuz gecesi hain y&uuml;zleri a&ccedil;ığa &ccedil;ıktı. &Uuml;lkeden ka&ccedil;an hain gazeteci maşalarda ortaya &ccedil;ıktı.<br />
Suriye&#39;ye m&uuml;dahale olacak dendiği zaman Rusya ve &Ccedil;in ve de Esad&ccedil;ılar karşı &ccedil;ıkmışlardı.<br />
Esad&#39;a karşı direnen insanlara yardım g&ouml;t&uuml;renlere operasyon yapan &ccedil;evreler, tır&#39;ları durduranlar bu ger&ccedil;ekler karşısında utanacaklar mı? &Uuml;z&uuml;lecekler mi? Vicdan azabı duyacaklar mı?<br />
Ardarda &ouml;n&uuml; kesilerek Tır&#39;ların i&ccedil;inde silah ve m&uuml;himmat olduğu iddia edilerek hukuksuz olarak &#39;paralel yapı&#39; anlayışı i&ccedil;inde aranmaya &ccedil;alışılan tırlar konusunda asıl amacın, Suriye halkına giden yardımların engellenmesi ve Suriye halkının &ccedil;ığlığının, sesinin kesilmek istenmesidir. Doğrusu T&uuml;rkiye&#39;nin i&ccedil; ve dış vesayetten kurtulma &ccedil;abalarının sabote edilmesidir. Darbe gecesi T&uuml;rkiye kabuğunu kırdı ve daha emin adımlarla ilerlemeye başladı. Devlet her alanda yeniden yapılanmaya gitti. T&uuml;rkiye&#39;nin Orta Doğu&#39;da s&ouml;z sahibi olmasini istememeleridir!<br />
Hele İRAN Orta Doğu&#39;da T&uuml;rkiye&#39;nin g&uuml;&ccedil;s&uuml;z kalması i&ccedil;in m&uuml;cadele etmekte.&nbsp;<br />
&nbsp;&nbsp;<br />
&nbsp; ****** &nbsp; &nbsp;****** &nbsp; &nbsp;*******&nbsp;<br />
Suriye i&ccedil;in atılacak adim &ouml;ncelik şu olsun: Katil Esad gitsin. Bir şekilde Esad rejimi yıkılsın.&nbsp;<br />
Bir zamanlar İngiltere &#39;&#39;Esad gitmeli&#39;&#39; diye s&ouml;yledi bende &#39;gavur&#39; İNGİLTERE gibi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum gitmesi konusunda.&nbsp;<br />
Ama gelen lider Batı uşağı olmayacak.<br />
Hatta Suriye&#39;ye yeniden daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir şekilde m&uuml;dahale edilmeli.<br />
Suriye halkı, katil Esad ve katil İran&#39;ın kaderine mahk&ucirc;m edilemez!&nbsp;<br />
Bir an &ouml;nce S&uuml;riye&#39;ye m&uuml;dahale edip Esad&#39;ı devirmektir. Daha fazla M&uuml;sl&uuml;manların &ouml;lmesine engel olmalıyız.<br />
Adımlar atmalıyız!<br />
Suriye i&ccedil;in yeni bir s&uuml;re&ccedil; başlatılmalı.<br />
Rusya ve T&uuml;rkiye bu s&uuml;reci iyi y&ouml;netmeli. Savaş&#39;ı bitirmek i&ccedil;in m&uuml;cadele etmeli her alanda.<br />
<br />
Halep&#39;te yaşanan bu utan&ccedil;, bu zul&uuml;m, bu ger&ccedil;ekler karşısında susanlara, k&ouml;r olanlara ve dahası millete ve devlete al&ccedil;ak&ccedil;a indirilen darbelere, operasyonlara arka &ccedil;ıkan, yerli ve yabancı hainlere, işbirlik&ccedil;ilere, iftiracılara, sahtekarlara, Esad&ccedil;ılara, hainlere vebal olsun , yazıklar olsun.<br />
<br />
Allah bunların planlarına ve de d&uuml;ş&uuml;ncelerine ulaştırtmasın. İran&#39;ı Allah islah etsin.<br />
Dualarımız Suriye, Halep , Mısır, Irak ve t&uuml;m m&uuml;sl&uuml;man kardeşlerimize olsu.<br />
<br />
ADEM G&Uuml;RSAL / FRANSA</span></span>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//katil-iran/625/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>H&Uuml;K&Uuml;MET: ''K&Uuml;RTAJ'' YASAKLANSIN...</title>
<description><![CDATA[<p><br />
<span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><strong style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: Calibri, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 16px;">SİZ: &#39;&#39;K&uuml;rtaj &Ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml;m&uuml;z&#39;&#39; dediniz</strong></span></span></p>





<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">D&uuml;n sosyal medyada &ccedil;ok&ccedil;a paylaşılan aşırı tepkilere neden olan ve bir t&uuml;rl&uuml; i&ccedil;eriği tam anlaşılamayan bir kanun vardı. Ağır eleştirilere&nbsp; ağır hakaretlere varan yorumlarla, paylaşımlarla karşılaştım.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Merakla paylaşılan her şeyi okuyorum, inceliyorum anlamaya &ccedil;alışıyordum.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Doğruluk payı nederece diye sabırla incelemeye devam ediyordum.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Ama ilk &ouml;nce&nbsp;paylaşılanları, sosyal medyadan takip ettim.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Paylaşılanları okuduk&ccedil;a kızgınlık ve &ouml;fkede yavaş yavaş i&ccedil;imi kemirdi.&nbsp;<b>&#39;&#39;B&ouml;yle yasamı olur&#39;&#39;</b>&nbsp;diyede hayıflandım.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu sefer ge&ccedil;ici maddeyi okumak i&ccedil;in meclisten ge&ccedil;en yasalaşacak olan metni okumdum.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Okurken paylaşılanlarla, atılan başlıklarla vede yorumlarla kıyaslayıp anlamaya &ccedil;alıştım.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Biraz ger&ccedil;eklerden uzak olduğunu ve art niyetli kişilerin d&uuml;zeni olduğunun hissine vardım.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu yasa tamamını kapsamıyordu.</span></span></p>








<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><i>YANI Y&Uuml;R&Uuml;T&Uuml;LEN ALGININ İ&Ccedil;İNE D&Uuml;ŞT&Uuml;M.</i></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><i><b>SADECE PAYLAŞIMLARDAN VE ATILAN BAŞLIKLARDAN ETKİLENDİM.&nbsp;</b></i></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><i>BELKİDE BİRCOĞUDA AYNI ŞEKİLDE ETKİLENDİĞİNİ DE D&Uuml;Ş&Uuml;N&Uuml;YORUM.&nbsp;</i></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Aslı astarını ger&ccedil;ek mecralardan &ouml;ğrenmek i&ccedil;in zahmet etmeyen kişiler bu algının esiri olurlar.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">AK Parti meclise yeni bir ge&ccedil;ici d&uuml;zenleme teklifi sundu.&nbsp;Tartışma konusu olan&nbsp;<b>&#39;&#39;ge&ccedil;ici d&uuml;zenleme&#39;&#39;</b>&nbsp;meclisten ge&ccedil;en ge&ccedil;ici maddesiydi.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İlk bakışta bir algının i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;m desem doğrudur.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yasal metni okudum anlamaya &ccedil;alıştım tekrar tekrar herkelimesinden manalar arayak okudum . İlk okuyuşta hukuk dilini bilmeyen yada hukuk konusunda eksik bilgisi olan veya hi&ccedil; hukuk bilgisi olmayan kişilerimizin tepki ile karşılaması normal g&ouml;rd&uuml;m .&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Baştan eleştirmek gerekirse o ge&ccedil;ici maddenin daha g&uuml;zel bir hukuk diliyle daha basit bir ifadeyle yazılsaydı belki bug&uuml;n bu tartışmalar olmazdı.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Art niyetli kişilerin oyunu ve saf m&uuml;sl&uuml;man anadolu insanının; namusuna, şerefine d&uuml;şk&uuml;n bu konularda &ccedil;ok hassas olan toplumumuzun haklı tepkilerine neden oldu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; kanunun ge&ccedil;ici maddesini iyi anlamadılar yada iyi anlatmadılar bu kişilere.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu, ak parti i&ccedil;inde s&ouml;ylenebilir. Keşke bu metni bunlar yaşanmadan h&uuml;k&uuml;met, halkı aydınlatsaydı.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>Hukuk diliyle değilde halkın anlayacağı dilden aktarsalardı bu ge&ccedil;ici maddeyi .</b></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Hukuk dilinde teklife g&ouml;re; cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar su&ccedil;larında su&ccedil;u işleyen ile mağdur evlenirse ceza verilmeyecek.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>Olduk&ccedil;a tartışmalı ve hassas bir konu.&nbsp;</b></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">İlk bakışta kanun değişikliği ile cinsel istismar su&ccedil;larının en azından&nbsp;bir kısmı i&ccedil;in&nbsp;cezada yumuşamaya gidildiği izlenimi veriliyor. Okuduk&ccedil;a &ouml;yle anlıyoruk.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Madur eden&nbsp;<b>&#39;&#39;Tecav&uuml;zc&uuml;&#39;&#39;&nbsp;</b>oluyor hukuk dilinde, mağdur olan da&nbsp;<b>&#39;&#39;Tecav&uuml;ze uğrayan&#39;&#39;</b>&nbsp;şeklinde yazılır.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu bile herkesin anlamak konusunda, hassas olduğu başka y&ouml;ne&nbsp;&ccedil;ekmeside normaldı.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Asıl sorun şu bence.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bir paratez a&ccedil;arak o konuyada değinmek isterim.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bizim anayasadaki bir&ccedil;ok yasa ve madde bizim m&uuml;sl&uuml;man toplumla uyuşmadığı y&ouml;nleri var.</span></span></p>



<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Toplumda meşru g&ouml;r&uuml;len bir&ccedil;ok olay kanun tarafından gayrimeşru ve su&ccedil; olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor.&nbsp;Dini konuda&nbsp; inancımıza g&ouml;re m&uuml;sl&uuml;man halkın haktır, caiz(dir)&nbsp;<i>(hukuk dilinde yasal)</i>&nbsp;olan birşey T&uuml;rkiye kanunlarında yasak ve su&ccedil; olabiliyor.<br />
<br />
Bu uyumsuzluk aile, kadın,18 yaşını doldurmamış &ccedil;ocuk, cinsel istismar gibi hassas alanlarda olunca ortaya katbekat b&uuml;y&uuml;k bir sorun, ciddi bir endişe hukuki ve toplum anlayışında inan&ccedil; konusunda&nbsp;<b>&#39;&#39;&ccedil;atışma&#39;</b>&#39;&nbsp;<i>(fikir)</i>&nbsp;&ccedil;ıkıyor.&nbsp;<br />
İyi niyetli olarak uyumsuzluğu gidereyim derken daha b&uuml;y&uuml;k sorunlara yol a&ccedil;abiliyorsunuz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Hukuk&#39;un &ccedil;izdiği yol m&uuml;sl&uuml;man toplumun inan&ccedil;ları doğrultusundaki yaşamlarıyla &ouml;rt&uuml;şm&uuml;yor.&nbsp;<br />
<br />
<b>B&ouml;yle &ouml;zetleyeyim;</b>&nbsp;derdinizi iyi anlatamazsanız iyi niyetli olsanız bile boş, bug&uuml;n yaşadığımızı &ouml;rnek olarak verirsek&nbsp;<strong>&#39;&#39;&ldquo;Tecav&uuml;zc&uuml;leri koruyan yasa&rdquo;&nbsp;,&#39;&#39;Tecav&uuml;z&uuml; meşrulaştırıyor&rdquo;</strong>,&#39;<b>&#39;Tecav&uuml;ze uğrayan tev&uuml;zc&uuml;s&uuml;yle evlenir&#39;&#39;</b>&nbsp;,&nbsp;<b>&#39;&#39; &Ccedil;ocuk gelin istemiyoruz&#39;&#39;&nbsp;</b>kara propagandasına fırsat vermiş oluyorsunuz.&nbsp;<br />
Bug&uuml;n gelinen noktada tam budur.<br />
Yanı Cumhuriyet kurulurken&nbsp;<b>İsvi&ccedil;re&#39;</b>den alınan bu&nbsp;<b>medeni kanun</b>u,&nbsp; b&uuml;y&uuml;k bir hata ve yanlıştı. Mustafa Kemal Atat&uuml;rk bile bu kanununa itiraz etmiş hatta&nbsp;<b>&#39;&#39;bu kanunu m&uuml;sl&uuml;man anadolu insanına nasıl anlatırız&#39;&#39;</b>&nbsp;demiştir.&nbsp;<br />
Atat&uuml;rk&#39;&uuml;n bile&nbsp;<b>İsvi&ccedil;re&#39;</b>den alınan&nbsp;<b>Medeni Kanun&#39;</b>dan endişeliydi.&nbsp;<br />
M&uuml;sl&uuml;man toplumuna en b&uuml;y&uuml;k ihanet , en b&uuml;y&uuml;k haksızlık bu medeni kanunuyla yaşamalarıydı.<br />
Parantezi kapatıp asıl konuya ge&ccedil;elim.<br />
<br />
<b>Mesele ş&ouml;yle:</b>&nbsp;T&uuml;rkiye&rsquo;de ailelerden izin almadan ger&ccedil;ekleşen evliliklerden bir dert h&acirc;sıl oluyordu. Bu eskiden beri yaşanan bir durum. Evlenen kızların yaşı 18&rsquo;den 1 g&uuml;n dahi k&uuml;&ccedil;&uuml;k olunca kadının kocası, evlatlarının babası kanuna g&ouml;re<b>&nbsp;&ldquo;cinsel istismarcı&rdquo;</b>&nbsp;bir başka s&ouml;ylemle &#39;<b>&#39;Tecav&uuml;zc&uuml;&#39;&#39;</b>&nbsp;sayılıyordu. Ne yıkıcı bir itham, &uuml;z&uuml;c&uuml; bir durum.&nbsp;<br />
İnsana eşinin tecav&uuml;zc&uuml;s&uuml; denir mi? Kanuna g&ouml;re oluyordu &ccedil;&uuml;nk&uuml; kanun b&ouml;yleydi.&nbsp;<br />
<br />
Bu kişi kendi isteğiyle vede aile rızasıyla evlenmiş, barklanmış, yuva kurmuş, &ccedil;ocukları olmuş yani aile olmuş hanımların kocalarını h&acirc;kimler alıp&nbsp;<b>&ldquo;sen cinsel istismarcısın&rdquo;</b>&nbsp;diyerek hapse atıyordu. 17 yıl 364 g&uuml;n yaşamış bir kişiye medeni kanunda&nbsp;<b>&#39;&ccedil;ocuk&#39;</b>&nbsp;der ama 17 yıl 365 g&uuml;n ge&ccedil;irince 18 yılına varıdığı i&ccedil;in&nbsp;<b>&#39;&ccedil;ocuk değildir&#39; &#39;yetişkindir&#39;</b>&nbsp;veya&nbsp;<b>&#39;&ouml;zg&uuml;rd&uuml;r&#39;&nbsp;</b>diyor. (<i>Tam anlamını hukuk diliyle değilde halk diliyle s&ouml;yl&uuml;yorum.)</i><br />
Bu b&ouml;yle olunca kanun gereği binlerce kadın, kucağında &ccedil;ocukla hapishanelere gidip kocalarını ziyaret ediyor; babalarına evlatlarını g&ouml;steriyordu.&nbsp;<br />
<br />
Adalet Bakanlığı ve Aile Bakanlığı kayıtlarına g&ouml;re bu dertten muzdarip 4 bine yakın aile var.&nbsp;<br />
<br />
Binlerce kadının kocası, evlenirken aileden izin almadı diye kanun nezdinde&nbsp;<b>&ldquo;tecav&uuml;zc&uuml;&rdquo;&nbsp;</b>sayılıyordu.&nbsp;İlgili bakanlıklar iyi niyetli bir yaklaşımla bir ge&ccedil;ici madde ile bu maduriyeti gidereceklerdi. B&ouml;ylede yaptılar.<br />
Tepkilerden dolayıda&nbsp;Adalet Bakanı Bekir Bozdağ&#39;ın konu ile ilgili&nbsp;a&ccedil;ıklama yaptı.<br />
&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<br />
<b>**** &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;*****&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ****</b><br />
Şunu da altını &ccedil;izerek s&ouml;yl&uuml;yorum.<br />
<br />
Eyy art niyetli kişiler...<br />
Eyy edep, ahlak yoksunu kişiler...<br />
Eyy d&uuml;ne kadar devlet&nbsp;&nbsp;<b>&#39;&#39;k&uuml;rtaj yasak&#39;&#39;</b>&nbsp;dediğinde siz de&nbsp;<b>&#39;&#39;beden benim karar benim size ne&#39;&#39;</b>&nbsp;demedinizmi?...<br />
Eyy o g&uuml;n&nbsp;<b>&#39;&#39;kurtaj bizim hakkımız&#39;&#39;</b>&nbsp;diye H&uuml;k&uuml;met&#39;e ve&nbsp;<b>Erdoğan</b>&#39;a&nbsp; k&uuml;frederken, isyan ederken bug&uuml;n nasıl oldu ne olduda namus bek&ccedil;isi kesildiniz.?<br />
<br />
Eyy o g&uuml;n bir babanın, bir eşin elindeki pankarta yazılan&nbsp;<b>&#39;&#39;Karımın bedeni karımın kararı&#39;&#39;</b>&nbsp;,&#39;<b>&#39;Kızımın bedeni kızımın kararı&#39;&#39;</b>&nbsp;yazılarla sokağa &ccedil;ıkarken hi&ccedil;mi utanmadınız. O g&uuml;n annelerin elindede aynı sloganlar vardı.<br />
<br />
Eyy tencere tavcılar siz nasıl olurda bug&uuml;n bu konuyu savunur hale geldiniz. Yada savunmaya hakkınız varmı?</span></span></p>

<p><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>Zina&#39;</b>yı &ouml;zg&uuml;rl&uuml;k sanan zihniyet bug&uuml;n nasıl olduda namus s&ouml;z konusu oldu sizler i&ccedil;in.<br />
<br />
Eyy &uuml;lke i&ccedil;indeki pis zihniyetliler, yeter artık ne olduğunuz ne istediğinize, neye karşı olduğunuza karar verin. D&uuml;ş&uuml;ncelerinizle bile &ouml;rt&uuml;şm&uuml;yorsunuz. Ayıp.<br />
<br />
Anadolu insanıyız hepimiz&nbsp;<b>&#39;&#39;neyazık ki&#39;&#39;&nbsp;</b>sizde &ouml;ylesiniz. Ama bizim sizden tek farkımız bu &uuml;lkeyı sevmemiz, bu &uuml;lkenin değerlerine sahip &ccedil;ıkmamız , k&uuml;lt&uuml;rlerimizi yaşatmak ve o k&uuml;lt&uuml;r&uuml;m&uuml;zle yaşamamız olmasıdır.&nbsp;<br />
<b>İnan&ccedil;larımızla bedenen v&uuml;c&uuml;t bulma halidir d&uuml;ş&uuml;ncemiz.</b><br />
Buna rağmen, bu tepkinize rağmen yine ortak değerler olan ortak yaşanmışlıklarımız olan şeyleri ne &ccedil;abuk unuttunuz . Evinizde yaşlı dedeleriniz ninelerinizin evlilik hikayelerini duyarken yaşını hi&ccedil; mı sormadınız. Aldığınız cevap sizi tatmin etmediğinde neden dedenize ve ninenize o yaşta evlenilir mi? demediniz. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; diyemezdiniz , tepki veremezdiniz.&nbsp;<br />
<br />
<b>Neden mi?&nbsp;</b><br />
Dedeleriniz nineleriniz ina&ccedil;ları doğrultusunda yaşadı, k&uuml;lt&uuml;rel değerleriyle yaşadı, neyin doğru neyin yanlış olduğunu sizden daha iyi bilen bir toplum, ahlak ve ina&ccedil; vardı da ondan.<br />
<br />
<b>Peki...</b></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Anneleriniz, annelerimiz, teyzeleriniz, teyzelerimiz, halalarınızın vede halalarımızın &ccedil;oğu 14-15-16-17 yaşında evlenmiştir.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Burada ahlaksız olan anneleriniz mi? oluyor yada edepsiz olan babalarınız mı? yoksa bu saydıklarımın evlenmesine m&uuml;saade eden dede ve nineleriniz mi?oluyor.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>Yazık &ccedil;ok yazık.!!!!</b></span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu dedelerimiz ninelerimizde aynı yaşlarda evlenmiş kişilerdir. Bu kadar ark niyetli neden davranıyorsunuz. Ge&ccedil;mişimizi ne &ccedil;abuk unuttunuz.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Barı verdikleri kararlara az saygı g&ouml;sterin.&nbsp;</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Biz &ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;sl&uuml;manız, Allahın caiz kıldığı bir şeyi yaşarken ayıp,edepsizlik ve vicdansızlık olmaz. B&ouml;ylede algılamaz toplum. Caiz olan şey &ouml;l&ccedil;&uuml;m&uuml;zd&uuml;r.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Allah katındaki doğrular bizim i&ccedil;in yaşarken dikkat ettiğimizdir.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Elbette yaşadığımız &uuml;lkenin kanunlarınada saygı duyacağız ve o kanunlarınada uyacağız.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yazımın sonuna yaklaşmışken ş&uuml;n&uuml; &ccedil;ok isterim.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>Zina yapmak yasak olsun, hukuki karşılığı olan &#39;su&ccedil;&#39; olarak sayılsın</b>.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">&Ccedil;ocuk tecav&uuml;zc&uuml;lere idam getirilsin bunu her seferinde s&ouml;yleyen biriyim.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Medeni kanun Anayasa ile i&ccedil;eriği değiştirilsin, m&uuml;sl&uuml;man bir topluma uygun şekilde yazılıp yasal bir zemin hazırlansın.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yeni Anayasa&#39;da&nbsp;<b>&#39;&#39;Laiklik&#39;&#39;</b>&nbsp;kanununun i&ccedil;eriği bir daha g&ouml;zden ge&ccedil;irilmesi gerekir diye d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorum.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Yeni Anayasa&#39;da&nbsp;<b>&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k</b>&nbsp;konusunda daha ciddi adımlar atılsın, herkesin&nbsp;<b>&#39;&#39;&ouml;zg&uuml;rl&uuml;k&#39;&#39;&nbsp;</b>kousundaki endişeleri olmayacağına emin bir yasal metin hazırlansın ama&nbsp;her kesimi kapsasın.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">Bu yeni anayasada&nbsp;<b>&#39;&#39;Devletin dini islamdır&#39;</b>&nbsp;diye eklensin.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;">O zaman belki bazı şeyler daha g&uuml;zel olur.</span></span></p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;">&nbsp;</p>

<p style="margin-top: 0px; margin-bottom: 0px;"><span style="font-size:18px;"><span style="font-family:arial,helvetica,sans-serif;"><b>ADEM G&Uuml;RSAL / FRANSA</b></span></span></p>]]></description>
<link>https://yalovapusula.com/yazarlar//h-uuml-k-uuml-met-k-uuml-rtaj-yasaklansin/624/</link>
<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 03:04:07 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>